Giriş
(6)

birini aklından çıkaramamak

newlywed
Bir arkadaşım vardı. Çok saçma sapan bir nedenden dolayı küstük. Aşırı narsist ve egoist biri. Konuyu konuşma çabalarıma rağmen hiçbir şekilde mesajlarıma cevap vermiyor. Bu bende artık bir takıntı haline geldi. Sürekli bu konuyu düşünüyorum, bana yaptığı haksızlık duygusundan bir türlü çıkamıyorum.
Bir arkadaşım vardı. Çok saçma sapan bir nedenden dolayı küstük. Aşırı narsist ve egoist biri. Konuyu konuşma çabalarıma rağmen hiçbir şekilde mesajlarıma cevap vermiyor. Bu bende artık bir takıntı haline geldi. Sürekli bu konuyu düşünüyorum, bana yaptığı haksızlık duygusundan bir türlü çıkamıyorum. Sürekli aklımda bu konu var. Çok acımasız biri olduğunu düşünüyorum. Benim ondan bir cevap almamın çok önemli olduğunu artık bu ısrarlı çabamdan anladı ve canımı daha çok yakmak için cevap vermiyor. Bu kadar zalim olduğu için ondan nefret ediyorum. O hayatına devam ediyor, ben devam edemiyorum. bu konuyu nasıl unuturum, böyle bir şey yaşayanınız var mı?
0
newlywed
(12.08.22)
Anlattıklarınızdan durumu kabullenemediğinizi anladım.

Şunu kabul etmelisiniz, hayatın bu yönü de var. Sizin aranızdaki olay nasıl gelişti bilmiyorum, ama bazen insanların yakın arkadaşları onlara büyük bir haksızlık yapıp ortada bırakıp gidebilir. Buna dost kazığı deniyor. Bunu yaşayan bir sürü insan var, karşılığında o konuşmak istemeden yapabileceğiniz bir şey yok.

Bazen cevap beklediğiniz insanlar size cevap vermezler. Bazen yok yere işinizden olanilirsiniz. Bazen sevgiliniz sanki hiç sizi tanımamış gibi hayatınızdan öylece çıkar gider, bazen çok sevdiğiniz biri hiç beklenmedik bir anda ölüp her şeyin yarım kaldığını hissetmenize sebep olabilir.

Bunların olabileceğini kabul edip hayatınıza devam etmelisiniz.
0
akhenaten
(12.08.22)
O kişiyi aklında öldüreceksin, sanki öyle biri hayatta yokmuş hiç olmamış gibi
0
freebird5406_2
(12.08.22)
Ayyy bildim bu hissi. Maalesef narsisistlerle baş etmek çok zor, ve bu çok tipik bir davranış. Yapılabilecek tek şey bıçak gibi her şeyi kesip beklemek, "bu niye bi anda kesti?" Diye çatlayıp gelecektir.

Ama bence o size hamle yaparsa da sallamayın, hayatınıza devam edin. Bu tip insanlardan bi halt olmaz, vazgeçip hayatınıza devam etmek yine en sağlıklısı.
0
galileo figaro magnifico o o o o
(12.08.22)
yüzleşmeden bitmez yakın arkadaşsa şayet. (minimum 3 yıllık)

arada takılmalık bir arkadaş idiyse birkaç aya unutursun.
0
edgenabby
(13.08.22)
Narsist demişsin, aşırı narsist demişsin.

Psikologların fikir birliği ettiği bir şey var: narsistler HASTAdırlar ve tedavileri yoktur. Gerilemez bile. Psikolojik hastalık gibi değil ölümcül bir hastalık gibi düşün. Onu hayatında tutan ölür.

Aklından atmak için bir süre zihin mesaisi yapmalısın. Bir süre onun sadece olumsuz yanlarını, olumsuz davranışlarını, olumsuz düşüncelerini inançlarını kötü alışkanlıklarını vs düşüneceksin. Onun kötü biri olduğuna kendini ikna edeceksin. Kesinlikle kötü değil diyorsan onun geri dönüşsüz hasta oldupuna, asla iyileşmeyeceğine ikna et kendini. Kötülüklerinden/olumsuzluklarından başka hiçbir şey düşünme. Tabii eşzamanlı olarak onun karşısında senin ne kadar iyi niyetl olduğunu da düşün. O kötü sen iyi. Bu şekilde kodladığında zihnin onu silmek isteyecek ve ona ait duygu izlerini hafiflettiğin için silmek kolaylaşacak.

Ayrıca bağ kesme meditasyonları var. Her gün yap. Eft tekniğini öğren her gün yap. Çok ama çok işe yarayacak.
0
muhayyer divan
(13.08.22)
Ben özellikle sebebin ne olduğunu merak ettim. Ona göre daha iyi değerlendirme yapılabilir. Belki bardağı taşırmışsınızdır belki de öyle değildir.
0
sevilen progressive türkücü
(14.08.22)
(4)

Selectra ne zaman etkisini gösterir

Vse budet horosho
Merhaba. Doktor bana kaygı bozukluğu için 50 mg selectra yazdı. 5 gün yarım, sonra 25 gün tam attım. Sonraki 25 gün 1 tam 1 yarım attım. Başladığım yerdeyim hissiyat olarak. Hiç iyi bir gelişme olmadı Acaba henüz erken midir? Doz mu azdır yoksa ilaç mı yanlıştır? Teşekkürler.
Merhaba. Doktor bana kaygı bozukluğu için 50 mg selectra yazdı. 5 gün yarım, sonra 25 gün tam attım. Sonraki 25 gün 1 tam 1 yarım attım. Başladığım yerdeyim hissiyat olarak. Hiç iyi bir gelişme olmadı

Acaba henüz erken midir? Doz mu azdır yoksa ilaç mı yanlıştır? Teşekkürler.
0
Vse budet horosho
(07.08.22)
Doz az geliyor olabilir, zaten baştan itibaren doz ayarlanmış anladığım kadarıyla ama doktor birden yüklenmek istememiş. Kademeli ilerletiyor ilacı.

Selectra depresyon içindi diye hatırlıyorum, kaygı için az geliyor olabilir belki de.

Siz kendinize yardım edin. Günlük hareketi artırın, temiz havaya ve toprağa gidin ayakları çıplak basın. Bir de kendi kendinize bir çalışma yapın. 2 ayağı olsun: 1. Her sabah şükür egzersizleri yapın. 2. Her gün kendinize bir söz verin ve o sözü tutun. Bedensel hareket gerektirsin bu söz. En zorunuza giden neyse onu yapma sözleri verin ve yapın. Bu tedaviyi hızlandırır.

Geçmişler olsun...
0
muhayyer divan
(07.08.22)
bana da aynı dozda selectra yazdı doktor ve ben de iki haftadır kullanıyorum. sabahları alıyorum ilacı öğlene doğru halsizlik yapıyor. Akşama doğru daha sakin oluyorum. çok hafif hissediyorum faydasını. bakalım bir buçuğa geçince daha belirgin olur mu diye meraktayım. kaygı bozukluğu ve depresyon sebebiyle vermişti. bana iki ay sonra kontrole gel demişti. Doktorunuzla görüşseniz iyi olur bence.
0
bugisme
(07.08.22)
aslinda etkisini kisa surede gosterir, doktora gorunun, size baska bir ilac yazar belki.
0
damba
(07.08.22)
etkisini siz fark etmeyebilirsiniz, benim esim fark etmisti daha sakin oldugumu soylemisti mesela.
0
damba
(07.08.22)
(1)

Sinire karşı passiflora şurup?

yürüyen uçak
3,5 yaşında bir çocuğum var. Zaman zaman çok zorlanıyorum, yoruluyorum bu yüzden ani sinir patlamalarım oluyor, sesimi yükseltiyorum ama sonra çok pişman oluyorum. Şu an roaccutane tedavisi gördüğüm için de bitkisel olan passiflora şurup kullanmayı düşünüyorum. Bu ani sinirlenme ses yükseltme durumu
3,5 yaşında bir çocuğum var. Zaman zaman çok zorlanıyorum, yoruluyorum bu yüzden ani sinir patlamalarım oluyor, sesimi yükseltiyorum ama sonra çok pişman oluyorum. Şu an roaccutane tedavisi gördüğüm için de bitkisel olan passiflora şurup kullanmayı düşünüyorum. Bu ani sinirlenme ses yükseltme durumuna etkisi olur mu? Çoğu kişi uyku sorunu için kullanıyor sanırım. Bilgisi olan bilgi verirse çok sevinirim.
0
yürüyen uçak
(06.08.22)
Sinirlerini roaccutane bozuyor muhtemelen. Bundan 10 yıl önce roaccutane hakkında ölümcül olduğu konuşuluyordu, çok ağır depresyonlara, bozukluklara sebep olduğu konuşuluyordu, intihar edenlerin varlığı konuşuluyordu.

Roaccutane'dan kurtulma ihtimaliniz yüzde kaç bilmiyorum ama roaccutane'ın olayı yüzdeki aşırı sivilcelenmeyi yok etmek diye biliyorum. Yüzdeki aşırı sivilcelenmenin de beslenme yanlışlığı ve stres seviyelerine bağlı olduğunu biliyorum. Doktorunuz ne diyor beslenme ve stres hakkında bilemiyorum ama roaccutane başlayabilen doktorlar bana hiç de insancıl gelmiyorlar.

Eskiden doğum kontrol haplarının etken maddesi daha fazla gramaja sahipmiş de zaman geçtikçe "yeni nesil" haplar çıkmış da etken madde çok daha az kullanılıyormuş da artık eskisi kadar yan etkisi yokmuş vs vs. Bunların roaccutane için de tekrarlandığından eminim ama bakın sizdeki yan etkisi ailenizi dağıtabilecek cinsten.

Siz bilirsiniz ama ben o ilaçtan işinin ehli biri eşliğinde kurtulmanızı tavsiye ederim. Ayrıca sağlıklı bir beslenme ve yaşam düzenine geçmelisiniz diye düşünüyorum.
0
muhayyer divan
(07.08.22)
(23)

cok sevdigimiz arkadasimizin katlanamadigimiz cocugu

in vino veritas
cok sevdigimiz bir arkadasimiz var. kendisiyle de esiyle de cok iyi anlasiyoruz ailecek. fakat bu arkadaslarin bir cocugu var ki evlerden irak, gercekten cocuk seven bir insan olmama ragmen ben bile tahammul edemiyorum. kendisi 10 yasinda ve asla hicbir sekilde yapma dur gibi seyleri anlamiyor. sure
cok sevdigimiz bir arkadasimiz var. kendisiyle de esiyle de cok iyi anlasiyoruz ailecek. fakat bu arkadaslarin bir cocugu var ki evlerden irak, gercekten cocuk seven bir insan olmama ragmen ben bile tahammul edemiyorum. kendisi 10 yasinda ve asla hicbir sekilde yapma dur gibi seyleri anlamiyor. surekli bir israr ve simariklik halinde, kendi istemedigi hicbir seyi yapmiyor ve yapilmasina da izin vermiyor. yapmaya kalkani da yaptigina pisman ediyor, kendini yerlere atarak agliyor vs. bizim de 20 aylik bir bebegimiz var ve cocuk bizim bebeyle oyuncak bebekmis gibi oynamaya calisiyor, surekli kucagina almalar, minciklamalar, uyudugu zaman sevmek icin uyandirmaya calismalar vs. ve dedigim gibi asla hayirdan anlamiyor cocugu kucagindan dusurecek basina bir is getirecek diye de endise ediyoruz zaman zaman.

bunlari neden anlattigima gelirsek. bu arkadaslarla cocuklari da oldugu zaman zaten bulusmaktan biraz imtina ediyoruz ama arkadaslari cok sevdigimizden cocuga da bir sekilde katlaniyoruz. yine de cocugun da geldigi her bulusmamiz sonrasinda ikimiz de uzerimizden kamyon gecmis gibi oluyoruz :) simdi bu arkadaslar bizimle surekli bir tatil plani yapmak istiyor ama bu zamana kadar hep gecistirdik. artik plan yaparken onlara ayip olacak gibi hissediyoruz, cikamadik isin icinden. ne zaman tatile gitsek neden bize haber vermediniz birlikte giderdik diyorlar ve ust uste birkac kez bunu yasadigimizdan artik tatile gitmeye cekinir olduk :/ nasil bir bahane bulmali bilemiyorum. su an eylul ayina bir planimiz var mesela okullar acildiktan sonraya geliyor tarihlerimiz. simdi soylesek cocugun okulu var diyip gelmezler nasilsa diyoruz ama bir yandan da bir yolunu bulup denk getirip gelirlerse 1 hafta o cocukla gecmez mumkun degil, yilda topu topu 1-2 hafta tatil yapiyoruz onun da koca 1 haftasini bu cocukla gecirmeyi gozumuz yemiyor. ama soylemesek de artik ayip oluyor. bu isin icinden nasil cikmali? siz ne yapardiniz?
0
in vino veritas
(06.08.22)
Bebeginizle bu kadar yakin temas kurmasini engelleyin bence. 10 yasindaki simarik bi ergen her turlu aptalligi yapabilir (kotu niyetli olmasa bile sirf ilgi cekmek icin). E cocuga da kucucuk bir zarar bile gelse bunu simariklikla izah edemez kimse.

Ben olsam cocuga karsi sert bir duvar orerdim (istedigi kadar simarik olsun, 10 yasinda, iki hot dedin mi ucuncuye gotu yemez. Kendi ana babasini dinlemez ama sizi dinlemer bence)

Ha siz ona sert yapinca anne babasi alinacaksa hic tatil matil isine girmeyin derim. O sinir stresle gun gecmez. (Bi ihtimal tatil de havuzdu denizdi sizi gozu gormez ama sans tabi :))
0
brkylmz
(06.08.22)
Valla ben olsam çocuğun anne babasına açık açık bu sebepten istemiyoruz derdim kibarca.
0
Amaranta ursula
(06.08.22)
@Amaranta ursula, bunu demenin kibar bi yolu yok :) nasil dersek diyelim kaba oluyor ve arkadasligimizi bitirir sanirim boyle bir seyi istemiyoruz. cocuk muhtemelen birkac seneye zaten ergenlige girip rahat birakacak anne babasini yani birkac sene daha disimizi sıkıp tatil konusunu oldu bittiye getirebilsek sonrasi dert degil de iste :)
0
🌸in vino veritas
(06.08.22)
Hocam geçiştirmenin bi yolu yoksa bu tatilinizi feda edin birlikte çıkın, muhtemelen ilişkiniz bozulacağı için ya dostluğunuz tamamen biter ya da yolda görsem merhaba merhaba seviyesine iner her şekilde size yarar, bunu da değerlendirebilirsiniz. Bakarsınız 2. günde tatili ayırırsınız, olabilir yani kendiliğinden çözülmüş olur problem.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(06.08.22)
O vakit aileden başka birileri ile (anne baba, kardeş görümce vs) ile gittiğinizi deseniz? Söz gelimi kardeşiniz başkaları ile rahat edemesin.
0
Amaranta ursula
(06.08.22)
Bebekle tatil zor oluyor deyin. Tatile annenizin de geldiğini ve bebeğe baktığını söyleyebilirsiniz.
0
dissendium
(06.08.22)
@dissendium, zaten bu zamana kadarki kacisimiz buna benzer bahaneler oldu hep. annemi de taniyorlar, ogrenir yani birlikte gitmedigimizi :) ama sanirim baska bir arkadas grubuyla gidecegimizi soylemek mantikli bu sefer de. 1 seneyi daha kurtarmis oluruz hic degilse :)
0
🌸in vino veritas
(06.08.22)
"Sizle tatile gelince biz de cocuklu tatil yapmis oluyoruz, senede iki haftamiz var onda da istedigimiz kadar dinlenemiyoruz uzgunum"

Deseniz anlayis gosterecek insanlarsa boyle deneyebilirsiniz.
0
aguen
(06.08.22)
bu işler öncesinde çocukla ilgili sohbet açıp iyice şikayet ettikleri bir noktada "berke için terapi düşündünüz mü?" deyin. belki gerçekten düşünürler ve herkes yarar görür veya en kötü ihtimal iyice rahatsız olduğunuzu anlayıp daha proaktif olurlar. bence anlayışlı insanlarsa bu noktada bir çok şeyi kendileri çözüp birlikte tatil yapalım diye de ısrar etmezler.
0
kaichi
(06.08.22)
Bebek bir iki yaş daha alsın birlikte bir tatil planı yaparız, şimdilik çekirdek aile gitmek bize daha rahat oluyor, tatili idare etmek hala 20 aylıkken zor gibi bir açıklama yapabilirsiniz rahatlıkla. Sizin kalabalık tatil için zamana ihtiyacını olabilir.
0
kullanıcıadımbuolsun
(07.08.22)
Bi kere sizin bu insanlarla bu çocuk davranışları konusunu açık ve net konuşmanız lazım.

Çocuğa baktığınızda annesinin de babasının da ne kadar düşüncesiz olduklarını görebilirsiniz aslında. Bir çocuğa istediği her şeyi vermek, otorite kurmamak, disiplin oluşturmamak, ona sınırlarını öğretmemek o çocuğa açıkça zulümdür, bunu umarım siz biliyorsunuzdur.

Önce arkadaşlarınızla bu konuyu oturun konuşun. Siz bizden önce anne baba oldunuz, evladınız gibi bir çocğun bebeğinize böyle davranması hoşunuza gider miydi diye sorun. Siz bunu nasıl soramadınız hayretler içindeyim, insanları hoş görmek idare etmek iyi yönlerine odaklanmak tamam ama, bir çocuğun keyfi için bir bebek belki travma yaşıyor ve sizin sabrınız aşırı fazla bence. Siz neden bu kadar çok sabır gösteriyorsunuz onu da anlayamadım.

Çocuk konusunu konuşurken de, çok samimi söylüyorum, onlara "çocuğunuzun bu davranışları sebebiyle sizinle tatil yapamayız" demeniz gerekiyor. Açık ve net konuşmazsanız bu çok sevdiğiniz karı koca sizi kesinlikle anlamayacak. Çünkü şimdiye kadar zaten anlamamış, anne olan arkadaşınızın annelik içgüdüleri devreye girmemiş bebeğiniz için, baba olan kişinin kafası basmamış...

Çok fazla, çok aşırı sabırlısınız, bebeğiniz sizin bu sabrınızdan dolayı saha çooook zarar görebilir haberiniz olsun. Bırakın aile size kırılırsa kırılsın küserse küssün. Sizin çocuğunuz için endişelenmeyen, kendi çocuğunu eğitmeyen insanları çok sevmeniz size fayda sağlamaz...

Çok tuhaf buluyorum bu olanları.
0
muhayyer divan
(07.08.22)
benim anlamadığım bir şey var.
bu çocuk uyuyan bebeği uyandırmaya çalışırken ve siz engel olmak için debelenirken, anası babası ne yapıyor o sırada?

bence açıkça "çocuklu tatil istemiyoruz, bizim de dinlenmeye ihtiyacımız var" deyin.
sonradan yakalanmayacaksanız kendi bebeğinizi de bırakıp tatile gitmiş gibi davranın ya da sadece kendi çocuğunuza katlanabileceğinizi uygun bir dille söyleyin.

ayrıca yani çekirdek aile olarak tatile gitmek isteyebilirsiniz, illa grup hâlinde tatile çıkmak istemek zorunda değilsiniz ki.
dostluklarda böyle hesap vermek zorunda olmadığım konularda sıkıştırılmalar beni rahatsız eder mesela.
"biz bu sefer çekirdek aile olarak gidelim dedik" deme özgürlüğünüz olmalı.

bunun dışında bence çocuğa verdikleri terbiye veya çocuğun direkt durumuyla ilgili yorum yapmamalısınız ama çocuğun sınırı aştığı bir anda müdahale etmelerini isteyebilirsiniz.
çocuğa karşı bu kadar sabırlı olmanız bence gereksiz.
yani bu konuda açık olabilmelisiniz bence ama eleştirmeden.
eleştirirseniz dostluğunuz bozulur.

gerçi çocuğa müdahale etmelerini istediğinizde de bozulacaklar, o ayrı.
bana kalırsa bozulsunlar zaten ama siz dostluğunuzu korumak istediğiniz için pek bir şey diyemiyorum.
anlattıklarınız çok saçma ve "çocuğunuzun davranışları nedeniyle sizle çocuklu tatile çıkmak istemiyoruz" demeyi hak ediyor.
ama bu tarz bir yorum yaparsanız dostluk biter, görüşmezler sizle muhtemelen.
0
blatta hiberna
(07.08.22)
@muhayyer divan, biz bunlari konusmaya gerek duymadik cunku bebekle cocuk toplamda 2 kere kisa sureli ayni ortamda bulundu. ucuncusu olmasin diye bebekle gorusmedik o zamandan beri, soyledigim gibi cocuklari yanlarinda oldugu zaman onlarla gorusmekten zaten oldukca kaciniyoruz. cocugumuzun neyden nasil zarar gorebilecegini hesap edebiliyoruz herhalde. gerekli gordugumuz yerde tabii ki mudahale edip cocuga zarar vermesini engelliyoruz. bizim istemedigimiz sey surekli bu sekilde tetikte olmak zorunda olmak ve bu cocukla yapacagimiz bir tatilde surekli bu olacagi icin istemiyoruz zaten. sozleriniz kaba ve dusuncesizce, cocugumuzu baska bir cocugun eline birakiyor ve hic mudahale etmeden zarar vermesini izliyor oldugumuzu dusunmediniz herhalde?
0
🌸in vino veritas
(07.08.22)
@blatta hiberna, "bu çocuk uyuyan bebeği uyandırmaya çalışırken ve siz engel olmak için debelenirken, anası babası ne yapıyor o sırada?" surekli yapma kizim uyuyor bebek uyaninca oynarsin simdi uyusun vs. diyorlar ama dedigim gibi cocuk zaten bunlari dinlemedigi icin o an yapmayi biraksa bile 10 dakika sonra tekrar belli girisimlerde bulunuyor. o 10 dakika boyunca da bebek ne zaman uyanacak diye soruyor. yani surekli bir rahatsizlik verme halinde. yorucu oluyor yani surekli tetikte olmak veya aciklama yapmak hali. cocukla bebek ayni anda 2 kere bir arada bulundu, birinde bebegin uyku saatiydi tamamen uyudu ve o uyudugu sure boyunca cocuk surekli ne zaman uyanacak diye sordu mesela, yani surekli bir aciklama yapma zorunlulugu, surekli bir mudahale etmek icin tetikte bekleme hali. annesini babasini zaten dinlemiyor biz mudahale ediyoruz ama onu bile cok ciddiye almiyor. oyle olunca zor yani bir arada birkac saatten fazla bulunmak, gozumuz kesmiyor.

boyle konularda sıkıştırılmak gercekten beni de rahatsiz eder ama bu kisilerle olan arkadasligimiz cok samimi 25 yil onceye dayaniyor, haliyle bu israrlarinda bizi sıkıştırdıklarını bile dusunmuyorlardir eminim. ama iste baskasinin cocugu, cocugu yetistirememissiniz denmiyor arkadasliklari bozmadan. ve birkac sene icinde bitecek bu sacma durum icin de bunca yillik arkadasligimizi bitirmek cok yazik olur, gercekten seviyoruz cunku bu insanlari. bu zamana kadarki tatillerimizde hep cekirdek aile olmak istedik vs. gibi seyler soyledik ya da cocuk cok kucuk biraz buyusun laf anlayacak kafaya ulassin eziyet olmasin size filan dedik ama bizim de cocugumuz var sonucta halden anliyoruz ne olacak diyorlar :)
0
🌸in vino veritas
(07.08.22)
Valla sizin durumunuzda çoktan kavga etmiştim ama çocuğumuz küçük, onun ve kendimiz için özel bir tatil düşünüyoruz diyin. Ya da başka bir şey uydurun işte.

Aslında doğruyu söyleyip toplum sağlığını düşünmek en iyisi. Şımarık çocuk kadar kötü bir şey yok. Geçen parkta çocuklar çiçekleri yoluyordu en sonunda bağırdık kızdık, çocukların anası babası bir şey demiyor hala. Özgüvenli çocuk yetiştirmek bu mu? Çoğu da okumuş tipler ha.
0
Hallegadola
(07.08.22)
Arkadaslariniz cocuksuz veya dunyanin en uslu cocuguna sahip olsa bile onlarla tatil yapmak istemeyebilirsiniz. Bir neden sunmaniza gerek yok. Biz ailece bir tatil yapmak istiyoruz bu sene dediginizde anlayisla karsilamiyorlarsa da onlarin problemi, ki cift ya da cekirdek aile olarak tatil planlamak cok makul bir istek. Cocugun davranislarina bile deginmeye gerek yok boyle bir plana onlari dahil etmemek icin.
0
pike
(07.08.22)
@in vino veritas

Duyurunuzda toplamda 2 kez aynı ortamda bulundukları verisi yok. Fakat bu veri bana sizin çok hassaslaştığınızı, o ailenin de son derece bencil olduklarını düşündürdü. Sizin o aileye olan sevginiz, maalesef kendinizi kısıtlamanıza sebep oluyor, halbuki olması gereken onlara bir sınır çizmeniz, gerekli ayarı uygun şekilde vermeniz, buna karşılık nasıl davranıyorlarsa da önce onlara verdiğiniz değerin altını çizmeniz sonra da ne halleri varsa görmeleri için bırakmanızdı. Siz kendinizi sıkıntıya sokuyorsunuz ben buna şaşırıyorum. Çocuk hakkında sadece 2 defa görmekle koyduğunuz teşhis doğruysa yani, ki neden doğru olmasın, ben hâlâ o ailenin gayet düşüncesiz, bencil insanlar olduklarını düşünüyorum. Çünkü ne olursa olsun bir anne bir bebeğe zarar gelmesini istemez, kendi çocuğuna bile höt zöt eder. Si kendinizden pay biçin, ama o hiç umursamamış demek ki. Sizin bu kadar kendi içinize doğru kasılmanıza, yalana filan başvurmaya kalkışmanıza sebep olacak kadar ben merkezci davranıyorlar siz de bunu görmemiş kabul etmişsiniz. Vurgulamaya çalıştığım şey bu.
0
muhayyer divan
(07.08.22)
Şunu eklemek istiyorum:

Ben müzisyenim, enstrüman çalıyorum ve isteyenlere öğretiyorum da. Bir öğrencim oldu, 7 yaşlarında bir kızı var ve hayatta sadece birbirleri var. Dolayısıyla çocuk annesini kimseyle kolay kolay paylaşamıyor, annesinin her türlü konuşmasını muhakkak sabote ediyor, sürekli ilgi üzerinde olsun istiyor.

Toplamda 3 veya 4 ders yaptık. Her derste çocuk sürekli annesine bir şeyler sordu, oyuncak fırlattı, ben de çalıcam ben de söyleyecem triplerine girdi. İlkinde tepkimi öğrencime söyledim, dedim ki bak bu şekilde ders yapamam, gerçekten ders yapacaksak benim seni doğru düzgün takip edebilmem lazım, yani senin gözümün önünde çalman lazım ki ne yapıyorsun anlayayım. Bu şekilde olmaz. İkinci derste azaldı sandım, önce azaldı sonra abardı, öğrencimi tekrar ikaz ettim. Üçüncü derste çocuk içeriye gitti anneannesiyle içeriden çıkmadı oldu, en fazla yarım saat sürdü. Benim dersim en az 1 saat sürer, genelde 1 saat 15 dk veya 30 dk arasına uzar çünkü arada dinlendiririm kafayı dağıtmasını isterim. Yarım saatten sonra daha da ilgi açlığıyla daldı derse, benim tepem attı, anne anneanne dinlemedim çocuğa söz söyledim. Dedim ki bak sen sürekli annene bir şeyler sorarsan ben annene ders veremem. Hiçbir şey öğretemem, o da hiçbir şey öğrenemez. Bize müsaade et biz dersimizi yapalım, annen sonra sana öğretir, hatta ben de sana çalarım sen de söylersin.

Bu sözümün ilk kısmını duymayıp ikinci kısmını kullanmaya çok çalıştı ve annesi de hani ortalığı idare etmek adına kızın istediklerini yapmaya çalıştı. Sonunda çocuğa sert çıktım, öğrencime bu şekilde olmaz ya yalnız ders yapıcaz ya da dersi bırakıyorum dedim. Dersi hiç bırakmak istemeyen öğrencim tabii ki derslere devam edemedi, çok çok yetenekli ve enstrümana âşık bir insan olduğu halde.

Çocuğu eğitmediği için çileyi kendisi çekiyor. Ben çekmek zorunda değilim, ömür benim, emek benim, sırf para kazanayım diye bu kadar saçmalığa tahammül etme mecburiyetim de ahlaksızlığım da yok. Bunlar benim ölçülerim.

Sizin mevzu bebek. Bir çocuğun sürekli olarak bir bebeğe yönelmesi, söylenen sözleri dinlememesi ciddiye almaması, bir araya gelince de şimdiye kadar çoktaaan annesi tarafından öğretilmiş olması gereken şeylerin hâlâ öğretilmemesi, çocuk odaklı ebeveyn iletişimleri. Ve buna siz maruz kalıyorsunuz, bunu onlar farkında olmasalar da kendileri oluşturuyorlar. Sizin bu olayı yönetmeniz gerekiyor, çünkü söz konusu olan sizsiniz ve sizin çocuğunuz. O bir bebek. Yani eğitim kabul edecek durumda değil qma öbürü 10 yaşında, insaf. Üstelik kız çocuk, hiç mi şefkat duygusu yüklememişler merak ettim. Resmen ben merkezcilik öğretiliyor dehşet içindeyim yani. Bu insanların tek arkadaşları siz değilsinizdir, o çocuğun mutlaka başka arkadaşları da vardır diye düşünüyorum ve 10 yaşında hâlâ bir bebeğin uyurken oyun oynayamayacağını öğrenememiş olmasını da anne babasına fatura ediyorum. Lütfen tekrar düşünün, sınırlarınızı iyi belirleyin. Bu kadar gerilmek zorunda hiç değilsiniz. Ve bu dostluk sürdükçe çocuklar illa ki bir araya gelecek, hatta gelmeli, ama bunu bugün onlara siz söylemezseniz kim söyleyecek? Dostluk illa iyi olmak demek midir, hatasını problemini söylemeyecekseniz dostluk diye düşünmeyin onu.
0
muhayyer divan
(07.08.22)
@muhayyer divan, aslinda bencil ve kotu insanlar degiller, bilakis tanidigim en minnos insanlardir ama sadece cocuk yetistirme ve sinirlama konusunda basarili olmadiklarini dusunuyorum ben ve bence baskasinin cocugu hakkinda sen bunu yapamamissin demek dogru degil arada ne kadar buyuk bir samimiyet olursa olsun. cocugu bu hale getiren de anneanne ve babaannesi aslinda cunku cocuk kendi anne babasindan cok onlarla buyudu ve ilk torun olmasi sebebiyle de fazlaca simartildi maalesef. cocugu 2 defa gordugumu soylemedim, bebegimle 2 defa birlikte bulundular dedim. ben cocugu dogdugundan beri belli araliklarla goruyor ve her seferinde de bulusma sonrasinda yorgun ayriliyorum cunku cocuk yorucu bir cocuk, simartilmis ve her istedigi yapilmis cocuklar nasildir bilirsiniz. anne babasi cocuga zarar vermesin diye mudahale etmeye calistiklarinda onlari dinlemiyor dedigim gibi. yani en basitinden hicbir fiziksel girisimde bulunmasa bile konusarak yoruyor :) zor bir cocuk.anne babasi da cocuklarinin baskalari icin yorucu oldugunu dusunmuyor gozlemledigim kadariyla cocuk bu yapar normaldir dusuncesi hakim onlarda da. ama dedigim gibi birkac seneye zaten ergenlige girip vazgececek bu hallerinden, muhtemelen eskisi gibi anne babasina yapismayacak bulusmalara gelmek istemeyecek. 25 yillik arkadasligimizi bitirmek icin dogru bir sebep degil yani cocugun cok simarik o yuzden ona bi cekiduzen ver demek, zaten birkac yila otomatik olarak duzelecek isler. o yuzden gecistirmeye, bahane bulmaya calisiyorum zaten.
0
🌸in vino veritas
(07.08.22)
eklemenizi simdi gordum, sizin ogretmen olarak siniri belirleyip belli bir noktada da devam etmiyorum demeniz cok daha kolay, bu maalesef benim durumumda biraz zor. arkadasim dunya uzerinde gercekten dostum olan birkac kisiden biri, belki de bu kisim beni alikoyuyor cocugu hakkinda mudahale etmek ve elestirmekten, gercekten sevdigim biri cunku, cocugu hakkinda ne kadar yumusatmaya calisarak soylenmis olursa olsun bu tarz bir elestiri kendi hareketlerini sorgulamasini hicbir sekilde saglamayacagi gibi aramizi da belki geri donulmez sekilde acacak, ben de bunu istemiyorum. bu arada dedigim gibi cocugu belli araliklarla hep gordum dogdugundan beri ve hep yorucu bir cocuktu ama her gordugumde bir oncekine gore daha makul biri olmaya basladiginin da farkindayim. o yuzden ergenlik ve sonrasi icin umutluyum :) o yuzden bos yere arkadasligimizi bitirmeyi istemiyorum. bebegimizi tabii ki her kosulda herkese karsi koruruz ama surekli tetikte olmak zaten bizi asil yoran ve dusunduren kisim, yoksa biz yaninda oldugumuz sure cecocuk zaten bebegimize zarar veremeyecektir o acidan endisem yok.
0
🌸in vino veritas
(07.08.22)
Eger arkadasiniza "ya sizin cocuk soyle boyle" demeyi bir secenek olarak gormuyorsaniz, ki cok kolay bir sey degil, hic ama hic kimse cocugu hakkinda olumsuz bir sey duymak istemiyor- benim aklima gelen alternatifler sunlar:

- eger arkadaslarinizla gorusmekten vazgecmek istemiyorsaniz, aktivitelerinizi yetiskin aktiviteleriyle sinirlayin. Raki balik yapmaya gidin, konsere gidin, tiyatroya gidin vs, bunu da 'X aksam cocuklari birakip soyle bir y yapalim' seklinde sunarsiniz. Bu durumda sizin de bebegi birakmanin bir yolunu bulmaniz gerek, ama uzlasmak boyle bir sey.

- evinizde bulusmayin, evlerine gitmeyin. Cocuk oyun alani olan, parkli, aktiviteli vs yerlere gidin. Cocuk kossun, oynasin, takip etmek de anne babasina dussun. Arada sirada belki siz de cocukla futbol, ip atlama, top atma vs bir sey yaparsiniz cok istiyorsaniz, boylece cocugu disliyormussunuz gibi de olmaz. Ama sonucta bir cocugun hareketinden ve guvenliginden once beveynleri sorumlu oldugundan cocugu dogaya veya oyun alanina saldiklarinda ilgilenmek arkadaslariniza duser sonucta. Siz de kendi bebeginizi istediginiz kadar uzak tutabilirsiniz.

- Eger bir adim daha ileri goturmek isterseniz, cocugun yaptigi spesifik bir davranis olursa dikkat ceken, onunla ilgili bir habere veya makaleye denk gelirseniz arkadasiniza gonderebilirsiniz. "Cocugunuz tirmanmayi cok mu seviyor? Neler yapmalisiniz?" - "Yetiskinlerin sozunu kesen cocuklar" falan gibi bir haber gorurseniz mesela, "ay gecen gun Berke/Berkesu ile yasadigimiz durumu hatirlatti bu yazi" gibi biraz dikkatlerini cekmeye calisabilirsiniz.

- Mumkun oldugu zamanlarda cocuga siz de insancil davranmayi deneyin, sabriniz yetiyorsa yani, yoksa sizin isiniz degil ama iste dedikleri gibi 'it takes a village' cocuk yetistirme soz konusu oldugunda. Mesela soz kestiginde ve susturuldugunda vs sessizlik olunca, 'canim sen ne demeye calisiyordun az once?' diye sorabilirsiniz. Bebekten uzak olan sekilde ayarlayip gosterip 'annenin yanina mi babanin yanina mi oturacaksin?" diye sinirli secenekler vermeyi deneyebilirsiniz.

- Cocuk simarik vs demek biraz kopruleri yikmak olur ama benzer bir durum yasayinca bir sonraki seferde, 'ya gecen sefer hareketli dostumuzun enerjisi bizi cok yordu, bebege gece kalkmaya zorlandik. Bizi bu sefer pas gecin." falan diyebilirsiniz.

Benim aklima bu secenekler geliyor.
0
sopiro
(07.08.22)
@in vino veritas

Köklü ve çok sevdiğiniz bir arkadaşlığınız olmasından ötürü hassaslaşmanızı çok iyi anlıyorum, ayrıca çocukla muhatap olurken sert veya ilgisiz veya olumsuz yaklaştığınızı hiç sanmıyorum aksine onunla çok da iyi iletişim kurduğunuzu düşünüyorum. Fakat burada mesele sizin bu kadar değer verdiğiniz ve size değer verdiğini söyleyen dostluğunuzun, bir problemi dile getirmeye müsaade etmemesi... evet onun çocuğu olması da ayrı hassas bir durum ama bu sefer sizin çocuğunuz gümbürtüye gidebilir. Unutmayın ki sizinki de büyüyor ve şu anda beyni theta dalgaları ile çalışıyor, yani her şeyi dünyadaki en çabuk şekilde ve en köklü şekilde kaydediyor. Bu olup bitenler onun bilinçaltına kaydediliyor yani. Eğer o çocuktan bir şekilde acı duyarsa ve kendi anne babasının olaya müdahale etmediğine inanırsa bu tamamen sizin probleminiz olur, arkadaşlarınızın da değil. Arkadaşlarınızın problemi, sizin çocuğunuzun iç dünyasında sizin probleminiz haline gelir "beni korumadılar, ben korunacak kadar değerli değilim" kodu oluşabilir. Bunların hepsi tamemen ihtimaldir ve bilinçsizce olur elbette.

@sopiro'nun dediği gibi çeşitli yumuşak temaslar çok faydalı olabilir. Ama samimiyetinizi bence "gerektiğinde açıkça söylemek" şeklinde de ortaya koymalısınız. Eğer aranızda hiçbir problem oluşmuyorsa veya oluşsa da bunların hiçbiri hakkında konuşarak anlaşmıyorsanız bu iletişim çok problemlidir, dikkatinizi çekmek istiyorum. Buradan görünen, bu arkadaşların sürekli alan, sizin sürekli veren taraf olduğunuz. Yani siz tahammül ettikçe iyisiniz, konuşmaya da hakkınız yok gibi. Halbuki bana göre şu an bununla sınıyor hayat sizi, ileride çocuğunuza bunu öğretmeniz gerekecek. Hayır demeyi, sınır çizmeyi, istemediği şeyi yapmamak zarar vermediği müddetçe yapmamayı öğrenmemişsiniz gibi ağır bir şekilde sınanıyorsunuz. Öyle görünüyor bu bilgiler ışığında.
0
muhayyer divan
(07.08.22)
siz tatil yapmaya mı gidiyorsunuz yoksa başkasının cocuguyla stres olmaya mı. ben olsam hayatta gitmem.
0
sizofren06
(08.08.22)
(8)

zorunlu trafik sigortası fiyatları hk

baldan kaymak
selamlar, daha dün baba bey fiat uno 2000 model aracı için 3.500 tl trafik sigortası ödedi. Bu çok değil mi? Sizlerde durum nedir?
selamlar, daha dün baba bey fiat uno 2000 model aracı için 3.500 tl trafik sigortası ödedi. Bu çok değil mi? Sizlerde durum nedir?
0
baldan kaymak
(27.07.22)
22 yıllık araç için mi 3500 tl? Yuh artık.

Bizim araç 28 yıllık. Bilmiyorum daha sigorta yenileme tarihi gelmedi...
0
muhayyer divan
(27.07.22)
Özellikle eski araçlarda primler yüksek, indirimi yoksa bu fiyatlar normal. Her firmadan fiyat alındı mı?
0
John Bloor
(27.07.22)
Trafik sigortasında belirleyici olan araç değil, kişi oluyor.
Ben %60 civarında hasarsızlık indirimi ile 1800 gibi bir teklif aldım. (yaş 36)
0
burfak
(27.07.22)
Mistyimage
(27.07.22)
Dün twitter'da öyle bir konuşmaya şahit oldum.
Trafik sigortası geçen senenin 3 katı, kasko sigortası geçen senenin 6 katı diyorlardı.

Bir de başka bir yerde okumuştum. Bu sene sigorta şirketleri epey içeri girmişler. Onun acısı bir yerlerden elbette çıkacak.
0
Mirket
(27.07.22)
trafik sigortasının modelle bir ilgisi yok. il ve hasarsızlığa göre tavan fiyatlar var.
0
nuisance
(27.07.22)
diğer arkadaşlar +1 —trafik sigortası sizin değil, olası kazaya karıştığınız diğer araçların hasarını karşılıyor.

bu bakımdan sizin kaza geçmişiniz ve aracın tescil olduğu ildeki kaza oranına göre belirleniyor. küçük şehirlerde biraz daha düşük teklifler gelecektir.

kasko ise sizin aracınızın hasarını karşıladığı için, sizin aracınızın değerine göre belirlenir. tabii 22 yıllık araca muhtemelen kasko yapmazlar, o ayrı.
0
kaptankedi
(27.07.22)
1 yaşında araç için bu sene 5 e yakın kasko, 3 e yakın da sigorta ödedim. ben yeniledikten sonra aşırı uçmuş ve seneye de bu senenin en az 2-3 katı olacak diyorlar. vay halimize
0
chanandler bong
(27.07.22)
(20)

Yavaş yavaş mı çot diye mi?

Bruce
1 aydır flörtleştiğimiz hanımefendi ile istediğim frekansı yakalayamadım. O yakaladığımızı düşünüyor, sevgili moduna geçme hareketleri görüyorum. İşler kimseyi üzmeyecek noktayı geçmeden bitirelim istiyorum ama bunu çot diye yaparsam haydaa noldu durup dururken diyecek. Henüz çaktırmadım çünkü her ş
1 aydır flörtleştiğimiz hanımefendi ile istediğim frekansı yakalayamadım. O yakaladığımızı düşünüyor, sevgili moduna geçme hareketleri görüyorum. İşler kimseyi üzmeyecek noktayı geçmeden bitirelim istiyorum ama bunu çot diye yaparsam haydaa noldu durup dururken diyecek. Henüz çaktırmadım çünkü her şey güllük gülistanlık onun açısından.
İlişki konularında çok tecrübeli biri değil, o yüzden biraz erken bağlandı, kendini de kötü hissetsin istemiyorum. Çot diye olursa noldu diycek, frekans tutmadı diycem falan kötü bi his.

Öte yandan ufak ufak soğuk yapsam, sonra devam etmesek mi diyince şaşırmasa diyorum. Vakit çalmak hoş bişi değil ama 10 günde çaktırırım diyorum, çok da bi kayıp değil bence.

Bu soruyu ben görsem çot diye söyle, senden başka adam mı kalmadı niye kendini bu kadar önemsiyorsun derdim. Ama bekara karı/koca boşamak kolay, o yüzden benzer durumda kalmış arkadaşlardan da duymak istiyorum.
0
Bruce
(25.07.22)
Çot diye, çünkü aksi hali hem kendinize, hem de karşı tarafa kötülük etmektir. Sizi düşünerek geçireceği bir Pazartesi günü kendisini çok mutlu edecek biriyle tanışma/başlama şansını pas geçmesine sebep olursa, karma bunun hesabını size illa ki soracaktır.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(25.07.22)
Net doğrudan soğuk yapmadan
0
freebird5406_2
(25.07.22)
10 gun tarafindayim ben. cot hos degil fazla kaba+ fazla modern. dating app degil disarisi gercek hayat falan ya hani. bi iskillensin once sonra konus bence on gun bi hafta onu bilemem
0
ala09
(25.07.22)
cot diye zira zaten 10 gunde sogutsan ne yapmaya calistigini anlamayacak, kafasinda baska senaryolar kuracak, belki aldatiyor diyecek, belki sevgisini boyle gosteriyor sanacak sacma sapan bircok sey. net konus, 14 yasinda cocuk degilse hos degil falan demez hayatina devam eder.
0
hot potato
(25.07.22)
Bence burda sorun kendi duygularınızı gizlemek için çaba harcamanız olmuş. Yani en azından istemediğiniz halde onun şimdi bir şeyden haberi yok demenizden bunu anladım. Böyle olmasaydı bu ikilemde kalmanız da gerekmezdi aslında.

Öyleyse de değilse de karşı taraf içten içe bir şeylerin yolunda olmadığını hisseder zaten. Bazısı bunu bastırıp kaybetme korkusuyla size daha çok bağlanıyor, bazısı panik yapıp önce ben ayrılayım bari diyor, kimisi hırçınlaşıyor, kimisi aman ben ses etmeyeyim ona vereyim ipleri diyor.

Haliyle iş ayrılık olunca "çot diye" olması çok zor zaten emin olun. Ayrıca çaktırma aşamanızın bu kişiyi daha kötü etkilemeyeceğinin de bir garantisi yok ki hem...

Bence gidin yanına sakin, düzgünce konuşun bağlayın olayı.
0
akhenaten
(25.07.22)
Soğuk yapmak ergenlik geliyor bana. Sana sonrasında da saygısı kalsın istiyorsan net bir şekilde bitir.
0
Amaranta ursula
(25.07.22)
Bana çot diye söylenmediği ve en başta da kendimi dünyanın en muhteşem varlığıymış gibi hissettirildiğim için şu an çok acı duyuyorum mesela. Karşındaki insan senin gibi olmayabilir, duygusal olarak çoktan bağlanmış olabilir mesela. Bence açık konuş çot diye söyle. Hem açık konuşmak onun yapısını da meydana çıkarabilir.
0
muhayyer divan
(25.07.22)
Kesinlikle "çot diye". Süründürmeyin lütfen, bu 10 günlük süreçte size daha fazla bağlanabilir.
0
hayalhayal
(25.07.22)
Karma yap bence. 2-3 gün soğuk mesajlar. Sonra cot diye durumu anlatmak....
0
abuzer
(25.07.22)
kendisiyle açık ve net bir iletişim kurarak; "bende ki hissiyat sende ki gibi gelişmedi maalesef, üzgünüm, en nihayetinde iki yetişkiniz, numaradan soğuk davranıp vesaire sahtekarlık yapmak, seni üzmek, kırmak istemedim."
0
Phoebe
(25.07.22)
cot diye soylemek en iyisi. basta uzulur ama en azindan sen bir yalani yasamadigin ve yasatmadigin icin iyi hissedersin. baskalarinin duygularindan biz sorumlu degiliz. baskasini uzmeyecegim diye kendiniz uzulmeyin.

sonradan ek: başkalarının duygularından biz sorumlu degiliz derken kastım şu, onu netlestirelim. karsi tarafin bir cikarim yapmasi ya da "erken bağlanması" icin somut bir davranış ya da söz sarf etmedi isen, love bombing yaparak aşırı bir ilgi ile karşı tarafın dengesini bozmadi isen, hülasa, sen simdiye kadar dürüst ve net davrandığından emin isen, o zaman karşı tarafından duygularından sen sorumlu degilsin.
0
tadellesever
(25.07.22)
Önce bir soğuk davran kendini geri çek bakalım ne yapacak? sonra çot diye söylersin.
0
slm ben yalnız komando yasin
(25.07.22)
Birden söyleyin, diğer türlü hareketlerinizi düşünüp kafa yoracak. Tecrübeli değil diyorsunuz, kıza eziyet olur. Net olmak iyidir.
0
asteriks
(25.07.22)
çot diye kes ama doğru kelimeleri kullanarak ve hassasiyetle. soğuk yapmak falan çok ergence +1
0
theseachange
(25.07.22)
Mesafe koymak vs gibi hareketler karşı tarafta bir sürü boş kuruntu, psikolojik gerilim vs yaratacak. Sonra bunlarla ilgili size sorular soracak ve cevap vermek zorunda kalacaksınız. Bütün bu gerilim ve döngüyle herkes enerjisini boşu boşuna harcamış olacak.

Eğer karşı tarafı düşünüyorsanız direkt olarak aklınızdakileri açıkça söyleyip konuşun ve bitirin. Yaşadığımız ülkede hayat zaten yeterince stresli ve belirsizliklerle dolu. Bence üstüne bir de siz eklemeyin, hem kendiniz hem karşı taraf için.
0
thracia
(25.07.22)
net ol, doğru kal, şimdiye kadar uzatmış olman doğru değil, ne istediğini bil, söylemekten çekinme değerin artsın.
0
selam
(25.07.22)
cot +1
0
sanemz
(25.07.22)
Çot diye söyledim bugün, başka bir alternatif mi buldun dedi :')
Whatsapp ve instadan da engel yedik akşam akşam ahlar alındı.
0
🌸Bruce
(25.07.22)
Süründürmeyip çot diye söylediğin ve karşı tarafın müneccim olup anlamasını beklemediğin için doğrusunu yaptın hayırlısı buymuş
0
photo85
(25.07.22)
Bir dakika, yazışarak mı çot diye söyledin? Faul yapmışsın yeğen ya...
0
Phoebe
(25.07.22)
(2)

Narsist Kişilik Bozukluğu Hakkında..

dreamindream
Narsist Kişilik bozukluğu olan yakın bir arkadaşımın eşi var..Yaklaşık 18 senedir evli..Adam son 3 senedir raydan çıkmış vaziyette..Aldatmalar,yalanlar..Meğer arkadaşım eşi ile ilgili hiçbişey bilmiyormuş..Neyse bir tane çocukları var küçük..Adam bir gün bir film çeviriyor,kadını da çocuğu da bırakı
Narsist Kişilik bozukluğu olan yakın bir arkadaşımın eşi var..Yaklaşık 18 senedir evli..Adam son 3 senedir raydan çıkmış vaziyette..Aldatmalar,yalanlar..Meğer arkadaşım eşi ile ilgili hiçbişey bilmiyormuş..Neyse bir tane çocukları var küçük..Adam bir gün bir film çeviriyor,kadını da çocuğu da bırakıp gidiyor..Bir de üzerine boşanma davası..Tabi ki arkadaşım şok içinde..Çocuk olmasa basıp gidecek o da öğrendikleri yüzünden kadının canına yetmiş vaziyette..Çoklu kişilik bozukluğu teşhisini elbette bir psikiyatr koymuş..Ancak adam ne dr,ne annesi,ne babası,ne arkadaşı kimseyi umursamıyor.Yani tedavi olma niyetinde de değil..Çocuk hırçınlaşmış aynı zamanda o sebeple kadıncağız nasıl bir yol bulurum da adamı çocuğa babalık yapmasını sağlayabilirim derdinde..Arkadaşım perişan vaziyette..Sorum şu; arkadaşıma yardımcı olabilecek bir fikri ya da tecrübesi olan var mı??Çok çaresiz ve gerçekten perişan..Şimdiden teşekkürler..
0
dreamindream
(24.07.22)
Beklemesin. Adamın canı isterse babalık yapar istemezse yapmaz. Narsistik kişilik bozukluğu aynen böyle çok sert bir hastalık. Çevremde ve en yakınımda var narsistler, hep haklılar, hiçbir zaman yanlışları olmadı ve olamaz, her zaman başkaları suçlu o kurban. Kadına söyle aklını başına toplasın, adamın anladığım kadarıyla suça meyli var, çocuğa da adama da hiçbir şey çaktırmasın, boşansın ve adam istedikçe çocuğu göstersin, fakat ortalığı gererse adamın içinden ne çıkar belli olmaz. Lütfen kadın bir psikiyatr veya psikolog ile konuşsun bu durumu anlatsın, ne yapması gerektiğini profesyonelden öğrensin. Ben tehlikeli buluyorum, sakın ortalığı germesin, olan adama veya kadına olabilecekken çocuğa olmasın...
0
muhayyer divan
(24.07.22)
Teşekkür ederim dostum..Sağol var ol...
0
🌸dreamindream
(25.07.22)
(2)

Karbonhidrat sayımı

naksidil
diyabet hastalarına önerilen karbonhidrat sayımında bir öğünde alınması gereken karbonhidrat miktarına nasıl karar veriliyor. yani benim boyun şu kilom bu hba1c'm şu glikozum bu yaşım şu bir öğünde 15 karbonhidrat almam gerekir şeklinde mi yoksa ben 15 karbonhidrat almak istiyorum ona göre insülin v
diyabet hastalarına önerilen karbonhidrat sayımında bir öğünde alınması gereken karbonhidrat miktarına nasıl karar veriliyor. yani benim boyun şu kilom bu hba1c'm şu glikozum bu yaşım şu bir öğünde 15 karbonhidrat almam gerekir şeklinde mi yoksa ben 15 karbonhidrat almak istiyorum ona göre insülin vurmalıyım şeklinde mi? Alınması gereken karbonhidrat miktarına nasıl karar veriliyor?
0
naksidil
(23.07.22)
İlk söylediğin gibi. Fakat ikinci de etkilediği için onu da hesaba katıyorlar. Babam öyle mesela. Pilav yiyecekse biraz daha fazla yapıyor (miktarı konusunda herhalde tecrübeyle hareket ediyor) ya da işte hamurlu şekerli vs yiyecekse, miktar önemli, yiyip yemeyeceği önemli. Yoksa kalori olarak sayıldığını sanmıyorum ya da babam kalori olarak değil de kaşık usulü sayıyor.
0
muhayyer divan
(23.07.22)
normal bir yeme düzeninde günlük kalori ihtiyacının yaklaşık %40-50 kadarı karbonhidrat ile karşılanmalı ona göre de öğün sayısına bölünerek öğünde alması gereken bulunuyor. ama hastadan hastaya da değişmekle birlikte aşırıya kaçtığında ya da az yediğinde ya da normal yese bile istenen düzeye düşmediğinde ek doz yapma ya da doz azaltma gerekebiliyor. biraz zamanla ve tecrübeyle oturan bir süreç
0
bass solo take one
(23.07.22)
(2)

su karakterin psikolojideki karsiligi nedir?

Kittie
etrafindaki kotu olaylara uzulmuyor. tamamen notr kaliyor cunku hicbir sey hissetmiyor. ne acima ne uzuntu ne kizginlik hicbir sey. zerre umrunda olmuyor. hatta umursamiyor bile demeyeyim; hic degeri yok. soyle aciklayayim haberlerdeki kadin olur, cocuk olur olum haberleri var ya onun icin kisin yap
etrafindaki kotu olaylara uzulmuyor. tamamen notr kaliyor cunku hicbir sey hissetmiyor. ne acima ne uzuntu ne kizginlik hicbir sey. zerre umrunda olmuyor. hatta umursamiyor bile demeyeyim; hic degeri yok. soyle aciklayayim haberlerdeki kadin olur, cocuk olur olum haberleri var ya onun icin kisin yapilan 'yollar buz pistine dondu' haberi gibi bi sey.

bir iki dostu ve cekirdek ailesi disinda kimsenin derdi tasasi hastaligi umrunda olmuyor. onlara karsi gercekci duygular besliyor bundan eminiz. onlar icin uzuluyor, onlar icin fedakarlik yapiyor. bu anne baba ve iki arkadasla sinirli bir dunya.

cevresinde sevilen biri oldugundan ve akilli goruldugunden sorun anlatip tavsiye almak isteyeni de oluyor. havasinda degilse konu ne kadar kotu olursa olsun, karsisindaki agliyor bile olsa empati yapamiyor ya, o yuzden konudan kopup gidiyor. karsi taraf 10 cumle konustuysa 5ini anca duyuyor. ortalama bi muhabbetle vah vah cok uzucu falan diyip birkac sey soyleyip bitiriyor konusmayi.
tavsiye isteyen, dert anlatmak isteyen watsap kullandiysa bu onun icin turkce paragraf sorusu cozmek gibi bir sey oluyor. bi sey hissetmeden gorev gibi dikkatlice satir satir yazilanlari okuyup bi karsilik veriyor sadece arkadaslik namina yapiyor bunu, istedigi veya olaya uzuldugu icin degil. yani duygusuzca iste soru cozuyor gibi yaziyor cevabini.

bazilari filmlerdeki kurgu karakterler icin bile nasil uzuluyor. bu arkadas iste kendi cok yakin cevresi haric sifir duyguya sahip. sosyopat falan diyecegim ama yakin cevresine karsi cok gercekci.

bir de bu hissiz oldugu insanlar da oylesine arkadasi degiller. hafta sonlari birlikte takildigi, bazen evinde kalan hoslandigi insanlar. dost degil ama onlar da yakin sayilirlar. is arkadasi falan degiller.

kendisi cok kolay aglayan biri. kucucuk seyde cocuk gibi aglar. ama ne bir film, ne bir yakinin basina gelen bi olay, ne bi atiyorum tv'de annenin cocuguna kavusmasi vs bir damla gozyasina neden olmuyor kendisinde. ben bi bencillik goruyorum, baska bi sey de olabilir mi?
0
Kittie
(15.07.22)
Narsisizm gibi duruyor. Duygusal ilişkilerinde nasıl olduğu da önemli.
0
muhayyer divan
(15.07.22)
Kumaşından 2,5 kral çıkabilme sendromu gibi geldi bana.
0
emresh
(17.07.22)
(7)

tanıştırıldığınız biri ile devam etmemek

füt
Tesadüfen (!) Tanıştırıldığınız ve ardından 3 defa görüştüğünüz ama olmayacağını anladığınız birine “hayır” demeden nasıl reddersiniz? İşin inceliği nedir? Bir anda görüşme ve mesajlaşmayı keserek mi? Ya da görüşmeye devam edip biz arkadaşız mesajları vererek mi?
Tesadüfen (!) Tanıştırıldığınız ve ardından 3 defa görüştüğünüz ama olmayacağını anladığınız birine “hayır” demeden nasıl reddersiniz? İşin inceliği nedir? Bir anda görüşme ve mesajlaşmayı keserek mi? Ya da görüşmeye devam edip biz arkadaşız mesajları vererek mi?
0
füt
(13.07.22)
Hoşlandığın biri olduğunu laf arasına sıkıştırmak olabilir.
0
otonomo
(13.07.22)
Eğer flörtleşmeler bariz hale gelip açık seçik romantik sebepli görüştüğünüz kesinleşmediyse hoşlandığınız biri varmış da tavsiye istiyormuşsunuz gibi sorun.

Açık seçik flörtleşmeler olduysa bunların hiçbiri uygun olmaz, insan gibi konuşun. "Bizimkiler bizi böyle buluşturuverdi ama benim hayatım şu anda bir ilişki için uygun değil" deyin.

Görüşme ve mesajlaşmayı kesmek 16 yaşından sonra bırakmanız gereken bir davranış.
0
akhenaten
(13.07.22)
Mesajlaşmayı kesmek tam bi medeniyetsizlik örneği. Belli ki sizi başgöz etmek için tanıştırmışlar ve ikiniz de ortalama her insan beyninin algılayabileceği gibi durumun farkındasınız. Seni tanıdığım için çok mutlu oldum fakat maalesef aramızdaki ilişkiyi daha ileriye götürmek istemiyorum, yanlış anlamanı istemem ama açıkça belirtirsem ikimiz için de zaman kaybı ve soru işaretleri olmamış olur gibisinden bir mesajla bitirin gitsin.
0
mg3929
(14.07.22)
tanıştıran kişiiyi aracı yapabilirsin
buna rağmen açıklama isterse açık açık ifade edersin
0
bir soru sorcam
(14.07.22)
neden hayir demeyesiniz ki, demek istediginiz sey o? eger 16-17 yasinda degilseniz bu olgunlugu ve pratigi kazanmaniz gerekir bir yetiskin olarak.

Bugune kadarki zamanin ve esligin icin cok tesekkurler ama bir baska randevu/aktiviteye devam etmek istemedigimi fark ettim. Senin de vaktini ve enerjini bosa harcamamak icin net olmak isterim, sevgiler, falan gibi bir seyi kendi mesrebinizce soyleyin iste.

Boyle durumlarda zaten dort secenek var: gorusmeye devam etmek/gorusmeye hic devam etmemek/ taraflarin digerine yalan soyleyerek gorusmeye devam etmesi/ortalama arkadaslar olarak devam etmek. Karsinizdaki bunun 25% bir ihtimal oldugunu bilmiyorsa da ogrenmis olur, ne guzel.
0
sopiro
(14.07.22)
gormezden gelmek tam bir medeniyetsizlik ornegi +1

sizi baskasi tanistirmis, cok gorusmemissiniz zaten. kirici olmayan bir dille daha ileri gitmek veya gorusmek istemediginizi soyleyebilirsiniz. karsinizdaki de sacmasapan birisi degilse anlayisla karsilayacaktir. oyleyse bile siz kendi sorumlulugunuzu yerine getirmis olarak o noktadan sonra gonul rahatligiyla gormezden gelebilirsiniz.

anliyorum boyle seyleri yapmak zor geliyor insana ama karsi tarafi tamamen karanlikta birakmak, iletisim kurmayi reddetmek cok ayip. yetiskin insanlarsiniz, "ya kusura bakma ben istemiyorum, ugurlar ola" diyeceksiniz. korkunuz karsi tarafin uzulmesiyse emin olun insan yerine koyulmayan birisi daha cok uzulur. sonuc olarak siz istemiyorsunuz ve her turlu bitireceksiniz. kendinizi dusunun. birisi bunu dile getirip iliskinizi guzelce bitirse mi daha kotu hissedersiniz yoksa size hic var olmamissiniz gibi davranip, cekip gitse mi?
0
der meister
(14.07.22)
Onun konuşma tarzını öğrenip samimiyetini ortaya koyan kelimeler de kullanarak düşüncelerini açıkça anlatmak. Çok yakın zamanda başıma bu anlamda bir hadise geldi, bilseydim olaya hiç başka (bana gösterildiği ama öyle olmayan) türlü yaklaşmazdım, beklentiye girmezdim mesela... olan bana oldu. Sırf tanıştırıldığım kişinin keyfine uymadım diye resmen ağır hırpalandım yani.

Karşınızdakinin size sadece insan değeri vermesi bile çok üzülmesine sebep olabilir, ki bende olan da o. Bence açıkça konuşun, onun dilinden konuşun, kendi samimiyetinizi de ortaya koyun. Bırakın üzülürse üzülsün, üzmemek için gereken her şeyi yaptıktan sonra üzülmesi sizin suçunuz olmaz. Ama açık olmak sizin sorumluluğunuz.
0
muhayyer divan
(14.07.22)
(2)

müzik teorisi-kurs

absel
üniversitelerin veya özel kuruluşların müzik teorisi dersleri / kursları var mı bildiğiniz?il: ankara
üniversitelerin veya özel kuruluşların müzik teorisi dersleri / kursları var mı bildiğiniz?

il: ankara
0
absel
(11.06.22)
Türk Müziği mi Batı Müziği mi?
0
muhayyer divan
(12.06.22)
batı müziği tercihen, asıl ilgilendiğim koro müziği.
0
🌸absel
(12.06.22)
(2)

Canlı müzik getirip reklam yapmamak?

muhayyer divan
SelamBir arkadaşım 2 gün önce bir restoranda bu akşam canlı müzik yapacağını söyledi. Gelemem dedim ama sürpriz yapmak istiyorum. Fakat baktım ki gösterdiği afişteki restoranın instagram hesabında bu canlı müziğe dair hiçbir paylaşım hiçbir reklam yok. Bu arkadaş daha önce orada çalışmış olabilir, e
Selam

Bir arkadaşım 2 gün önce bir restoranda bu akşam canlı müzik yapacağını söyledi. Gelemem dedim ama sürpriz yapmak istiyorum. Fakat baktım ki gösterdiği afişteki restoranın instagram hesabında bu canlı müziğe dair hiçbir paylaşım hiçbir reklam yok.

Bu arkadaş daha önce orada çalışmış olabilir, evvelki afişlerden paylaşmış olabilir gibi geldi aklıma ama niye böyle yapsın anlamadım. Bir restoran yapacağı canlı müziği duyurmaz mı yahu, ne dersiniz?

Ek, iki küçük ayrıntı vereyim:

1. Onunla aramızda bir şeyler olacak gibi ama karşılıklı çok kastırıyoruz, ergen olmadığımız için epeyce temkinli ve hatta korkağız öyle diyeyim.

2. Benim evim o mekana çooook uzak. Belki 45 km. Gidersem metroyla gidip metroyla dönmem gerek. Kendisi de bana "Eskişehir'e yakın oturmasaydın gelirdin belki" dedi hatta. Gideceksem gerçekten öyle bir programın olması gerekiyor yani.
0
muhayyer divan
(11.06.22)
Nasıl gerildiysem aklıma bile gelmedi bu çözüm... teşekkürler.
0
🌸muhayyer divan
(11.06.22)
Kurumsal bir yer degilse paylasmiyorlar genelde, hatta mekanda cok musteri yoksa son dakika iptal bile edebilirler kafalarina gore.

Arayip sormak en iyisi +1
0
brkylmz
(11.06.22)
(6)

Telif hakkı ödemesi

muhayyer divan
SelamBir müzisyenin parçalarını dinlerken telif hakkını aracı şirkete değil tamamen onun kendisine ödemek istesem, bu işin rayici ölçüsü nasıldır nasıl öğrenebilirim? Spotify youtube gibi alanlara vicdani reddim var da. İnsanların sanatlarından nemalanıyorlar, aldıkları tık ve indirme sayısı yetmezm
Selam

Bir müzisyenin parçalarını dinlerken telif hakkını aracı şirkete değil tamamen onun kendisine ödemek istesem, bu işin rayici ölçüsü nasıldır nasıl öğrenebilirim? Spotify youtube gibi alanlara vicdani reddim var da. İnsanların sanatlarından nemalanıyorlar, aldıkları tık ve indirme sayısı yetmezmiş gibi..
0
muhayyer divan
(08.06.22)
itunes gibi sistemlerden şarkıyı / albümü satın alabilirsiniz.
0
atom karincanin torunu
(08.06.22)
iyi de sanatçılar spotify ve youtube'tan, onların sanatçıdan faydalandığından daha çok faydalanıyor. isteseler koymazlar hiçbir yere, paylaşanı da sildirirler.
0
bohr atom modeli
(08.06.22)
maalesef öyle bir yöntem yok. spotify'dan dinlemeye devam edip üstüne istersen konserlerine bilet alabilirsin. gitmek zlorunda değilsin neticede. yani gidip de mesela avusturyalı bir grubun avusturya'daki konser biletini internetten satın alabilirsin.

başka türlü de destek olamazsın aracısız. aracısız müzik yok.
0
alperz
(08.06.22)
Böyle bir şey için Web 3.0'ı beklemen lazım. O da şu an sadece fikir aşamasında. Telifin doğrudan eser sahibine aktığı bir sistem dünyada yok şu an.
0
himmet dayi
(08.06.22)
Peki diyelim ki mevzubahis müzisyen kişi benim arkadaşım. Onun diyelim 10 şarkısını dinliyorum, şarkı başına kaç lira ödemem gerektiğini kim belirliyor? Platformlardan şarkıyı kaça satın alıyoruz? Ama satın almak demek aylık kiralamak demek değil dimi?
0
🌸muhayyer divan
(09.06.22)
bu sektör çok boktan. yayın şirketleri kendi belirliyor üç aşağı beş yukarı. internette yazar kimin ne kadar ödediği. ortalama ücret dinleme başına yarım cent civarında.

orada yayınlasan adamların fiyatına mahkumsun. yayınlamasan adamlar bir yerde senin reklamını da yapıyor sayılır. orada bulunman da gerekiyor. dolaysıyla konsere ve diğer merchandise işlerine abanmak lazım.
0
alperz
(09.06.22)
(3)

ruh hekimlerinin hastaya karşı gizlilik yükümlülüğünün

anon1m
Sınırı nedir? Suç oluşabilecek ancak fikir düzeyinde şeyleri ne yapıyorlar mesela.
Sınırı nedir? Suç oluşabilecek ancak fikir düzeyinde şeyleri ne yapıyorlar mesela.
0
anon1m
(04.06.22)
O fikirleri not edip hangileri terapilerle iyileşti hangilerinde ilerleme sağlanamıyor diye takip ediyorlardır. Ama suç işlenirse bence sorumlu olmazlar. Sadece polisin araştırmasında "bu şahsın böyle bir potansiyeli varmış, yapmış olma ihtimali arttı" istibası oluşur. Bence.
0
muhayyer divan
(04.06.22)
Erva
(04.06.22)
Kişinin kendisine ya da başkalarına zarar vereceği kanaati oluşursa doğrudan ilgili makamlarla bunu paylaşma yükümlülüğü var.
0
kaptankedi
(05.06.22)
(4)

Amerikan donanmasına karşı namaz kılmak ne demek

işimdeyim gücümdeyim
34 yaşında adamım, ülkenin şu saçma salak olaylarını hala tam kavrayabilmiş değilim.Az önce gene sözlükte gözüme çarptı.Ne bu şimdi?Ne alaka amerikan donanmasına karşı namaz kılmak?Biri özet geçebilir mi malum kişiye anlatır gibi?
34 yaşında adamım, ülkenin şu saçma salak olaylarını hala tam kavrayabilmiş değilim.

Az önce gene sözlükte gözüme çarptı.

Ne bu şimdi?
Ne alaka amerikan donanmasına karşı namaz kılmak?
Biri özet geçebilir mi malum kişiye anlatır gibi?
0
işimdeyim gücümdeyim
(04.06.22)
m.enbursa.com

Bu mevzu galiba
0
ceketimi alip cikcam
(04.06.22)
Çok eski mevzu. öncesinde o zamanki siyasi ortamı ve kıblenin ne tarafta olduğunu o kimselerin gerçekte kim olduğunu düşünmek gerekiyor sanırım
0
Erva
(04.06.22)
Kıbleye dönmemişler amerikan donanmasına dönüp kılmışlar namazı. Bence burada problem, namazın nerede kılındığı. Amerikan donanmasından önce önünde herhangi bir insan da olabilir ama nihayetinde ya topluca kılıyorsan camide kılarsın ya da bireysel kılıyorsan belli bir odada bir evde vs kılarsın namazı. Sanırım burada yapılan şey namazı topluca ve bildiğin toplumun gözü önünde gemiye dönerek, gemiyle arasına fazla mesafe koymadan namaz kılmak. Yoksa herhangi bir kapalı yerde olunsa nasıl ölçülsün ki donanmaya dönüldüğü?

O dönemde genelevlerde çalışan kadınların grev yaptıkları da biliniyor. Biz elin gavuruna iş yapmayız deyip dükkanı kapatmışlar.
0
muhayyer divan
(04.06.22)
yapan ülkücüler falan değil bizzat siyasal islamcılar.

(bkz: altıncı filo'nun kıble olması)
0
paintov
(05.06.22)
(1)

türk müziği diye hatırlıyorum ama... neydi bu?

tabudeviren
https://voca.ro/1ktCteRfA4vbbaşlangıç kısmı bu.. hızlı bir şekilde çalan bir şeydi. bilen olmazsa komple çalacam :)
voca.ro

başlangıç kısmı bu.. hızlı bir şekilde çalan bir şeydi. bilen olmazsa komple çalacam :)
0
tabudeviren
(03.06.22)
Nihavend Longa

youtu.be
0
muhayyer divan
(03.06.22)
(1)

yıllarca antidepresan kullanmak ve istemsizce oluşan göbek

iyi olmayan gececi
şu sıra selectra ve ketya kullanıyorum. yediğime içtiğime dikkat edip spor yapmama rağmen göbeğim bir türlü gitmiyor. Siz ne yapmalıyım?
şu sıra selectra ve ketya kullanıyorum. yediğime içtiğime dikkat edip spor yapmama rağmen göbeğim bir türlü gitmiyor. Siz ne yapmalıyım?
0
iyi olmayan gececi
(03.06.22)
Antidepresanların göbek yaptığı bilgisi muhtemelen bir hipotezdir, çalışılması lazım. Çok uzun zaman antidepresan kullandım ama kilo yaptığını biliyorum sadece, göbek meselesi daha farklı olsa gerek.

Göbek bölgesindeki yağlanmadan insülin metabolizması sorumlu diye biliyorum. İnsülin direncş varsa göbek vardır diyor Canan Karatay. Hayatını en sağlıklı düzene koyarsan ve beslenmeni de en sağlıklı şekilde ayarlarsan, gece uykularını en iyi şekilde uyursan o göbek gidebilir bence.
0
muhayyer divan
(03.06.22)
(6)

Kedim halsiz

stejerners
Kedim bugünlerde halsiz. Macun,yaş mama ne varsa verdim. Veteriner hekim, vitamin de verdi ama onu pek sevmedi. Ne yapabilirim başka?Edit : Genel kontrolden geçti, sağlıklı çok şükür. İç parazit de yeni yapıldı. Suyu var, güneşleniyor da. Ödül maması, kuru ve yaş maması, suyu eksik olmuyor. 5 yaşınd
Kedim bugünlerde halsiz. Macun,yaş mama ne varsa verdim. Veteriner hekim, vitamin de verdi ama onu pek sevmedi. Ne yapabilirim başka?

Edit : Genel kontrolden geçti, sağlıklı çok şükür. İç parazit de yeni yapıldı. Suyu var, güneşleniyor da. Ödül maması, kuru ve yaş maması, suyu eksik olmuyor. 5 yaşında erkek siyam kedisi. Eskisi gibi çok hareket etmiyor, halsizden kastım o.
0
stejerners
(15.05.22)
Sıcaklardan olabilir. Bizim kedi de yaza geçerken halsizleşiyor. Eğer hekim muayene edip fiziksel bi problem bulmadı ise kendi haline bırak derim.
0
elorelia
(15.05.22)
Su içiyor mu, güneş görüyor mu, temiz hava alıyor mu... yaşı kaç o da önemli.
0
muhayyer divan
(15.05.22)
tahlil yapıldı mı?

bir de nasıl halsiz?
normalden çok mu uyuyor, yürürken zorluk mu çekiyor, iştahı mı yok?
halsizlik çok geniş bir tanım.
0
blatta hiberna
(15.05.22)
iki önemli faktör var iştahı nasıl, kilo kaybediyor mu ? tahlil yapıldı derken nelere bakıldı ? kısırsa ve bu uyuşukluk yavaş yavaş yıllar içinde olduysa yaşlanma belirtisi olabilir. ama 1-2 haftalık süreçte halsizleşti ise iyiye işaret değil. bu durum basit bir diş ağrısından böbreklerde ciddi bi soruna kadar gidebilir.
0
orpheus
(15.05.22)
kediler genelde istahsiz olmaz, eger istah da sorun var ise kedide de sorun vardir. jan tahlili yapildi mi ? bence baska bor veterinere gec olmadan gidin derim
0
oscar
(16.05.22)
@oscar iştahı iyi neyseki. Bugün daha iyi, kıpır kıpır. Sağolun arkadaşlar.
0
🌸stejerners
(16.05.22)
(2)

Biorezonans tavsiye

filthy humanoid
Selamlar,15 senedir sigarayı bırakamayıp tek denemediği yöntem olarak biorezonans merkezi aramaktayım. Hiç placebo, tokatmeister muhabbetinde değilim; senelerdir gitmemiş olmamın nedeni zaten bu zamana kadar böyle düşünmüş olmamdı.Ama etrafımda çok örnek var ve yeterince kendimi aptala yatırabilirse
Selamlar,

15 senedir sigarayı bırakamayıp tek denemediği yöntem olarak biorezonans merkezi aramaktayım. Hiç placebo, tokatmeister muhabbetinde değilim; senelerdir gitmemiş olmamın nedeni zaten bu zamana kadar böyle düşünmüş olmamdı.

Ama etrafımda çok örnek var ve yeterince kendimi aptala yatırabilirsem olabilir diye düşünüyorum :D:D

İstanbul tercihen anadolu yakasında tavsiye edebileceğiniz merkez tesis adı ne ise buraya sallarsanız yanağınızdan bir makas alabilirim.

tşk sçs
0
filthy humanoid
(15.05.22)
Bende biyorezonans kesinlikle işe yaramamıştı. Para kaybetme derim. Eft yöntemi var onu öğren ve uygula. Çok etkili olacaktır. 3 ay 6 ay 1 sene gerekiyorsa yap ama muhakkak kalıcı olarak kurtuluyor insan.
0
muhayyer divan
(15.05.22)
babam biyorezonansla bıraktı.
başka konularda da etkisini gören çok fazla tanıdığım var.
babamınki kadıköy'de bir yerdi ama adını hatırlayamıyorum.
iyi bir yere giderseniz etkisi oluyor kesinlikle.

eft'nin işe yaraması uzun sürer.
0
blatta hiberna
(15.05.22)
(3)

Ne olacak bu çevreden gelen evlen baskısı?

kinyas ve kayra 23
şuraya gelip başlık açacak kıvama gelir miydim bu konu da diyordum -ki geldim. o radde'ye geldim. 32 yaşında erkek bir bireyim. çevremde çokta olmasa 3-4 tane kız gösterildi ve hiçbirini beğenemedim. evet 30'lara gelince seçicilikte fazla oluyor buna bu yaşa gelince hak verdim ama hakikaten çevremde
şuraya gelip başlık açacak kıvama gelir miydim bu konu da diyordum -ki geldim. o radde'ye geldim. 32 yaşında erkek bir bireyim. çevremde çokta olmasa 3-4 tane kız gösterildi ve hiçbirini beğenemedim. evet 30'lara gelince seçicilikte fazla oluyor buna bu yaşa gelince hak verdim ama hakikaten çevremde gösterilen kızları beğenmedim ve görüşmek istemiyorum. hatta evliliğe bile hazır değilim. değişik bir özelliğim var belki ama evleneceğim kadın da yüz güzelliği de istiyorum kalp güzelliği kadar mesela. buna hakkım yok mu benim? gösterilen kızlar hem yaşından büyük bir görünüme sahip, hem de benim zevkime uymayan tipler. sadece güzellik de değil olay, profline yaşayış biçimine, ailelerine de baktım fotoğraflar aracılığıyla bana uymuyor. yani anne babamın hatta yengemin çevresindeki kızlar hep aynı yüzler sanki. görüşmeye de görüşürüm diyorum ama bana önerlien kızlara da evlenme fikri verilerek karşıma çıkarılıyor. hani tanışınca, uyuşmayınca yol versem ben kötü hissederim.

nasıl kurtulacağız bu döngüden? lanet olsun ki ben de çevremde kendi istediğim birini "işte bu benim kız arkadaşım" diyecek birini de bulamıyorum. hep birilerinin eline mahkumum gibi. -lanet gitsin ki-
0
kinyas ve kayra 23
(12.05.22)
"Ben güzellik arayan biriyim, bunu beğenmedim" deyip çıkacaksın işin içinden. Bir süre sonra bıkarlar.
0
muhayyer divan
(13.05.22)
Bence ilk görüşerek şans vermelisin. 1 kere görüşeceğini, yalnızca bir kahve içip sonrasında karar vereceğini de belirterek görüşebilirsin.

Enerjinin çok uyduğu biri gözüne güzel gelmeye başlayacak zaten. Güzellik göreceli.

10 üzerinden 5 güzeller sana 8 gibi görünecek eğer onun halinden tavrından etkilenirsen.
0
zimbirik
(13.05.22)
ya 32 yaşında bu yenilgi triplerine girdiysen bayaa bu savaşı kaybetmişsin sen :)

Özetle edepsizleşeceksin. Memeleri güzel mi? Değilse göstermeyin dedi bi arkadaşım o günden sonra bi daha bulaşmadılar.
0
lcha
(13.05.22)
(4)

fibromiyalji-kronik ağrı için fizik tedavi - nöral terapi

kaufman
selamlar sevgili fibromiyalji akranları ve kronik ağrı paydaşları. şimdi ben birkaç şey denedim. kuru iğneleme, elektroterapi gibi. içinde bulunduğum gerçekliğin daha yüksek ve uzun süreli bir dedikasyon istediğinin de farkındayım ancak gittiğim doktorlar, fizik tedaviciler beni maalesef ki memnun e
selamlar sevgili fibromiyalji akranları ve kronik ağrı paydaşları. şimdi ben birkaç şey denedim. kuru iğneleme, elektroterapi gibi. içinde bulunduğum gerçekliğin daha yüksek ve uzun süreli bir dedikasyon istediğinin de farkındayım ancak gittiğim doktorlar, fizik tedaviciler beni maalesef ki memnun etmiyor. şöyle işini layığıyla yapan, bilgili bir fizik tedavici var mıdır bildiğiniz istanbul'da. lütfen beni sevdiğiniz şifacılara yönlendirin zor durumdayım :(((
0
kaufman
(21.04.22)
Fibromiyaljinin fizik tedavi değil bağırsak florasıyla doğrudan ilişkili olduğunu biliyorum. Yani kasları çalıştırmak, hareketsiz yaşam tarzından uzaklaşmak anlamında gerekli ve önemli ama fibromiyaljiyi oluşturan şey daha çok beslenmedeki yanlışlıkların voltran oluşturup beynin kafasını kızdırması. Vücutta çok çeşitli yanlış gıdaların birleşmesi ile yangı oluşuyor ve bu durum hem kaslara hem eklemlere yerleşiyor, ağrı yapıyor.

Beyaz un veya piyasada paketli olarak bulunan unlar diyelim, çünkü hakiki ve genetiği değiştirilmemiş unlar da var onlar çok daha az zararlı oluyor, genel geçer unlarla yapılmış gıdaları çok azaltmak, ayrıca sofra şekeri, glikoz şurubu fruktoz şurubu gibi yapay şekerlerden yapılmış yiyecek ve içecekleri de en az unlular kadar azaltmak gerekiyor. Sadece bu ikisi bile fibromiyaljiyi çok çok azaltabiliyor.

Bence başlangıç olatak %50 düşürüp zamanla (mesela 2'şer haftada bir) daha da azaltarak, bedeninizin izin verdiği miktara (bu bende 10'da 1 gibi bir şey mesela) ulaşıncaya kadar azaltmaya devam etmek, beslenme alışkanlığı olarak yerleştirmek gerekiyor. Çünkü gerçekten artık unlar un değil şekerler şeker değil yani...

Bir de stres yükünü azaltmak gerekiyor. Vücutta stres hormonları belli bir seviyenin üstüne çıktığında ve o seviyede normalden fazla kaldığında vücut problem çıkarıyor "yapma bana bunu işim gücüm var" diye. Bunun için de 2 önemli bedensel çalışma işi çözüyor:

1. Muhakkak geceleri uyumak, melatonini olabildiğince bedenin kullanabilmesini sağlamak. Bunun için saat 23.00'de tam karanlık bir odada uykuya dalmış olmak gerekiyor. Bedenin ihtiyacı kadar (mesela 7 saat ise 6 değil 7 saat) uyumak. Bu, insanı kafadan her türlü stres depresyon hatta iştah probleminden kurtaran bir şey, yaşadım biliyorum.

2. Gündelik hayata temiz havada yapılan yürüyüşler veya sporlar eklemek. Hareketlilik. Eğer hareketiniz hiç yoksa ev işleriyle bile başlamanız mümkün. Merdiven kullanmak bile bişeydir. Ama inatla hayata yerleştirebilmek önemli, o kasların çalışmasına ve endorfin salgılatmalarına beynin ve kasların çok ihtiyacı var. Özellikle yaşlılığın en az hasarla yaşanması için.

Çok geçmiş olsun... (doktor değilim fibromiyalji hastasıyım sadece).
0
muhayyer divan
(22.04.22)
teşekkür ederim zaman ayırıp böyle detaylı bir cevap verdiğiniz için. ben halihazırda kendi vücut ağırlığımla senelerdir spor yapan, hatta bundan önceki yaz yüzlerce kilometreyi haftada yürüyecek kondisyonda biriydim. ancak "içine atmak", birtakım duygusal hafif düzeyli travmaların akümülasyonu, yanlış postür ve saatlerce oturmak halihazırda hassas olan sırt ve boyun bölgemde çok fazla tetik noktalar oluşturdu. yaklaşık dört aydır günlük ağrılarla cebelleşiyorum ancak son iki haftadır durumum daha da ağırlaştı. o yüzden şu ağrıyı daha çekilebilir bir noktaya getirmek için bilgili bir şifacı arayışındayım. diyetin çok büyük önemi olduğunu görüyorum, ancak hayatıma yayacağım, deneme-yanılma yoluyla kendim için uygun durumu bulmaya çalışacağım bir süreç. memnun kaldığınız bir doktor fizyoterapist kontağı var mıdır sizde? size de çok geçmiş olsun.
0
🌸kaufman
(22.04.22)
2018'den beri cebellesiyorum diyebilirim, 4-5 mr cektirdim, birsuru kan testi falan birsey bulamadilar.

Bu surec icinde fizyoterapi, kayropraktik terapi, lazer, $ok, dry needle, sise cektirme, vs ne varsa denedim hic bir ise yaramadi.

Benim daha cok sol kalcami ve sirtimi (kol arkasi) etkiliyor. Sol kalcaya kortizon yaptilar o da bir ise yaramadi, hatta daha da kotulestim.

Benzer tanilari olan bir arkaasi Cymbalta diye bir antidepresana baslattilar, oldukca memnun kaldi. Bana da doktor ayni ilaci onerdi.

Gluten diyeti iyi gelebilir diye ben de duydum.

Bakacaz..
0
cooperr
(22.04.22)
fibromiyaljim ya da kronik ağrılarım yok ama belki birilerine yardımcı olur diye paylaşmak istedim.

fibromiyaljiye direkt olarak bilinçaltından bakıldığındaki nedeni "durmak ve/veya dinlenmek istemek"tir.
yani bilinçaltınızda aslında durmak ve dinlenmek istersiniz, bunu talep edersiniz ama bilinçüstünde hayat devam eder ve tabii ki durmazsınız.
beyniniz de der ki, "durmak istedin, ben de sana engel çıkartarak durmanı sağlıyorum ve seni dinlendiriyorum."

psikolojik açıdan incelemek isterseniz hastalığınızın başladığı dönemi, yaptığınız işi, üstlendiğiniz sorumlulukları, hastalığın başladığı dönemde veya hemen öncesinde hayatınızda ne olduğunu biraz düşünün.

bunun temelinde birçok şeyde olduğu gibi değersizlik duygusu yatar çünkü dinlenmek ve durmak istediğiniz halde kendinizi sürekli hırpalamak kendini hor kullanmak demektir ve içsel anlamda özdeğersizliği sembolize eder.

eğer iyice derinlere gidebilirseniz bu yorulma ve çalışma sürecinin neyle başladığını, bu sayede kimlerin sorumluluğunu yerine getirdiğinizi, kimden takdir görmek için kendinizi hor kullanmak pahasına ve durmak istediğiniz halde durmadan çalıştırdığınızı düşünebilirsiniz.
yüzde 99 çocukluğunuzla ilgilidir.
ya bir anı ya bir duygu ya bir olay ya bir travma ya da şahit olunan bir şeyle ilgisi vardır.

örnek olarak açıklamak gerekirse, babanız "işleyen demir ışıldar" diyordur ve sizi sadece çalışkanlığınızı, çalışarak başardıklarınızı övüyordur.
babanızdan takdir görmek için bilinçaltınızda istemediğiniz hâlde deli gibi çalışırsınız.

anneniz çalışkan arkadaşınızı övüp sizi sürekli çalışkan olmamakla suçluyordur.
veya sadece çalışarak bir şeyler elde edeceğinize kodlanmışsınızdır çünkü babanızın sabahlara kadar çalıştığına şahit olursunuz ve "ev böyle geçindirilir" ya da "çalışmak bu demektir" algısı size kazınır.

veya bir kadın olarak kocanızın sorumsuz olduğunu düşünerek ya da bir şekilde evde daha ağır olan yükü siz taşıyorsunuzdur çünkü ya küçüklüğünüzde sorumluluk kavramını yanlış öğrenmişsinizdir ya da ailenizde de bunun benzeri ya da tam aksi bir model vardır.

kendi hayatınızı ve geçmişinizi bu tarz açılrdan biraz deşmenizi öneririm.

bilinçaltı tamamen kendini korumaya, güvende hissetmeye programlıdır ve düz mantıkla çalışır.
yani durmak istersen durdurur ve bunu ne şekilde yaptığını önemsemez.
kendini korumak için durması gerektiğine inanıyorsa bedeni hasta eder.

böylece çevreden gelen "çalışmıyorsun, yapmıyorsun, etmiyorsun" kınamalarına, uyarılarına ve şikâyetlerine karşı da ağrınızı olması bir mazeret yerine geçer.
yani durmak için geçerli bir nedeniniz olur.
kendinize karşı bile.

üstelik sürekli ağrı çektiğiniz için de size ihtimam gösterilir, ki buradan da beslendiğiniz bir kanal oluşabilir.
zaten hastalık bilinci aslında çocuk bilincidir.
temelde her hastalığın altında "beni görün, beni anlayın" düşüncesi yatar ve buna ihtiyaç duyulan çeşitli zamanlarda ve şekillerde hastalık aracılığıyla çocukluğumuza döneriz.
nezlede de, kanserde de, egzamada da dolaylı olarak böyledir.

psikolojik çözümlemeler yapmak hastalıkların bazen bir kısmının, bazen de tamamının çözülmesini sağladığı için belki biraz düşünmek iyi gelebilir diye düşündüm.
umarım bir an önce sağlığınıza kavuşursunuz.

herkese geçmiş olsun.
0
blatta hiberna
(22.04.22)
(2)

Yamtar ne demek?

amortisman
Selam,Sözlük anlamını sormuyorum. Günümüzde kimler için kullanılıyor bu?
Selam,

Sözlük anlamını sormuyorum. Günümüzde kimler için kullanılıyor bu?
0
amortisman
(04.04.22)
Günümüzde kullanılmıyor. Bizim evde bir kedimizin adı yamtar. Onu da annem, kediyi aldığı kişi "çok kocaman bir kedi olacak bu, zaten her şeyi yiyor hiçbir şeye burun kıvırmıyor" dediği için, kocaman olunca aynı Bozkurtlar romanındaki Yamtar gibi olur diye koymuş. Yani yamtar isminin bizdeki karşılığı "çok iri yarı vücudu olan ve çok yiyen, her şeyi yiyen savaşçı erkek".
0
muhayyer divan
(04.04.22)
günümüzde kullanılıyor aloha snackbar'in de dediği gibi. başka ideolejilerdekiler ülkücülerden veya latent ülkücülerden bahsederken aşağılayıcı ve komik bir anlam yükleyerek sıfat olarak kullanılabiliyor.
0
semaforo de medianoche
(04.04.22)
(5)

Kahvaltıda çay yerine ne içilmeli?

komando kani var bende
Merhaba çayı azaltmak istiyorum. b 12 ve d vitamini eksikliğine sebep oluyor. Ne içilmeli?
Merhaba çayı azaltmak istiyorum. b 12 ve d vitamini eksikliğine sebep oluyor.


Ne içilmeli?
0
komando kani var bende
(20.03.22)
Ben olsam çaydan vazgeçemem, daha çok güneşe çıkarım daha fazla b12 alırım. Ama çayı kesmek daha kolayına geliyorsa yeşil çay olabilir, bitki veya meyve çayları olabilir, süt veya kefir olabilir...

Kahvaltıda hiçbir şey içmeyi sevmeyip kahvaltı sonrası kahve veya 1 küçük bardak çay içenler var o da bir seçenek.
0
muhayyer divan
(20.03.22)
espresso ya da filtre kahve
0
gabe h coud
(20.03.22)
Su. Siyah çay sevmediğimden su içiyorum senelerdir.
0
kobuzchu kiz
(20.03.22)
Su an ben de bu arayistayim cay ve kahveyi bırakmak istiyorum.demir basladigimdan beri kahve istegim azaldi ama yine de cayin yerini özellikle kahvaltida bir sey tutmaz gibi
0
bugunolmadiamayarinkesinolacak
(20.03.22)
Ihlamur
0
oyokbuyoknevar
(20.03.22)
(3)

Ankara'da eve muayeneye gidebilen endokrinci

muhayyer divan
Merhaba,Geçenlerde bahsetmiştim, anneannemin aşırı ateş basması ve sonra aşırı üşüme sıkıntısı var. Bir şekilde eve sağlık hizmeti gelebildi ve kan tahlili yapılmış, tah ve t3 değerleri biri yüksek biri düşük çıkmış. Anneannemle birlikte yaşayan teyzem nörolog arıyor ama ben bu sonuçları ve anneanne
Merhaba,

Geçenlerde bahsetmiştim, anneannemin aşırı ateş basması ve sonra aşırı üşüme sıkıntısı var. Bir şekilde eve sağlık hizmeti gelebildi ve kan tahlili yapılmış, tah ve t3 değerleri biri yüksek biri düşük çıkmış. Anneannemle birlikte yaşayan teyzem nörolog arıyor ama ben bu sonuçları ve anneannemi bir endokrinci görmeli diye düşünüyorum, öncelikle ne dersiniz, sonra Ankara'da bildiğiniz iyi bir endokrinci var mı, ikna edebilirsem eve götürmek için, olmazsa anneannemi ona götürmek için. Yardımcı olursanız çok sevinirim...

İyi kandiller...
0
muhayyer divan
(17.03.22)
Liv hospitalin online gorusmeleri de vardi..
Belki bazi hastanelerin de vardir...
0
omonia
(17.03.22)
En yakın hastanenin evde bakım servisine başvurun. Anneannem de evden çıkamıyor ve 2 haftada bir kan almaya geliyorlar. Kan sonuçları çıkınca da doktoru telefonla anneannemi arayıp ilaç dozlarını ayarlıyor.
0
curukturpkokusu
(17.03.22)
Tahlil yaptırdık ama 3 haftada zor geldiler ve eve girip evden çıkmaları toplam 5 dk sürmüş, ne olduğunu anlamamış teyzem de anneannem de. Bu nasıl bir hizmet anlamadım. Güvenemiyorum açıkçasıç
0
🌸muhayyer divan
(17.03.22)
(6)

yatak odasında uyumayı seven kedili eve bebek geliyor.

elorelia
2,5 yaş civarı kısır, erkek kedimiz var. gece kah aramızda yatıyor, kah ayak ucumuzda takılıyor, odaya girip çıkıyor... kafasına göre yani. ama tabi ki kapalı kapılara alerjisi var. yatak odası kapısını kapatırsak tırmalıyor, kırmaya çalışmışlığı da var. normal şartlarda kendisiyle uyumaktan memnunu
2,5 yaş civarı kısır, erkek kedimiz var. gece kah aramızda yatıyor, kah ayak ucumuzda takılıyor, odaya girip çıkıyor... kafasına göre yani. ama tabi ki kapalı kapılara alerjisi var. yatak odası kapısını kapatırsak tırmalıyor, kırmaya çalışmışlığı da var.

normal şartlarda kendisiyle uyumaktan memnunuz.

yalnız 23 haftalık hamileyim, bebek doğunca beşiği yatak odasına alacağımız için kediyi napsak bilemedik. bebek gelir gelmez odadan atıp psikolojisini bozmak istemediğim için önden önlem alayım diyorum.

napmalıyım, ne zaman odaya almamaya başlamalıyım? benzer tecrübelilerden fikir bekliyorum, teşekkürler.

i.hizliresim.com
0
elorelia
(16.03.22)
Bebek icin hayvan sagliklidir. Kiskanmaz zarar vermez. Aynen devam edin. En fazla bu olur.
youtu.be
0
halk
(16.03.22)
aynısının köpekli versiyonunu tecrübe ettim. bizle yatmaya devam etti. hiçbi sıkıntı olmadı. sadece arada kalkıp ses yapıyorsa bebeğin ilk zamanlarda uykusu çok hafif olduğundan sinir bozucu olabiliyor. bebeği birkaç ay sonra ayrı odaya geçirdik zaten.
0
pide
(16.03.22)
Bizim yeğen de beşiğinde kediyle yatarak büyüdü, sorun yaşamadılar. Hatta kendini kimseye sevdirmeyen yabani kedi insancıllaştı, bizim bile kucağımıza çıkmaya başladı.

Oğlunuz çok güzelmiş, benim için burnunu öpün :)

Edit: Ay elo'nun sorusuymuş, kim olduğuna bakmamışım. Madem öyle sıkıştır kediyi, evire çevire öp benim için.
0
kobuzchu kiz
(16.03.22)
Herkes iyi hoş demiş ama yine de bu kadar da toz pembe bakmamak lazım. Ben de kedime aşığım ve hayatımda daha fazla sevdiğim bir canlı yok. Ama yine de bu, gece uyurken 6 kilo haliyle üstümde tepindigi gerçegini değiştirmiyor. Aynısını yeni doğmuş bebeğe yapsa, uyurken karnına filan hoplasa hiç hoş olmaz.

Şimdiden ödül maması vs alıştırmak lazım odadan çıkmaya.
0
kaptan maydanoz
(16.03.22)
bizim de bebeğimiz doğalı 2 hafta oldu. geceleri bizim koynumuzda uyuyan da bi kedimiz var.
bebek eve gelince ilk 1-2 gün odaya almayalım dedik ama gecenin köründe miyavlamalarından rahatsız olup mecburen aldık. hep beraber yatıyoruz yatakta artık :) bebeğe temkinli yaklaşıyor zaten kedi. amacı bizim yanımızda yatmak sadece.
0
contavolta
(16.03.22)
Bilmiyorum inanır mısınız ama kediler laftan anlar. Ona anlatın, bak kediciğim ben hamileyim sen de farkındasındır, bu beniş doğumca bir süre bu odada kalacak ve senin buraya girmen sakıncalı. Sen artık (bebek için düşündüğünüz odayı da işin içine katın) şu iki oda dışında dolaş deyin. Anlatın ona, laftan anlar. Kıskanmak yok deyin, ben nasıl seni çok seviyor ve koruyorsam sen de benim bebeğimi koru deyin. Bir de veteriner hekime danışın, internetten de araştırın, belki hoyrat bir hekime denk gelirseniz alternatifiniz olsun. Ama anlatın, severken öperken anlatın. Bence anlar ve uyum sağlar.
0
muhayyer divan
(16.03.22)
(6)

Memurun özel sağlık sigortası yaptırması mümkün mü?

muhayyer divan
Merhaba,Soru başlıkta. Eğer mümkünse işin incelikleri neler, hangi şirket saha iyi, bilen varsa aydınlatırsa çok sevinirim...
Merhaba,

Soru başlıkta. Eğer mümkünse işin incelikleri neler, hangi şirket saha iyi, bilen varsa aydınlatırsa çok sevinirim...
0
muhayyer divan
(15.03.22)
tabi ki mümkün. özel bir hizmet, paranız varsa alırsınız.

allianz üzmez.
0
benaslinda
(15.03.22)
Firma bazında tavsiye veremem bazı kamu kurumlarının hali hazırda anlaşma yaptığı tamamlayıcı sağlık sigorta şirketleri olabiliyor. Öncelikle kurumunuzun her hangi bir şirketle anlaşması var mı onu soruşturun. Nihayetinde mecburi bir işlem olmadığı için siz talep etmediyseniz yapılmaz. O yüzden böyle bir anlaşma olup sizin henüz duymamış olma ihtimaliniz var.
0
nihayet
(15.03.22)
Niye tamamlayıcı sağlık sigortası değil de özel sağlık sigortası düşünüyorsunuz?
0
Mirket
(15.03.22)
@Mirket

Tamamlayıcı sağlık sigortası denen şeyden haberim olmadığı için... :) konuyu iyice öğrenmem lazım...
0
🌸muhayyer divan
(15.03.22)
Tamamlayıcı sağlık sigortası, Devlet sigortalıların özel hastane işlemlerinde alınan farklar için düşünülmüş bir sigorta şekli.
Masrafın bir kısmını zaten devlet ödediği için TSS'nda primler epey düşük oluyor.
Siz bence TSS yaptırın.
Öncelikle bulunduğunuz bölgede gitmek isteyebileceğiniz özel sağlık kuruluşlarının listesini çıkarın.
Her sigorta şirketinin her özel sağlık kuruluşuyla anlaşması yok. Sizin hastanelerle anlaşması olmayan sigorta şirketlerini böylelikle elemiş olursunuz.
Sonra,
Sigorta şirketlerinin sigorta paketleri var.
Örneğin, yılda 5 ayakta tedavi ve tüm yatarak tedaviler paketi,
veya,
Sadece yatarak tedaviler paketi,
+ doğum paketi
+ diş paketi
+ yılda bir check up paketi. vs
Böyle paketlerden size en uygun olanını ve o paketi sunan sigorta şirketini seçin.

Bir ince nokta şudur. Hiçbir sigorta şirketi, doğumdan gelen veya sigortalanmadan önce başlayan rahatsızlıkları kapsam içine almaz.
0
Mirket
(15.03.22)
Her özel hastanede TSS geçmediğinden (mesela Acıbadem) benim tavsiyem :
Ayaktan tedavi için TSS ,
+ Yatarak tedavi için de en ucuz paketli Özel sağlık sigortası
0
arenas
(16.03.22)
(3)

Kan değerlerime nasıl baktırabilirim

furry burns
Merhaba arkadaşlar,Genel olarak halsizlik, uykusuzluk ve sürekli üşüme hallerim var. 2-3 yıl önce sağlık ocağında değerlerime baktırmıştım ve D vitamini (10 seviyesinde -epey düşük) ile B12 vitamin değerlerim düşüktü. Doktorun yazdığı vitaminler sonrasında B12 değerlerim referans değerler arasına gi
Merhaba arkadaşlar,

Genel olarak halsizlik, uykusuzluk ve sürekli üşüme hallerim var. 2-3 yıl önce sağlık ocağında değerlerime baktırmıştım ve D vitamini (10 seviyesinde -epey düşük) ile B12 vitamin değerlerim düşüktü. Doktorun yazdığı vitaminler sonrasında B12 değerlerim referans değerler arasına girdiğinden kesmiştik anca D vitamini çok çok az yükselmişti. Tekrar yazmıştı, ardından pandemi vs derken bir daha kan testine gitmedim. Kendim bir süre alıp kullandım ancak 1 yıldır kullanmıyorum yine hiç fazla yükleme olmasın diye. Ama daha önce geçen o halsizlik, uykusuzluk ve üşüme halleri yine var birkaç aydır. Tekrar değerlerime baktırmak istiyorum ama sağlık ocakları artık D vitamini ölçmüyormuş sanırım. Bir de ben sadece D vitamini değil de magnezyumdur, odur budur tüm değerlerimi görmek istiyorum. Genel bir kan testi nasıl yaptırabilirim. Ve eğer özelde yaptıran varsa son zamanlarda, ne kadara mal olur, ne sürede çıkar ve nerelerde yaptırdınız. Yardımcı olursanız sevinirim.

Şehir İstanbul.
0
furry burns
(15.03.22)
Bir devlet hastanesi Dahiliye servisinden randevu al. Bize anlattıklarını Doktor'a anlatırsan istediğin kan tahlilini de yaptırır, reçeteni de düzenler.
D vitamini konusu önemli. Hallolana kadar bir hekim kontrolünde olman uygun olur.
İhmal etme. Geçmiş olsun.
0
Mirket
(15.03.22)
ankarada özelde endokrinolojide yaptırdım, özel sağlık sigortasıyla herhangi bir ücret ödemedim.
0
yonge and bloor
(15.03.22)
Magnezyumun kandaki miktarı bütün vücuttakine oranla yüzde 1. Doktorlar öyle diyorlar, vücudumuzdaki magnezyumun sadece yüzde 1'i kanda bulunurmuş, gerisi dokularda hücrelerde bulunurmuş. Onun için kandan mg ölçtürmek hiçbir şey ifade etmez diyorlar. Hücre içi mg değerini ölçen testler de aşırı pahalıymış. Bence doktoruna söyle bu mevzuyu, sana şikayetlerine göre bir mg takviyesi önersin. Çünkü magnezyumun bilmem kaç formu var (mg malat, mg bisglisinat, mg taurat vs vs vs) ve mesela mg oksit ve mg sülfat en faydasız formlar. Diğer formların da kendilerine mahsus uzmanlık alanları var. Şikayetlerine göre bir şey vermesi lazım. Geçmişler olsun.
0
muhayyer divan
(15.03.22)
(8)

(Korkuyorum) ellerin-ayakların daima buz gibi olması, ısınamama

megalomaniac
Covid geçirdim pozitif testin üzerinden 15 gün geçti ama ilk günden beri bunu yaşıyorum. İlaç kullanmadan atlattım. Herkes coraspin kullansaydın dedi ama kafama göre alıp içebilir miyim bu ilacı yani ben ağrı kesiciden bile çekinirim çok ağrım olmadıkça. Bi de pıhtı atıyormuş dediler korkuttular. Pe
Covid geçirdim pozitif testin üzerinden 15 gün geçti ama ilk günden beri bunu yaşıyorum. İlaç kullanmadan atlattım. Herkes coraspin kullansaydın dedi ama kafama göre alıp içebilir miyim bu ilacı yani ben ağrı kesiciden bile çekinirim çok ağrım olmadıkça.
Bi de pıhtı atıyormuş dediler korkuttular.
Perşembe dr randevum var ama o zamana kadar yapabileceğim bir şey var mı? Sizce yarın acile vs. gidip en azından önlem için bir ilaç yazdırmalı mıyım? Yoksa direk coraspin mi alıyım içiyim?
0
megalomaniac
(14.03.22)
Kan sulandırıcı faydalı olabilecek bir şey diye veriliyor, icmedin diye öleceksin demek değil. Çok kafaya takma. Bazı doktorlar söylemiyor bile bunu.
El ayak soğukluğu sebebinini bilemiyorum ama hava yüzünden de olabilir, covid süresince az beslenmeden de.
Biraz şekerli sıcak kalorili şeyler tüketip sıkı giyinemk fayda edebilir. Ellerim soğuk diye korkacak bir şey Yok gibi.
Doktor değilim söyleyeyim.
0
kisa
(14.03.22)
panik atak, anksiyete ellerde terleme veya üşüme gibi durumlar yaratabilir, kafanda büyütmüşsün gibi bence gir yorganın altına ısınınca çık dolan varsa elektrikli battaniye aç al çayını kenardan iç. dizi film izle zihnini uzaklaştır bu hastalık mevzusundan. yaşın genç diye tahmin ediyorum pıhtı atma işi öyle herkeste olabilen bir şey değil, yaşı genç olanın da eğilimi vardır, yoksa peynir gibi herkes giderdi.
0
marlonbranda
(14.03.22)
Direkt coraspin alıp günde 1 defa iç. Tercihen akşam yemeğinden 1 saat sonra.

Fakat bu kadar korkulacak bir şey yok, bence sen + haberini aldığından beri aynı şiddette korkuyorsun. Kanın donuyor korkudan. Yapma. Lütfen korku filmleri de izleme. Resmen şartlanmışsın.

Coraspin'i iç, ihmal etme.
0
muhayyer divan
(14.03.22)
Demirin düşmüştür.dilersen bir tahlil yaptır.ilave demir hapı alabilirsin ama doğal yürüyeyim dersen günlük 3-4 hurmaya limon sıkıp ye.hurma sevmezsen nette farklı bitkilerden tavsiyeler var.
0
duptıs
(14.03.22)
Coraspin şidedetle öneriliyor. Negatife döndükten sonra da başladığınız kutuyu bitirmeniz tavsiye ediliyor.

Muhayyer +1
0
ceketimi alip cikcam
(14.03.22)
aslında pıhtı atma olayı çoğunlukla covid olanlara verilen ilaçların yan etkileriydi. soğuk olmak ve üşümek hiç üşümemekten iyidir boşver bir şey olmaz, üşümesen büyük ihtimalle şeker hastası olurdun, böyle düşün en azından.
0
ravenudon
(14.03.22)
Çok teşekkür ederim cevaplarınız için.
Sabah kan testi yaptılar hemogram’a baktılar acilde bir problem çıkmadı. Vitaminlerinize mutlaka baktırın acilde bakmıyoruz dediler, Çarşamba dr grevde olmazsa randevuyla bakılacak zaten.
Covid sonrası üşüme-demir düşmesi çok sık görülüyormuş.
Kaç gündür sürekli buz gibi olunca dedim herhalde kanım çekiliyor ve gidiyorum:) öyle bişey yokmuş. Pıhtı atmasında şiddetli ağrın olurdu dedi doktor.
0
🌸megalomaniac
(14.03.22)
"demir hapı alabilirsin ama doğal yürüyeyim dersen günlük 3-4 hurmaya limon sıkıp ye"

gördüğüm en kötü tavsiye

dalak - ciğer ye; yanında sadece su ve yeşillikler olsun
0
sameidiot solo
(14.03.22)
(4)

Yeğenimin başını yere vurması

m orak
Merhaba sevgili duyuru ahalisi, 2 yasinda kız yeğenim var, daha önce hata yaptığı zaman kızınca eliyle başına vuruyordu ah der gibi vururuz ya hata yaptığımız zaman öyle, şuanda sinirlenince başını yere vuruyormus ben görmedim ama sert vurduğunu söylüyor ablam, bayağı canımız sıkıldı bu duruma, sebe
Merhaba sevgili duyuru ahalisi, 2 yasinda kız yeğenim var, daha önce hata yaptığı zaman kızınca eliyle başına vuruyordu ah der gibi vururuz ya hata yaptığımız zaman öyle, şuanda sinirlenince başını yere vuruyormus ben görmedim ama sert vurduğunu söylüyor ablam, bayağı canımız sıkıldı bu duruma, sebebi ne olabilir neden boyle davranıyor olabilir? Bu durumdan nasil vazgeçirebiliriz?
0
m orak
(13.03.22)
Doktor veya pedagog görsün, yüksek ihtimalle sizin çözebileceğiniz bir şey çıkmayacak. Hiç normal değil.

Bir de 2 yaş çocuğu (daha bebek sayılır) için ne "hata"sı? Ne demek hata yapmak, o nasıl bir yaklaşım çok dikkatimi çekti. Annesi babası da böyle mi davranıyorlar yoksa?
0
muhayyer divan
(13.03.22)
Tam olarak anlatamadim kusura bakmayın, örneğin kizim telefonu ver dediğimiz zaman uzulmus gibi düşünün, o zaman yapıyor
0
🌸m orak
(13.03.22)
ebeveynlik tavsiyesi degildir

istedigi yapilsin diye anne babanin dayanamayacagini bildigi seyleri yapiyorlar genelde o yasta. Bence kendine zarar vermesini engelleyip (sarilmak, kucaga almak vs olabilir) istedigi seyi vermeyerek bu davranisin bi sonuc vermeyecegini gostermek bi yandan da sakince neden bu yaptiginin kendine zarar vermek disinda bi ise yaramadigini, istedigini su su su sebeplerle suan ona veremeyeceklerini anlatmak.

tabi bunu soylemek o kriz aninda yapmaktan cok daha kolay.
0
ocaan
(14.03.22)
basit bir durum olabilir, ancak kendine zarar verme egiliminde olan bebelerde de bu tavra rastlaniyor.
bu yuzden mutlaka bir uzmana danisip gorussunler. ihmal etmesinler.
0
viva paulista
(14.03.22)
(15)

şeker bağımlılığından nasıl kurtulurum

kibritsuyu
ben bir şeker bağımlısıyım.insülin direnci var, simit şeklinde göbek var, grade 2-3 karaciğer yağlanması var, fazla kilo var (bmi: 35), diyabetik denecek ölçüde değil ama açlık kan şekerim de normalin üstünde (115-125 mg/dl). her şey var, yok yok.ama şekere ve şekerli gıdalara dayanamıyorum. dürtüyo
ben bir şeker bağımlısıyım.

insülin direnci var, simit şeklinde göbek var, grade 2-3 karaciğer yağlanması var, fazla kilo var (bmi: 35), diyabetik denecek ölçüde değil ama açlık kan şekerim de normalin üstünde (115-125 mg/dl). her şey var, yok yok.

ama şekere ve şekerli gıdalara dayanamıyorum. dürtüyor, ye beni diyor. irademe hakim olamıyorum.

hamur işlerine direnebilirim, ama nerede sevdiğim bir tatlı olsun, gofret olsun, çikolata olsun kendime hakim olamıyorum.

bari meyve yiyim, en azından vitamin de alırım desem, bir oturuşta 2 kilo portakal yiyebiliyorum, onda da sınırım yok, kendimi durduramıyorum. pis bir bağımlılık.

diyet yapayım diyorum. yediğim kalorisi hesaplanmış gıdalar hiç sorun değil, aç kalmak da sorun değil, ama açken tatlı göreyim o beni dürtüyor. yemeğin üstüne de illa ki ağzımı tatlandırma isteği geliyor. toksun işte yemekten yeni kalktın ayı, yeme o tatlıyı diyemiyorum. illa ağzıma çikolata atıyorum. bir dilim yesem neyse, gerisi de geliyor, hop bütün paketi gömüyorum. evde bulundurmayım desem, çocuk değilim ya çıkıp alıyorum anasını satayım. dur işte alma di mi, yok.

spor yapıyorum (düzenli değil, ara sıra). gidip 1 saatte 1500 metre yüzüyorum. çıkınca açım tabii. gaza gelmiş olduğum için sağlıklı şeylerle karnımı doyuruyorum, hadi hop üstüne yine tatlı bir şeyler yeme isteği. bütün o yüzdüğüm boşa gidiyor.

ofiste çekmecemde 3 büyük paket eti hoşbeş var mesela. yemekten sonra onlardan birini yiyecek olmak bana mutluluk veriyor. yemezsem rahatsız ediyor. açıp bir tanecik yesem bile paket bitmeden duramıyorum. hadi durdum, paketi katlayıp lastikledim, 5 dakika sonra sesleniyor bana oradan beni ye beni ye diye.

metformin de alıyorum doktor önerisiyle ama şekeri kesmedikten sonra o da faydasız.

ne yapayım ne edeyim de kurtulayım bu bağımlılıktan bir yol gösterin dostlar.

edit: al bu da soruyu sorar sormaz sözlük'te çıkmaya başlayan reklam: imgur.com
0
kibritsuyu
(11.03.22)
Tek ihtiyacınız olan şey güçlü bir irade. Şunu unutmayın hiçbirşeyin tadı sağlıklı olmaktan daha güzel değil.

Şu anda aksiyon almazsanız ilerleyen yıllarda çok sıkıntı çekme ihtimaliniz var. Bunları düşünün kendinizi alıkoyun. Emin olun bir süre sonra o kadar da şeker canınız istemeyecek.

Eğer şöyle birşey arıyorsanız bir ilaç alayım o ilaç sayesinde canım şeker istemesin az yiyeyim vs. öyle birşey yok. var diyenler de yalan söylüyor. bu işin kolay yolu yok. Kendinizi alıkoyacaksınız yemekten.

2 sene önce grade 2 karaciğer yağlanması olan ve hamur-şeker bağımlılığı olan birisi olarak yazıyorum bunları. Çok şükür karaciğer yağlanmam grade 1'e düştü. Üzerine çalışıyorum. 10 kiloya yakın da kilo verdim bu süreçte.

Kolay gelsin.
0
nuevo
(11.03.22)
21 günlük programlar var hatta böyle bi instagram sayfası var, isterseniz link atarım. 21 belki çok uzun gelebilir ama siz 5’le başlayın mesela, yemediğim kadarı kârdır diye düşünebilirsiniz.
Sık ve az yediriyor, sporu da sizinki kadar yoğun yaptırmıyor. Bence önceliğiniz şekerden uzaklaşmaksa egzersize abanmaya gerek yok şimdilik. Önce yemeyi düzenleyip hafif egzersiz eşliğinde vücudu kontrol altına almak daha doğru sanki.
0
megalomaniac
(11.03.22)
yemek saatlerinizi düzenleyebilirsiniz. her aklınıza geldiğinde yemek yiyemeyeceğinizi bildiğinizde bir süre sonra vücudunuz da alışıyor. ben tatlı sevmeyen biriyim ama bazen tatlı krizine girdiğim oluyor, o zamanlarda da yaptığım şey şu, bir gün kurusunu alıyorum bolca tarçına batırıyorum içine de yarım ceviz koyup yiyorum. hatta kendimi şımartmak istediğimde de hindistan cevizine batırıyorum bazen.

belki canınız tatlı çektiğinde bu şekilde 2 parça yerseniz idare edebilirsiniz.

olay tamamen kendi iradeniz aslında gerçekten. ben bu tatlıyı yemeyeceğim dediğinizde 2 hafta sonra zaten canınızın çok da istemediğini fark edeceksiniz.
0
susannah delgado
(11.03.22)
İki önerim var. Birincisi intermittent fasting, diğeri de yemekten hemen sonra diş fırçalamak.
0
chavezding
(11.03.22)
aslında metformin alıyorsanız bu isteğinizi kesmesi lazım? aldığınız doz ne kadar?

bir de muadil ilaçlar da denenebilir doktor kontrolünde, metformin eğer kısa süreli salınımlıysa -glifor gibi- belki de kısa sürede vücuttan atıldığı için etkisi az oluyordur ve yine tatlıya yöneliyorsunuzdur. yok, diaformin gibi uzun süreli salınımlı bir ilaçsa da, belki dozu az geliyordur. şu anda tamamen salladım ve doktor değilim, ama kimyasal reaksiyonlar açısından böyle düşündüm. çöok büyük yamuluyor olabilirim :/
0
pasp
(11.03.22)
sizin kadar olmasa da ben de tatlıyı çok seven bir insanım. kilo verme calışmalarına başlamadan önce dediğiniz gibi ucundan bir parça alayım dediğim çikolatanın tüm paketini gömüyordum vs.
(ayrıca bütün sülale şeker hastası ve azıcık kaçırsam bende de simitler cıkıyor.)

o zamanlar kilo verme hesabına düşük karbonhidratlı ketojenik benzeri bir seylere başladım. haliyle hem şekeri hem yüksek karblı ürünleri bırakmak asırı zor oldu. ilk 2-3 hafta baş ağrıları, halsizlik derken bok gibi geçti.

kendi deneyimimden bahsederek söylüyorum, bırakmaya karar verip uygulamaya başlayınca daha da kötüleşiyor ama irade ve istikrar önemli. cunku ucundan kaçırınca devamı geliyor. kendi yaptıklarımı yazıyorum.

1-yazmıssınız ama evde/ ofiste bulundurmamak asırı önemli. getir vb uygulamaları da silmek işe yarıyor.
dısarı cıkıp alma kısmı için irade dısında bir sey diyemiyorum. benim tembel olmam bu noktada işe yaradı belki :D
2-rafine şekerli market ürünleri yerine kuruyemiş (ufak paketlerde alınabilir) tüketmek şeker isteğimi azalttı.
3-yukarıda yazdığım gibi, öğünlerde düşük carblı beslenmek de etki etti bence.
4-bir de hem beslenme hem de spor için ,evet kısa süreli hedefler koymak önemli ama, uzun vadede sürdürmek, ara vermeden gelip geçici değil sürekli hale getirmek gerekiyor diye düşünüyorum.
(yani 5 gün spor yapmayıp 1 gün 1.5 km yüzmek değil de her gün 500 m yüzmek gibi.)
ne kadar düzenli olursanız o kadar kolaylaşıyor bence.
0
demoniclewinsky
(11.03.22)
valla bunun bir yolu yok ya, tamamen "mindset" ben cok uzun sureler sekersiz beslendim buna meyve de dahildi hatta.

intermittent fasting yardimci olur tabi onu yapacak irade de benzer bir irade, ne kadar az yersen seker tuketme ihtimalin o kadar azalir. seker gercekten uyusturucu madde gibi, ben ilk sekeri kesmeye basladigim zamanlari hatirliyorum (biraktim, tekrar tukettim, biraktim...) ama ilk bu konuya kafayi taktigim zamanlarda hatirliyorum usenmeden kalkip markete gidip eti canga falan alirdim insanin gercekten kafasina cakiliyor o seker ihtiyaci. sonra kendimi tuttum yani bir yolu var mi gercekten emin degilim ama 1 hafta - 10 gun gectikten sonra her sey daha kolay oluyor emin ol.

ayrica evde-ofiste sekerli paketli her seyi kaldir at, asla tekrar alma. bence bu is tamamen kafada bitiyor belli bir yolu yok ama uzun zamandir IF de yaptigim icin IF'le denemeni de tavsiye ederim.
0
bay b
(11.03.22)
Abi bu işi çözmen için bu işin mekaniğini çözmen lazım, sonra olay kafanda daha basit hale gelir.

İnsülin direnci nedir önce bunu bilmen lazım. Vücuduna aldığın şeker önce insülin yardımıyla hücrelere girer burada, enerjiye dönüştürülmek üzere depo edilir, fazlası da yağa dönüşür. Sen eğer fazla karbonhidrat alıp hücreleri dolduruyorsan ve o hücreleri boşaltmıyorsan hücrelerde şekere yer kalmaz, sen her şeker aldığında vücudun o şekeri hücreye sokabilmek için daha fazla insülin üretir, insülin şekeri zorla hücreye sokmaya çalışır ama senin hücreler dolu olduğu için bu bir işe yaramaz, bir süre sonra hücreler insüline direnç oluşturur ve en sonunda hiç tepki vermez; aldığın karbonhidrat direkt yağa dönüşür. İnsülin direnci budur.

Şimdi burada sence asıl problem nedir? Şeker bağımlılığı mı? Hayır. Senin sorunun fiziksel olarak hiç hareket etmemen. Ne dedim başta? Hücrelere enerji olarak aldığın şekeri boşaltman lazım. Yani hücrelerin boşalacak ki yeni gelen şekere yer kalsın, insülin de işini yapsın. Sen hep yiyip hiç enerji harcamazsın bir süre sonra direnç oluşuyor. Aldığın metformin de ne yapıyor koçbaşı gibi hücre kapısını açmaya çalışıyor zorluyor o arada vücut dengen bozuluyor ishal falan oluyorsun. Senin yapman gereken, ki insülin direncinin çözümü budur, hücreleri insüline duyarlı hale getirmektir, bu da körleşmiş hücreleri tekrar duyarlı hale getirmektir, bunun çözümü de hücrelerinde depo edilmiş ama kullanılmamış şekeri enerji olarak k kullanmaktır, bu da sadece günlük minimum 1 saatlik egzersizlerle olur. Çözüm bu. Yani senin yaptığın gibi arada bir yaptığın yüzme gibi değil.

Açıkçası bunun iradeyle kendini tutmanla bir alakası yok, sen kalori aldığında şekerin hızla yükselir, vücut onu hücrelere sokabilmek için bol bol insülin salgılar hücreye sokamayınca hepsini yağa çevirir kan şekerin düşer, sonra canın yine böyle şeyleri ister, bu bir kısır döngüdür. Ha burada şeker değil de başka bir şey yersen yine aynı şey olur zira sorun burada karbonhidrat alman değil, hücrelerinin kör hale gelmesi, çözüm de hücreleri tekrar duyarlı hale getirmektir, nasıl yapacağını da yukarıda yazdım zaten.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(11.03.22)
önce şöyle başla, mümkünse biri (daha daha mümkünse otoriter biri) sana porsiyon yapsın. hoşbeş'in deposu çekmecen olmasın. çevrendeki, senin hakimiyetindeki tüm abur cuburu teslim et. mutfakta ya da porsiyon yapan kişinin bildiği bir yerde dursun.

işin biraz önünü alırsan, tamamen kurtulmak için gücün, dayanağın olur. istersem yaparım moduna girersin. sen şu anda tamamen teslim olmuş durumdasın. bir anda çat diye kesemezsin. relapse yaşarsın.
0
gabe h coud
(11.03.22)
Ben size uyku saatlerinizi mümkünse en geç 22.30-05.30 aralığına çekmenizi tavsiye edeceğim.

Uykunun gece uyunması ve en karanlık ortamda uyunması, tabii bir de havası temizlenmiş bir odada uyunması, insanın iştahını ve tatlı ihtiyacını muazzam dengeliyor. Bunu yaşayarak gördüm. Kendinizi sırf uyku konusunda sıkı sıkı eğitseniz bile fazla kilonuzun en az üçte birini diyetsiz sporsuz verirsiniz.
0
muhayyer divan
(11.03.22)
ete aban. güzel et ye. yiyebildiğin kadar. kusana kadar et ye. şeker meker bi şey aramazsın.
0
alperz
(11.03.22)
"yemeğin üstüne de illa ki ağzımı tatlandırma isteği geliyor."

ben bundan sütlü kahve içerek kurtulmuştum. çay kaşığının ucuyla hindistan cevizi şekeri ekliyordum. sütün kendi şekeri de var zaten. akşam 6 gibi gelen tatlı krizimi dengeliyordu.
0
hakikatler bosluga bakan aynalar miydi
(11.03.22)
Geçici bir çare öneriyorum size: züber. Evet ben çikolata gofret türevlerinden züberw geçerek kurtuldum. Hem de bugün tam 1 ay oldu. İçeriğinde hurma kuru meyve daha doğrusu doğal şeker var. Nasıl istiyorsanız yine öyle yaşayın yiyin için ama aldığınız abur cubur lar züber olsun sadece. Şişkinlik azalıyor tatlıya olan saldırma hissi kayboluyor. Yemek sonrası illaki tatlı aranmak tarihe karışıyor. Evde paketi açılmamış cips çikolatalım duruyor. İrademi kutlayıp yemeden devam ediyorum. Züber denemeye karar verirseniz ilk önce fındıklı kakolusunu tercih edin. Çikolataya en yakın tad onda. Antep fıstıklı olan lokma ları ise aşırı güzel. Reklam gibi oldu ama gerçekten faydasını gördüm en azından deneyin derim.
0
buzbebek
(11.03.22)
Ekleme yapmak istedim bu aralar diyet yaptığım için belki başka okuyan eden olur tecrübe okumak motive eder. Yokluk hissinden kurtulmak için evde her şeyi bulunduruyorum. Mesela normal makarna da var tam buğday makarna da. Nutella da var gazoz da ayran da. Ben sağlıklısını tercih ediyorum. Ha ama istesem alırım yok değil elimin altında. Sizin için de öyle olabilir. Hoşbeşler çekmecede dursun. Onlar sizin. İstediğiniz zaman yiyebilirsiniz ama hem içeriği kötü hem de vücudunuza faydası yok.

Bir diğer yöntemim fakirlik oyunu. Diyelim canım dışarıdan pizza söylemek istedi. Kendi kendime diyorum ki ay sonu ve paran yok. Alamazsın. 40tl ise bir pizza 5 tane züber alırım 5 günlük arq öğün. Böyle böyle tamamen kafada kendimi kandırıp yemiyorum.

Saçma gelebilir ama kesinlikle etkisi oluyor.
0
buzbebek
(11.03.22)
ben kendim için yaptığımdan bahsediyim: oruç:)
din ile alakanızı bilmiyorum da ben önce nafile oruç tutaym dedim. Allah adına niyet alınca zorlanmadan tuttum. orucu bozamıyorum ya, pes edemiyordum. önce haftada 2gün (pzt-perşmebe oruçları) ve akşam yemeğimi gönlümce yiyip erken yatışa geçtim. zaten meşguldüm. meşguliyette olunca bu 2 günleri arttırdım. Kaza oruçları vs diye. sonra oruç tutmadığım günlerde bu şekilde beslenmeye başladım. günde 2 ögün ve öğün aralarında açlık süreleri uzun şekilde bazen de tek öğün. bu aslında intermittent fasting oluyor ama irade devreye giriyor ya. if yapıncada biyerde irade kırılıp "eee başlarım böyle işe" oluyordu.yine kısır döngü. bi kırılınca nasılsa bozdum diye başa sarıyordum. if'ten farklı olarak diğer türlüsünde orucu bozana kadar yiyemiyorum ya, oruç bozulacak, kazaya kalacak diye diye ben yeme düzenimi oturttum. o beni terbiye etti. ve cidden bir süre sonra önümde en sevdiğim şey bile dursa "ben istemiyorum" diyebiliyordum. yemeğin peşine düşüp km tepen insandım. aç bile durabilirim. açlıkta ayılıp bayılmıyorum, öyle rahat ettim ki. bir şeyi geri çevirmek, "canım çekti-istedi" gibi şeylerin olmaması. ramazan ayı da geliyor ya, Nisan 2'de. eğer oruç tutan birisiyseniz o zamana kadar haftada 2 günle başlayıp fullemeye çalışın. tüm gün bir şey yiyemeyince:)) anca akşam abanırsınız. onda da bir-iki derken artık hergün öyle abartmazsınız. sizi tıkıyacağı için mecburen, canınız öyle istediği için hafif şeylerle geçirmiş olacaksınız ve bi bakmışsınız kg vermişsiniz. bi de yürüyüş ekleyince. min 7500adım:)) iradeyi kıramama durumunda imana gelip böyle bi yöntem kullanabilirsiniz.
ben tek öğün besleniyorum, o da akşam yemeği. bi organizstyon falan varsa 2 öğün oluyor. öyle dengeliyorum. if herkes için çok uygun bence. yaşam şekline adapte edince miis. bir ton öğün yiyemiyorum artık ve "canım çekti" olayı yok.
0
halboyle
(11.03.22)
(2)

hızlı test kiti (covid)

syozkn
yanlış pozitif olma imkanı var mıdır?ben zaten pozitifim. kendimi izole etmiştim öğrendikten sonra. eşime de yaptırmıştık test ancak negatif çıkmıştı.evde internetten aldığımız test kitlerinden vardı. onları yapıyordu şüphelendikçe. az önce yaptığımız pozitif çıktı.yanlış negatif mümkün ama yanlış p
yanlış pozitif olma imkanı var mıdır?

ben zaten pozitifim. kendimi izole etmiştim öğrendikten sonra. eşime de yaptırmıştık test ancak negatif çıkmıştı.

evde internetten aldığımız test kitlerinden vardı. onları yapıyordu şüphelendikçe. az önce yaptığımız pozitif çıktı.

yanlış negatif mümkün ama yanlış pozitif çıkma ihtimali yok herhalde değil mi?

rapor vs ihtiyacımız yok gibi (zaten evden çalışıyor).gidip resmi olarak test yaptırmamızın bir avantajı var mı? resmi test yapmak mı lazım?
0
syozkn
(09.03.22)
Mehmet Ceyhan bir tv röportajında pcr testlerinin en fazla %50 oranda doğru sonuç verdiğini söylemişti. Hızlı test kitlerinde bu oranın daha düşük olabileceğini düşünüyorum. Bilkent Üniversiteyle alakanız varsa keşke diagnovir yaptırsanız. En doğru sonucu o veriyor.
0
muhayyer divan
(10.03.22)
hizli antijen testinde yanlis pozitif cok cok zor. yanlis negatif yaygin ama.

pozitif ciktiysa pozitiftir diyebiliriz. 2 kere pozitif ciktiysa kesin. bir daha denenebilir yani.

resmi test yaptirmanin pek bir olayi yok su anda artik - ama risk grubunda biriyse molnupiravir etken maddeli yeni ilaci verirler isinize yarar.
0
robokot
(10.03.22)
(2)

Bir kanun veya yönetmelik arıyorum lütfen yardım edin

muhayyer divan
Merhaba,Devlet memurlarının çalışmaları esnasında kullanacakları araç gereçlerin devlet tarafından trmin edilmesini, kullanılmasını, zimmetlenmesini belirten ve düzenleyen bir kanun veya yönetmelik var mı, varsa nasıl bulurum acaba? Google'a bir iki bişeyler yazdım ama sadece 657 sayılı kanuna ulaşa
Merhaba,

Devlet memurlarının çalışmaları esnasında kullanacakları araç gereçlerin devlet tarafından trmin edilmesini, kullanılmasını, zimmetlenmesini belirten ve düzenleyen bir kanun veya yönetmelik var mı, varsa nasıl bulurum acaba? Google'a bir iki bişeyler yazdım ama sadece 657 sayılı kanuna ulaşabildim.

Amacım, devletin sanat kurumlarında çalışan bir enstrüman sanatçısı memura devletin enstrüman sağlama mecburiyeti var mı, memurun da bu edinilmiş enstrümanı kullanma mecburiyeti var mı, varsa işleyiş nasıl ilerliyor bunu öğrenmek. Ama nereden bulacağımı bilemedim.

Yardım ederseniz çok ferahlatmış olursunuz beni.
0
muhayyer divan
(09.03.22)
657 de herşey yazmaz, bağlı oldugunuz kurumun çalışma esasları yönetmeligi olması lazım orada iş tanımı çervesi ayrintilari ile yazar en azindan bizim öyle. Kurumuzun web sayfasina bir göz gezdirin
0
Fritz-X
(09.03.22)
Kurumumun sadece 1 adet yönetmeliği var, onda da devletin çalgı sağlayıp sağlamayacağı ve memurun bunu kullanmak zorunda olup olmadığı belirtilmemiş. Böyle bir madde yok. Sadece bir maddede "Sanatçılar kendi üzerlerine kayıtlı çalgılara gereken özeni gösterirler. Sanatçının kusuru nedeniyle çalgının kaybolması veya tamiri mümkün olmayacak derecede hasara uğraması hallerinde günün rayici göz önünde bulundurularak kurum müdürü tarafından belirlenen bilir kişilerce tespit edilen tutar sanatçıdan alınır." Yazıyor.

Bu cümlelere göre devlet sanatçıya enstrüman verir. Ama "vermeyebilir de." Gibi bir serbestiyet veya ihtimal anlamı çıkaramadım. Yani hiçbir şey net değil işte. Bu durumda ben devletin verdiği enstrüman parçalarını kendi enstrümanımda kullanarak suç işlemiş durumuna düşürülmüş mü oluyorum?

Bu işi müfettişler bilir mi, onlara sorsam?
0
🌸muhayyer divan
(09.03.22)
(7)

sub-etha'dan gelinemiyor

himmet dayi
Sözlük hesabıyla oturum açmak istediğimde 'büyük başarısızlıklar sözkonusu' hatasını veriyor. sözlük hesabı da olup bu soruyu görenler deneyip bilgi verebilirse sevinirim.
Sözlük hesabıyla oturum açmak istediğimde 'büyük başarısızlıklar sözkonusu' hatasını veriyor. sözlük hesabı da olup bu soruyu görenler deneyip bilgi verebilirse sevinirim.
0
himmet dayi
(05.03.22)
Sub-Etha genel olarak çalışmıyor; diğer bölümlere de girilemiyor aynı şekilde.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(05.03.22)
tam şu an sub etha üzerinden geldim, dün gece de o hatayı vermişti ama sonra düzelmişti, şu an da normal çalışıyor görünüyor.
0
hypathia
(05.03.22)
Sub-Etha'dan geliyorum. çalıştı bende.
0
naksidil
(05.03.22)
bu duyuruyu açtıktan sonra bende de çalıştı. dün akşamdan beri çalışmıyordu.
0
himmet dayi
(05.03.22)
Dün ben de aynı sorunu yaşadım. Arada öyle oluyor.
0
muhayyer divan
(05.03.22)
Dün ben de girememiştim sub ethadan. Bugün sabahtan kontrol ettiğimde çalışıyordu, şu anda da çalışıyor.
0
invictae
(05.03.22)
mobilden çalışıyor web üzerinden ben de dün bağlanamadım.
0
coldegezenkutupayisi
(05.03.22)
(7)

Yatınca çarpıntı 95 yaş

muhayyer divan
Merhaba, 95 yaşındaki anneannem yatınca çarpıntı yaşar oldu, artık yatmaktan uyumaktan korkuyor. Google'a yazıp bakınca bir şey anlamıyorum,böyle bir şey yaşayan var mı? Bir de hafta başında kan tahlili yapıldı, tsh yüksek t3 düşük çıktı, total demir bağlama kapasitesi de düşük çıktı, bundan olabili
Merhaba,

95 yaşındaki anneannem yatınca çarpıntı yaşar oldu, artık yatmaktan uyumaktan korkuyor. Google'a yazıp bakınca bir şey anlamıyorum,böyle bir şey yaşayan var mı? Bir de hafta başında kan tahlili yapıldı, tsh yüksek t3 düşük çıktı, total demir bağlama kapasitesi de düşük çıktı, bundan olabilir mi? Eğer öyleyse kesinlikle doktora gitmeyen bu tonton ninemizin levotironunu keselim mi napalım? Ne halt edecem şaşkınım bana bir yol gösteren olur mu acaba...
0
muhayyer divan
(04.03.22)
Öncelikle doktoruna danışın eğer ki sorun yok derse psikolojik olarak yaşı itibariyle uykuda ölme korkusu yaşıyor olabilir bu noktada da yine yaş itibariyle placebo ilaç ile telkin edilebilir burada başarı tamamen placeboyu neneye iyi pazarlayabulme ile alakalı.
0
apocalipy
(04.03.22)
Geçmiş olsun. Evde bakım hizmetinden yararlanabilirsiniz. Doktorlar eve gelince mecbur muayene olur diye düşünüyorum.
0
duma duma dum
(04.03.22)
@duma duma dum

Ankara şehir hastanelerinden bir ekip gönderildi. Gelen 2 kadın 5 dk içinde fırtına gibi her şeyi alelacele yapıp çekip gitmişler. Kan almak tansiyon nabız bakmak ateş ölçmek vs. Kan sonuçlarının hemen çıkması hariç hiç memnun kalmadık. 5 dk için bizi 3 hafta beklettiler. Güvenmiyorum.
0
🌸muhayyer divan
(04.03.22)
Çarpıntı TSH ve t3 nedeniyle olabilir ama mümkünse tahlil sonuçlarını bir endokrin uzmanına, hiç olmazsa aile hekimine gösteremez misiniz? TSH yükseldiyse ilaç dozunun artması gerekir diye hatırlıyorum ben (hekim değilim, tiroit ilacı kullanıyorum çok uzun zamandır).
0
kobuzchu kiz
(04.03.22)
Levatronu kesmeyin sakın, belki yükseltmek bile gerekir. İmkan var ise kardiyolojiye gidin
0
sagini solunu bilmez cahil
(04.03.22)
benzer semptomları yaşayan kayınpederime, kalp yetmezliği tanısı konuldu ve kalp pili takıldı. kardiyoloji'ye mutlaka görünsün derim.
0
altinci nesil caylak
(04.03.22)
bizim çok benzer sıkıntımızın ilacı cipralex olmuştu. psikiyatrist de görebilir belki teyzemiz. şifa diliyorum.
0
dr doofenshmirtz
(04.03.22)
(6)

Hes kodu kalktı ya, pozitif kişiler her yere girebilecek mi o zaman?

pembe mezarlık
E Hes kodu kalkınca covid pozitif olanlar da girebilecek avm, okul tarzı yerlere. Ben mi yanlış anladım?
E Hes kodu kalkınca covid pozitif olanlar da girebilecek avm, okul tarzı yerlere. Ben mi yanlış anladım?
0
pembe mezarlık
(03.03.22)
Doğru. Bundan sonra izole olmakla değil aşı ile mücadele edilecekmiş. Öyle buyurdular.
0
himmet dayi
(03.03.22)
Cosmic+1

Tabii hes kodu kalkmasıyla bence esas risk enfekteler değil aşısızlar oldu. Aşıyı da kontrol edemeyeceklerine göre artık her yer covid partisine dönecek. Günde 200+ ölüm yaşanan ülkede ve aşı oranları bu seviyedeyken çok ciddi risk aldılar.
0
lcha
(03.03.22)
Bir ise yaradigi yoktu zaten herhangi birinin hes koduyla her yere girebiliyorsun.

Mesela akbile hes kodu isleniyor ama pozitifsen kiz arkadasinin akbiliyle tum istanbul'u dolasabilirsin.

Belki sadece ucakta isme bakiyorlardir.
0
divit
(03.03.22)
Şu da var, pozitif oldu, otomatik olarak karantinaya girdi yani devlet ona çalışmama hakkı vermiş oldu, 7 gün evde geçirdi. 7 gün bitince yeniden test yaptırıp yeniden pozitif çıktı, bu sefer (devlet memurları için konuşuyorum) her ne hal içinde olursan ol ya işe gideceksin ya da rapor alıp yatacaksın. Eğer daha önce de rapor alıp yıl içindeki rapor haklarını bitirdiyse, bu raporu aldığı takdirde aslında hak ettiği ikramiye ödemesini alamayan çalışanlar var, ki biri benim. Dolayısıyla istediğin kadar ilk testle birlikte 7 günlük karantinaya gir, o sürede çok hafif geçen şey ikinci 7 günde kudurabiliyor ya da kudurmayabiliyor. Kudurmazsa napıcan, devlet çağırıyor gidicen işine. Devletin şu an yaptığı bu. Pozitif olsan da olmasan da işe geleceksin, bitti.
0
muhayyer divan
(03.03.22)
cosmicstring +1

sonradan korona olduğu ortaya çıkan bir arkadaşımla 5-6 saat aynı arabada maskesiz yolculuk yapan arkadaşlarımın yurtdışına çıkmaları gerekiyordu (daha doğrusu evlerine geri dönmeleri gerekiyordu) hiç test yaptırmadan uçağa bindiler gittiler. korona olmaları yüksek ihtimaldi.

ama yeni bir varyant ortaya çıkmayacaksa, yadırgamadım. sonuçta bu yeni varyantta ağır atlatan pek görmedim ben.
0
co2s2
(03.03.22)
Önceden test vermeyenler ortalıkta geziyordu. Şimdi test olduğu için dışarı çıkamayanlar da hasta hasta yer yerde gezecek. Korkunç bir ortam oluşacak. Üstelik bu adamlar hasta hasta maskelerini de çıkaracak. Buyrun bir de burdan yakın
0
photo85
(03.03.22)
(1)

Çok kolay pes etmekten nasıl kurtulunur?

kulaktan dolma biber
Hemen her şeyden vazgeçiyorum, pes ediyorum. Birinden, bi şeyden, bi aksiyon almaktan kısacası her şeyden en ufak pürüze denk geldim mi kaçıyorum.Mesela mesleğimle alakasız işler yaparak mezuniyetimin üzerinden 4 yıl geçirdim. Kendimi ifade edemediğimi hissettiğim anda bırakıveriyorum. Hiçbir alanda
Hemen her şeyden vazgeçiyorum, pes ediyorum. Birinden, bi şeyden, bi aksiyon almaktan kısacası her şeyden en ufak pürüze denk geldim mi kaçıyorum.
Mesela mesleğimle alakasız işler yaparak mezuniyetimin üzerinden 4 yıl geçirdim. Kendimi ifade edemediğimi hissettiğim anda bırakıveriyorum. Hiçbir alanda yetkin olmadığım gibi hırslı veya girişken biri de değilim ve ne iş yaparsam yapayım bana uygun değilmiş hissinden bir türlü kurtulamıyorum.
Şimdi diyebilirsiniz ki burası türkiye herkes de bayılarak para kazanmıyor ama böyle doğru değilmiş gibi geliyor. Yeni bir şeyler denemek için çok mu geç kaldım diye diye denememeye devam ediyorum. Bu arada en ufak zorlukta stres oluyorum, uykularım kaçıyor, abuk subuk kabuslar görüyorum, ha diğer bir yandan da beynim sanki yavaşlıyor, algılarım daralıyor ve alık bi tipe dönüşüyorum. Aptal olmadığımı biliyorum ama çabuk pes ediyorum, bunu aşmak için ne yapmam gerektiğini de bulamadım- psikolojik destek mestek düşündüm ama yüzeysel tavsiyeler duymak istemiyorum o yüzden yardım almışların önerilerine çok açım.
0
kulaktan dolma biber
(28.02.22)
En kolaydan en zora doğru ilerleyecek şekilde, kendine sözler ver ve zamanında yapmayı, kalitesini ve mutlaka gerçekleşmesini hedef edin. En basiti ne olabilir, mesela her sabah uyanır uyanmaz telefona bakmayı 1 saat ötelemek. Uyanmak ama 1 saat telefona bakmadan yaşamak. Artık bu 2 saatin içine ne koyarsan o belirleyecek bu eyleminin kalitesini.

Her bir söz seni geliştirecek, değerini artıracak sözler olsun ve bunları bundan sonra hep tutacağını bil, yani bu söz verip yerine getirmek oyun değil de gerçek, senin gerçeğin olsun.

Yeni bir dil öğrenmeye, bir enstrüman öğrenmeye, yazılım çalışmaya, yeni bir meslek okumaya kadar git. Beynine birileri her şeyin zor olduğunu, uğraşmanın çok acı verici olduğunu, hayatın hiçbir şeye değmeyecek kadar anlamsız, boş olduğunu kazımış. Öyle olmadığını kendin yaşayarak öğrenmen lazım.

Profesyonel yardım almalısın. Maddi vaziyet uygunsa sana psikolog önerebilirim.
0
muhayyer divan
(01.03.22)
(2)

Beş kiloluk kedi 2.5 kilo olmuş ne zaman eski haline döner

mezarkabul
Bahçede baktığım kedi bir süredir gelmiyordu, bugün kilo verdiğini kucağıma alınca anladım, bol tüylü olduğu için pek belli olmuyor bakınca. Neyse, eve aldım ben bunu, ıslak mama kuru mama verdim. Suyuna da yavru kedi süt tozu kattım. Bir iki vitamin hapı verdim ama yemedi. Zorlamadım yedirmek için.
Bahçede baktığım kedi bir süredir gelmiyordu, bugün kilo verdiğini kucağıma alınca anladım, bol tüylü olduğu için pek belli olmuyor bakınca. Neyse, eve aldım ben bunu, ıslak mama kuru mama verdim. Suyuna da yavru kedi süt tozu kattım. Bir iki vitamin hapı verdim ama yemedi. Zorlamadım yedirmek için. Ne zaman eski haline döner bu kedicik?
0
mezarkabul
(19.02.22)
Hasta değilse iyi bir bakımla 2 haftaya kadar normal kilosuna dönebilir. Hastaysa bilmiyorum. Ki hastalanmış olmasa bu kadar zayıflamazdı sanırım.
0
muhayyer divan
(19.02.22)
bizim dombili de her yil bu zamanlar kaybolur 1 ay sonra bir deri bir kemik geri gelir (part time ev kedisi). hasta degilse bisey olmaz.
0
Ley
(19.02.22)
(3)

kedim küvete girip bağırıyor

SulhiSaygili
evet bir ergen gibi tuvalete girip bağırıyor bazen. sorunu ne olabilir sizce? kumunu mu beğenmiyor acaba? çünkü tuvaletini yaptıktan sonra da (yaparken değil) biraz miyavlıyor tepkili şekilde. halbuki düzeninde hiçbir şey değişmedi hayvanın. fikri olan var mıdır?
evet bir ergen gibi tuvalete girip bağırıyor bazen. sorunu ne olabilir sizce? kumunu mu beğenmiyor acaba? çünkü tuvaletini yaptıktan sonra da (yaparken değil) biraz miyavlıyor tepkili şekilde. halbuki düzeninde hiçbir şey değişmedi hayvanın.

fikri olan var mıdır?
0
SulhiSaygili
(19.02.22)
Okuduğum/bildiğim kadarıyla tuvaletini yapmayı kutluyor. Bizimki zafer turu bile atıyor evde
0
cedilla
(19.02.22)
Kumu temiz değilse, mesela tuvalete girince ayakları kirlendiyse bağırma ihtimali çok yüksek ... insan gibi yani :) Normal bir kedi tuvaletini gizlice yapar. Yüksek ses çıkarmaz.

Eğer tuvalet yaparken zorlanıyorsa,
veya tuvaletden sonra çok yalanırsa,
veya tuvaletini yapamıyorsa,
veya tuvaletden sonra canı yanıyor gibi bağırıyorsa mutlaka veterinere götürün. Böbrek, idrar yolu veya mesanede taş, kristal gibi bir sorunu varsa tuvalete gitmemeye başlar. Böyle bir durum hayatidir. Dikkatlice izleyin.
0
alfired
(19.02.22)
Sen yıkanırken küvette mi yıkanıyorsun, ayrıca yıkanma esnasında şarkı söylüyor musun? Cevap evet ise seni taklit ediyor olabilir. Var öyle kediler.
0
muhayyer divan
(19.02.22)
(4)

Canı aşırı derecede balık, karides, kalamar, sushi çekmek

muhayyer divan
Ne demek? Niye deniz mamullerini bu kadar aşeriyor bu şahıs? (Aşeriyor dediysem abartı sanatı, yoksa gebelik filan yok). Ha ne dersiniz niye böyle bu? Vücudunda ne eksikliği olabilir? Ayrıca ciddi bir durum mu?
Ne demek? Niye deniz mamullerini bu kadar aşeriyor bu şahıs? (Aşeriyor dediysem abartı sanatı, yoksa gebelik filan yok). Ha ne dersiniz niye böyle bu? Vücudunda ne eksikliği olabilir? Ayrıca ciddi bir durum mu?
0
muhayyer divan
(19.02.22)
Benzer fresh tadı alacak başka bir seçenek yok, o hissi o dokuyu can çektiğinde mecbur bunları yiyeceksin; o yüzden bir şey eksikliğine yormak zorunda değilsin bence.

Bana da oluyor arada ama daha çok sushi ya da diri kalmış deniz ürünleri olarak.
0
Jux
(19.02.22)
Sushi demesen canı rakı çekiyor diyecektim.
0
ceketimi alip cikcam
(19.02.22)
Valla benim de çekiyor bıraksan haftada 2-3 kez yerim ama pahalı.
0
oldtimer
(19.02.22)
Peki bu can çekmesi belli başlı bir takım vitamin mineral eksikliği göstergesi olabilir mi, normalde balığa bile düşkünlüğü olmayan insan durduk yere deli gibi çiğ balık ve sushi manyaklığına niye kapılsın ki? :$
0
🌸muhayyer divan
(19.02.22)
(4)

Şehirlerarasi yolculuk kar mahsur kalma olur mu

lullabylove
Merhaba, bugun İstanbul Ankara yolundan sabah saatlerinde otobüs sorunsuz geldi ama yarin yine yolculuk yapmayı düşunuyordum geri dönüş için. Kaza haberleri mahsur kalma, otogarda bekleme olsun bir sürü kötü şey duydum. Gündüz yola çıksam soeun olur mu sizce? Yollarin nasıl olduğuna vs nereden bakıl
Merhaba, bugun İstanbul Ankara yolundan sabah saatlerinde otobüs sorunsuz geldi ama yarin yine yolculuk yapmayı düşunuyordum geri dönüş için. Kaza haberleri mahsur kalma, otogarda bekleme olsun bir sürü kötü şey duydum. Gündüz yola çıksam soeun olur mu sizce? Yollarin nasıl olduğuna vs nereden bakılabilir? Haftaya sa yine geleceģim de yabancı bir yerde kalmayı sevmiyorum, git gel yapacaktım iki sefer.Yola çıkıp çikmama konusunda kararsız kaldım. Nedense zorun yaşamadım ama bilmiyorum... Gündüz çikarsam alakalı mı gerci bilmiyorum ama bir tık bir şey olmaz herhalde diye de düşundum.... Teşekkürler şimdiden
0
lullabylove
(23.01.22)
Bolu'da şu an hem tem hem de d100 kapalı. Bolu valisi yolları ne zaman açabiliriz bilmiyorum diye açıklama yaptı. Yarın da o bölgeye ciddi kar yağışı bekleniyor sorun yaşama ihtimalin yüksek gibi. Gerçi yol kapalıysa muhtemelen otobüs seferi iptal olur.
0
10032007
(23.01.22)
yolu kapatmışlar zaten.
0
rose parks
(23.01.22)
Bütün yollar kapalı, İstanbul valisi ayrı Ankara valisi ayrı oturun aşşaa diyorlar, illerden birinde üniversiteler 2 gün tatil edildi, İstanbul'da vali engellilere ve gebelere 2 gün idari izin verdi.

Bence otur aşağı.
0
muhayyer divan
(24.01.22)
Teşekkurler bu kadar kotu oldugunu bilmiyordum sanırim. şansa gelebilmişim o zaman bugün. Adapazarı'ndaydım ama o yoldan geciyoruz, cidden şansa gelebildigimi dusunuyorum şu an cidden...
0
🌸lullabylove
(24.01.22)
(7)

Tez yazanlar evrakçılar için kaydetme uygulaması

muhayyer divan
MerhabaÖncelikle akademisyenler ve üniversite öğrencileri için ve tabii belge güvenliğinin çok önemli olduğu her alan için bilgisayarda yazılan belgenin yanlışlıkla silinmesi halinde o belgeyi başka hedef klasörlerde veya birimlerde en son kaydettiğimiz haliyle bulabilmemizi sağlayan bir program, uy
Merhaba

Öncelikle akademisyenler ve üniversite öğrencileri için ve tabii belge güvenliğinin çok önemli olduğu her alan için bilgisayarda yazılan belgenin yanlışlıkla silinmesi halinde o belgeyi başka hedef klasörlerde veya birimlerde en son kaydettiğimiz haliyle bulabilmemizi sağlayan bir program, uygulama vs bişey var mı? Belge kurtarma bişeysi var ama o nedir bilemiyorum, daha doğrusu tam anlamadım.

Ben diyorum ki, nasıl ki Word'de zamanlamalı otomatik kaydetme ayarı var, aynı bu kafayla, mesela 2 dk'da bir 3 farklı klasöre daha kaydetsin aynı dosyayı. Üstüne yazsın yani, değiştirsin. Neyse işte.

Böyle bir şey yapıldı mı, var mı, varsa nedir nasıl ulaşırım?
0
muhayyer divan
(23.01.22)
Dropbox, OneDrive gibi "cloud storage" servisleriyle yapabilirsiniz.

Kendi adıma tüm belgelerimi Google Drive'da hazırlıyor ve tutuyorum, Word kullanmıyorum. Bu şekilde belgeler için endişelenmiyorum. Online veya offline olarak kullanabilirsiniz. Gerekirse *.docx uzantılı indirebilirsiniz.
0
fotrsapka
(23.01.22)
Şunu kullanıyordum :
www.overleaf.com

Otomatik olarak kaydetme işlemini yapıyordu, dokümanın eski versiyonlarını da saklıyor, kim nerde ne değişiklik yapmış görebiliyorsun. Tabi bizde hocalar latex kullandığı için editör olarak bunu kullanmıştık.

Bunun dışında, yukardakiler +1.
0
sarahkerrigan
(23.01.22)
Ne gerek var abi buluta falan.
Senkronize ederken dosya bozulacak sonra bombos word dosyasina bakacaksin.

Her aksam kendine mail at. Boylece hergun icin 1 versiyonun olur.

2 ayri hesaba mail atarsan daha iyi.
0
divit
(23.01.22)
@divir haklı, ben onedrive'a gayet dolu eklediğim belgelerimi birkaç defadır bomboş buluyorum. Saçmalık. Bulut güvenilir gelmiyor.
0
🌸muhayyer divan
(23.01.22)
github ya da bitbucket private repoya atın.
0
nuisance
(23.01.22)
Mac kullanıyorsanız bütün dosyalar için otomatik versiyonlama yapılıyor. Buna bir bakın isterseniz.
0
kaptankedi
(23.01.22)
O kadar farklı yere kaydedersen tam tersi bir karışıklığa neden olabilir. Flash belleğe ya da mailine bir kopyasını at. Mail en temizi.
0
garylineker
(23.01.22)
(14)

istenmeyen bölümde okumak

dodonene
gece gece yine uyutmadı. bölüm değiştirsem bu sefer 25-26 yaşında mezun olacağım. iki ucu boklu değnek. siz olsanız napardınız veya naptınız ?
gece gece yine uyutmadı. bölüm değiştirsem bu sefer 25-26 yaşında mezun olacağım. iki ucu boklu değnek. siz olsanız napardınız veya naptınız ?
0
dodonene
(23.01.22)
canım ne istiyorsa onu yaparım. kaç yaşında mezun olduğunun bir önemi yok. ama maddi bir kaygın bulunuyorsa önünde iki seçenek bulunuyor:

1-bölümü bitirip çalışmaya başlamak, sonrasında çalışırken istediğin bölümü okumak.
2-maddi kaygıya rağmen okulu bırakıp istediğin bölüme girmek.

ilk üniversitemi 25-26 yaşımda bitirdim. 30 yaşından sonra ikinci üniversitemi okuyorum. bitince üçüncüyü de düşünüyorum. yaş sadece boş bir rakamdan ibaret, takma kafana.
0
lesmiserables
(23.01.22)
22 yaşımda hukuk fakültesini bitirdim (ki Türkiye'nin top 5 üniversitelerinin birinde), aynı sene psikoloji bölümüne başladım. 26 yaşında mezun oldum.

Şimdilerde yüksek lisansım da bitmek üzere, üzerine tecrübeli de sayiliyorum artık iş hayatında.

O dört yılı kafama taksaydim sevmediğim bir mesleği yaparak adliye koridorlarında her gün kendime aciyacaktim büyük ihtimalle.
0
fraise
(23.01.22)
Okuyacağın bölüme göre değişir ne olacağı. Geç mezun olunacaksa sonuç buna değer olmalı.
Bana kalırsa üniversite eğitiminin bazı alanlar dışında çok da değeri kalmadı. Hedefin nedir bilmiyorum ama bu süreçlerde çok zaman harcamak çok mantıklı değil artık.

Eğitimin kalitesi belli. Ezbere dayalı ve hocaların egolarını tatmin ettiği bir sistem var. Boğaziçi, odtü falan da dahil olmak üzere kaliteli iş yapılan okul yok bu ülkede. Lisansı bölüm derecesiyle bitirdim. Şimdiki aklım olsa hiç uğraşmazdım diyorum. İlgi duyduğun konularda okul dışında kendini geliştirebilirsin.

Diplomadan ziyade bir iş yapmayı öğren. Skill kazanmaya bak. Artık tüm dünyada bilgisayar başında oturacak insan yeterince var. Üniversite mezunlarında sanayideki ustanın sahip olduğu beceri yok mesela. Ayrıca vizesi, finali derken bir roman okumaya zaman bulamıyor insan. Ödevdir bilmemnedir derken kültür sanat aktivitelerine zaman da kalmıyor. Yazarken bile darlandım.
0
garylineker
(23.01.22)
25-26 ile 40 arasında 14-15 yıl fark var. Hiç çekinme yap gitsin. Ömür 1 tane.
0
muhayyer divan
(23.01.22)
Cogumuz "istemedigim bolumde okuyorum" donemlerinden gecmisizdir. 25-26 yasinda mezun olmakta bir sikinti yok da: istemedigin bolum ne istedigin bolum ne? Bunlari bize soylemek zorunda degilsin de kendin iyi anladigindan emin olmalisin.

Ikinci olarak, zaten cogumuz -'istedigimiz bolum'de okumus olanlar dahil- istedigimiz veya okudugumuzla alakali isi yapmiyoruz en sonunda. Neyi bulursak o isi yapiyoruz. Istedigin bolum gerecekten de istedigin kariyer icin kapi acan bir sey degilse gene digerleriyle ayni havuza girip rasgele bir is bulana kadar yuzlerce basvuru yapacaksin, aylarca belki yillarca email bekleyeceksin. O yuzden cok buyutme gozunde.

Yap gitsin demek kolay ama kariyer imkanlari olan bir bolumden sirf "istedigim bolum" diye issizler ordusuna katacak bir seye gecersen hayatinin hatasi olur.
0
hot potato
(23.01.22)
istemedigin bir isi yapmak zorunda kalirsan hayatinin geri kalani baya acili gecer. O yuzden yol yakinken degisikligi yap. 25-26 yas mezuniyet icin ideal, 22'de bitirene madalya vermiyorlar.
0
cooperr
(23.01.22)
birinde istemediğin bir işi ömür boyu yapmak var, yıllarını çöpe atarsın.

diğerinde 2-3 seneni çöpe atmış olcan.

ben bölüm değiştirmediğim halde 25 yaşında bitirdim okulu. geç değil.
0
jelly bear
(23.01.22)
30 yaşındayım, her gün “23- 24 yaşında bölüm değiştirmeyen aklıma sıçayım” diyorum. Ne sevdiğini keşfettiysen ya da bi fikrin varsa hiç vakit kaybetme. Ben hala kariyerimi yakıp yeniden okul okuma kafasındayım
0
zimbirik
(23.01.22)
25-26 dediğin benim yaşıtlarım, ya işsizler ya da daha yeni işe başladılar. günümüzde 25 yaşında işe başlanıyor artık. asla geç değil. ayrıca o işi 65 yaşına kadar yapacaksın büyük ihtimalle. sevmediğin işi 40 sene yapmak akıl karı mı?

insan gençken mücadele etmeli ki ilerde hem pişman olmasın hem de rahat etsin.
0
rose parks
(23.01.22)
ben olsam üniversiteyi komple bırakırdım bu durumda.
ya istemediğin bir kariyer edineceksin ya da 4 belki 5 sene daha geç atılacaksın hayata. o 5 sene içinde en absürt bir alanda kendini geliştirsen bile üniversite okumaktan daha çok faydalı olur.
0
etna
(23.01.22)
ben bolumumden 28 yasinda mezun oldum. diyeceklerim bu kadar.
0
nibba
(23.01.22)
26 yaş hiç birşey takılma ona. Ama gerçekten istemediğinden emin ol hatta rehber hoca vs birileriyle otur konuş öyle karar ver, sonra keşke o işi yapsaydım kariyer olanakları daha iyiydi vs vs dememek için.
0
bluewhale
(23.01.22)
25 26 geç değil
Hemen dön o yoldan
0
photo85
(23.01.22)
aynı ikilemde kalıp bölüm ve okul değiştirdim, 26 yaşında mezun oldum.

benimki çok büyük riskti çünkü maddi kaygım fazlaydı. ortalamamı yüksek tutup bulduğum bir iki bursla geçinerek yaşadım. geçmişe dönüp baktığımda iyi ki değiştirmişim diyorum.
0
beatbox yapan metalci
(24.01.22)
(11)

sarımsaklı ne yiyeyim?

floydian
canım aşırı sarımsaklı bi şeyler çekiyor.aklıma 2 şey geldi:1-mantı: çok hamur hamur olmasa yerdim de daha hafif bir şeyler istiyorum.2-işkembe çorbası: güzel yapan yer yok yakınlarda. başka ne olabilir?
canım aşırı sarımsaklı bi şeyler çekiyor.

aklıma 2 şey geldi:

1-mantı: çok hamur hamur olmasa yerdim de daha hafif bir şeyler istiyorum.
2-işkembe çorbası: güzel yapan yer yok yakınlarda.

başka ne olabilir?
0
floydian
(22.01.22)
karşı koyamayacağınız 22 sarımsaklı yemek ve tarifi

www.nefisyemektarifleri.com
0
la traviata
(22.01.22)
sarımsaklı, zeytinyağlı ve acı biberli makarna.
0
axl
(22.01.22)
Sarımsağı ekmek arası yapıp ye. Ben öyle yapıyorum, çok tatmin edici oluyor.
0
muhayyer divan
(22.01.22)
Karnabahar veya brokoli pişir, üzerine bol sarımsaklı yoğurt sosu yap.
0
sckxyss
(22.01.22)
sarımsaklı yoğurtlu biber kızartması?
0
king lizard
(22.01.22)
benim de canim ne zamandir sarimsakli ekmek istiyor, citir citir ve peynirli cok guzel olur.
0
in vino veritas
(22.01.22)
manti hafif ya. hele siparis edeceksenizz porsiyonlar kucuktur Çitir manti diyorum ben...
sarimsakli yogurtlu mezeler de olabilir senizotu salatasi veya kizartmalarin ustune
0
ala09
(22.01.22)
Cacık iç şekerim
0
kediperili
(22.01.22)
sarımsaklı ekmek ve beyran.
yada bol sarımsak soslu makarna.
0
baldan kaymak
(22.01.22)
Sarımsaklı fırında ekmek baharatlı
0
esinikaybetmiscorap
(22.01.22)
sarımsaklı tutmaç çorbası
0
bugisme
(22.01.22)
(4)

Kedi maması için enerjimizi birleştirelim mi

buffy de vampir sayılır
Uygun fiyata ortalama bir mama arıyorum ama bulamıyorum. Temizmama vs haricinde ne alalım? Sokak kedileri aç kalmasın, evdeki mama bitmek üzere. Pawmas diye bir marka buldum, tüm yorumlar olumlu derken ekside "pawmas marka kedi mamasından kıl filizlenmesi" diye bir başlığa denk geldim. Kilosu 15 lir
Uygun fiyata ortalama bir mama arıyorum ama bulamıyorum. Temizmama vs haricinde ne alalım? Sokak kedileri aç kalmasın, evdeki mama bitmek üzere.

Pawmas diye bir marka buldum, tüm yorumlar olumlu derken ekside "pawmas marka kedi mamasından kıl filizlenmesi" diye bir başlığa denk geldim.

Kilosu 15 lira civarında mama öneriniz var mı?
0
buffy de vampir sayılır
(22.01.22)
enjoy tavuklu dısında hesaplı mama kalmadı gıbı bısey maalesef. bir de buyuk pet marketler varsa cevrenızde, oralarda posetle satıyorlar kılosu 18 tl 21 tl benım bulundugum yerde. 15 e var mıdır bılemıyorum.
0
camene87
(22.01.22)
Giffy seviliyor, özellikle gurme olanı. 220-230 civarı fiyatı.
0
hipopotamus
(22.01.22)
Reflex alıyoruz biz ama eylül sonunda 300 liraya almıştık 15 kilosunu. Şimdi nedir bilmiyorum. Biraz kıllanıyorum gerçi ama, bilemiyorum...

Bu kuru mama ve yaş mama besin değerleri nasıl öğreniliyor öğrenmek isterdim...
0
muhayyer divan
(22.01.22)
goody marka mamanın 15 kilosu 180 liraya satılıyor çiçeksepeti gibi yerlerde, bilginize.
0
🌸buffy de vampir sayılır
(08.02.22)
(7)

Bir insanda B, D vitamini ve Demir eksikliği neden olur?

muhayyer divan
MerhabaBir arkadaşımın sevgilisinde B vitamini, D vitamini ve Demir emilimi sorunu varmış, çinko emilimi de sorunluymuş. Arkadaşım sormuş neden olurmuş peki diye, bilmiyorum ama çözümü yok demiş.Benim kafama takıldı. İnsan b'siz d'siz demirsiz çinkosuz yaşayabilir mi de? B vitamini eksikliği denince
Merhaba

Bir arkadaşımın sevgilisinde B vitamini, D vitamini ve Demir emilimi sorunu varmış, çinko emilimi de sorunluymuş. Arkadaşım sormuş neden olurmuş peki diye, bilmiyorum ama çözümü yok demiş.

Benim kafama takıldı. İnsan b'siz d'siz demirsiz çinkosuz yaşayabilir mi de? B vitamini eksikliği denince birden uyuşturucu kullanımı çağrıştı kafamda. Ne dersiniz gerçekten öyle bişey olabilir mi yoksa bundan tamamen bağımsız böyle bir rahatsızlık olabilir mi? Nasıl oluyor anlayamadım.
0
muhayyer divan
(21.01.22)
Evet vitaminlerle ilgili emilim sorunu olabiliyor.
Bağırsak yapısı, florası ile ilgili de olabilir.
Benim de kendimi bildim bileli demirim, d vitaminim düşük. Takviye yapılıyor yine azalıyor sonra.

Arabaya benzin koyuyorsun ama arabanın dandik veya hatalı bir sistemi var, benzini tam performanslı kullanamıyor gibi. Hatalı sistem de bünye oluyor.

Bu arada insan b'siz d'siz yasayabilir mi demişsiniz ama kanında hiç yok değildir o, eksikliği vardır.
0
la lykia
(21.01.22)
Hepsi birden nasıl oluyor onu anlamadım...
0
🌸muhayyer divan
(21.01.22)
genel bir emilim bozuklugu olunca bu tek bir seyi degil bircok seyi etkileyebiliyor.
0
la lykia
(21.01.22)
Abi zaten bu saydiklarin ulkenin %90'inda eksiktir hele kadinlarda %99 falandir.
ben olcturup de duzgun cikan pek gormedim.

Et yemiyorlar,gunes gormuyorlar, spor zaten yok. Emilecek bir sey almiyorlar genelde.
0
divit
(22.01.22)
Yetişkin bir erkek ama bu bahsettiğim. Hem D, B vitaminleri ve Demir hem de Çinko eksik... kronik kabızlık, gastrit, panik bozukluk filan varmış... vay arkadaş ne ara bu kadar hastalanıldı ben anlamadım ki. Noluyo yani yuh.
0
🌸muhayyer divan
(22.01.22)
muhtemelen bağırsakları allerjen bi maddeye karşı tepki veriyor. gluten, kazein vs olabilir. bu konuda uzman bir hekime gidip eliminasyon diyetleri ile rahatsızlığa sebep olan gıdalar tespit edilmeli.
0
orpheus
(22.01.22)
genç insanların da birçok kronik sağlık sorunu olabiliyor. doğuştan gelip yetişkinlikte daha su üzerine çıkan durumlar da olabiliyor.
ben 15 yaşımdan beri uğraştığım sağlık sorunlarını anlatsam ağzınız açık kalacak demek ki :)

neden "vay arkadaş ne ara bu kadar hastalanıldı ben anlamadım ki." diye yazdınız?

yakın zamanda mı olmuş hepsi? sizin aklınıza yatmayan farklı bir durum mu var?
0
la lykia
(26.01.22)
(13)

"şükür" böyle birşey mi?

füt
insanların, kendisinden daha kötü durumda bir insanı gördüğünde mutlu olması, "şükretmesi" midir?elbetteki değildir. buna eminim.insanların kendisinden daha kötü durumda bir insanı gördüğünde mutlu olması'na ne denir?edit: benim bildiğim, insan şükretmek için "öteki" nin varlığına ihtiyaç duymaz. ya
insanların, kendisinden daha kötü durumda bir insanı gördüğünde mutlu olması, "şükretmesi" midir?elbetteki değildir. buna eminim.

insanların kendisinden daha kötü durumda bir insanı gördüğünde mutlu olması'na ne denir?

edit: benim bildiğim, insan şükretmek için "öteki" nin varlığına ihtiyaç duymaz. yani bir kıyas söz konusu değildir. varlığa da şükreder, yeri gelir yokluğa da şükreder..
0
füt
(06.01.22)
Konu daha geniş izah gerektiriyor ama kısaca söylemek gerekirse
eskiler:
bir şeyin şükrü kendi cinsindendir.
Örneğin insanın maddi durumu iyi olduğunda sadece çok şükür demesi değil ayrıca o maddi imkanla durumu zayıf olanları gözetmesi ve yardım etmesidir.. der
0
Erva
(06.01.22)
sahip olduklarımızın kıymetini onları kaybedince anladığımız gibi, sahip olmayanları gördüğümüzde de anlıyoruz. şükretmeyi kıymet bilmek gibi düşünebilirsiniz.
0
harmanyeri
(06.01.22)
birisinin şükür etmek için daha kötü durumdaki birini "görmesi" gerekmez diye düşünüyorum. az biraz canlandırmayla veya geçmiş deneyimlere dayanarak da şükredilebilir.

aradığınız şey bir kelime veya tanım sanırım. şükretmek az çok karşılıyor bunu sanki. zira şükretmek minnet duymak gibi bir şey. çok kötü durumdaki biri görülüp de, "yatıp kalkıp haline şükret" dendiğinde aslında "bu halde olmamanın sebebi sensin, her ne yaptıysan buna minnet duy, kendine teşekkür et" anlamına geliyor. bence. yani bu bir mutluluk değil sizin dediğiniz gibi, ama bir "rahatlama", "iyi ki" deme durumu. mutlu olana göd derdim ben olsam.
0
posthuman
(06.01.22)
bahsettigin sey icin turkce'de direk bir kelime yok sanirim. almanca'da meshur "Schadenfreude" sozcugu dedigin seyi karsiliyor.

en.wikipedia.org
0
robokot
(06.01.22)
katarsis denir.
aristoteles-poetika falan bakabilirsiniz.
0
rewlack
(06.01.22)
edit: benim bildiğim, insan şükretmek için "öteki" nin varlığına ihtiyaç duymaz. yani bir kıyas söz konusu değildir. varlığa da şükreder, yeri gelir yokluğa da şükreder..
0
🌸füt
(06.01.22)
esasında şükür Allah'a yapılır, düşünmek; tefekkür etmek amaçlı
haline kalpten razı olmak, hoşnut olmak hayatın için

alıntı: Erva
"örneğin insanın maddi durumu iyi olduğunda sadece çok şükür demesi değil ayrıca o maddi imkanla durumu zayıf olanları gözetmesi ve yardım etmesidir.. der"

daha fazlası için emek vermek, insanlara yardım etmek bağlantılı emirler

kötü durumda bir insan görünce kendim için mutlu olmam
o kişi ahirette burdaki dezavantajların dikkate alındığı bir adalete tabi olur diye inanırım
kendim için de aynı şekilde, ahiretteki karşılığı mutlu eder
0
bir soru sorcam
(06.01.22)
şükretmek, başına gelen şeyin iyi mi kötü mü olduğunun ölçülmesiyle başlayan bir şey. bir şeyi ölçebilmek için de birden fazla kere var olması gerekiyor, o yüzden ötekinin varlığı olmadan şükretme eylemini gerçekleştiremeezsin.
0
nahtoderfahrung
(06.01.22)
başkasının ya da kendi kötü haline bakarak şükretmekten ziyade sahip oldukları için mutlu ve müteşekkir olmak bence şükür. zorlayarak yapılacak şey değil, insan mutlu olacak ki içinden şükretmek gelsin.

bendeki tanım böyle.
0
durme
(06.01.22)
Şimdi hatırlamıyorum nerde gördüm ama bir istatistik koymuştu bir sayfa:

-Eğer bu metni okuyabiliyorsan, dünyada okuma bilmeyen 1 milyar insandan daha şanslısın.
-Bugün sağlıklı uyandıysan ve 1 hastalığın yoksa, bu hafta bir hastalık yüzünden ölecek milyonlarca insandan şanslısın.
-Eğer iyi kötü bir sağlık güvencen varsa, hasta olsan bile doktor bulamayan milyonlardan şanslısın.
-Şu an bir savaş, kıtlık, susuzluk, esir düşme gibi riskin yoksa, özgürce gezebiliyorsan 500 milyon insandan şanslın
-İstediğin siyasi görüşü destekleyebiliyor, özgürce ibadet edebiliyor, istediğin tarzda yaşayabiliyorsan, dünyadaki 3 milyar insandan daha şanslısın.
-Buzdolabında yemeğin, dolabında giysilerin, ve başını sokabileceğin sıcak bir evin varsa dünyanın %75'inden daha zenginsin.
-Bankada biraz nakitin, yatırımın bile olsa dünyanın en varlıklı %8'lik dilimindesin.

O yüzden bu elindekiler için şükret, değerini bil ve bu imkanları olmayan insanlarla imkanlarını paylaş gibi bir metin. İstatistikler ne kadar doğru bilemem.

Bence kimse kendinden kötü durumda olanları görünce mutlu olmuyor. Yoktur böyle bir insan. Ama kendinden kötü durumda insanları görünce elindekinin değerini anlıyordur.

Şöyle düşünüyorum, daha büyük ev istiyorsun mesela, daha iyi araba istiyorsun. Alamayınca üzülüyorsun. Arkadaşların yurt dışına çıkıyor sen üzülüyorsun bu sene bütçen olmadığı için. Ya da herkes iphone 13 alıyor sen ortalama bi android kullanıyorsun memnun değilsin bundan içten içe.

Ama mesela evine internet bile bağlatamayan çocuğu görünce, diyorsun ki "yahu öyle böyle benim internet erişimim var". Ya bu da olmasaydı?

Arkadaşın yeni lüks bir araç almış. Senin 2. el mütevazı bir araban var. Özeniyorsun, ama başkasına bakmana bile gerek yok. 2 sene önce soğukta 45 dakika otobüs beklediğin günleri düşünüyorsun, şükürler olsun diyorsun. En azından sağa sola gidebilmeni sağlayan bir aracın var.

babam mesela vefat etmeden önce ömrünün son 1 senesini kısmi felçli geçirdi. Balkona kadar gitmek, orada 1 saat oturmak bile büyük olaydı onun için. Bu tarz durumları düşününce, bırak tatile gitmeyi şöyle sahilde bir oturmak, çay kahve içmek bile ne kadar değerli olabiliyor fark ediyorsun.

Şükretmek sanıldığı gibi aza tamah etmek değil. Elindekinin kıymetini değerini bilmek. Bir karikatür görmüştüm, senin normalin, başkasının hayali olabilir diye.
Yolda ortalama arabada giden bir adam, yandaki lüks 4x4'e bakıyor hayran hayran.
Hemen yanda da tekerlekli sandalyede bir adam o mütevazı arabadaki adamın arabasını kullanabildiğini hayal ediyor kafasında düşünce balonunda. Tam olarak bu durum.

Elindekinin kıymetini bilmek önemli. Elbette daha iyisi için mücadele etmeli insan. Hayal kurmalı. Ama son yıllarda o kadar materyalist bir yaşama geçtik ki, hayallerimize kavuşamayınca elimizdekinden bile nefret ediyoruz.

Çocuklarda çok olur bu, eğer değer bilmeyi öğrenmediyse görürsünüz. Oyuncak ister atıyorum. Evde var ya bir sürü oyuncağın dersin. Onları beğenmez. Öbürünü almadığın için gider onları da kırar falan...
0
anten
(07.01.22)
evet, sizin bildiğiniz doğru.
"ben x'ten iyi durumdayım" diye şükredilmez.
şükür şartlara bağlı olmayan, içten gelen, bireysel bir şeydir.
yani olan hâle, dış koşullardan bağımsız olarak şükredilir.

sabah uyanırsın, bugün de uyandım diye şükredersin.
"başkası uyanamadı, aman ben uyandım çok şükür" dendiğinde o şükür olmuyor.
0
blatta hiberna
(07.01.22)
Şükür kelimesi benim islamiyetle öğrendiğim bir kavram. Allah diyor ki "şükredin ki size nimetimi artırayım". Demek ki şükür denen şey çoğaltıcı, artırıcı bir şey. Bu sebeple de içinden geçirerek veya telaffuz ederek yapılan bir şey olmadığını düşünüyorum.

Bir şeyi ne artırır diye düşününce de ilk aklıma gelen, o şeyi temiz kullanmak, iyi bakmak, onu sağlam/sağlıklı kılmak için gerekenleri yapmak gibi şeyler geliyor. Bildiğin "kıymet bilmek" hatta Doğan Cüceloğlu'nun tanımladığı haliyle "sevmek" yani.

Onun için bana göre şükretmenin Türkçesi kıymet bilmektir, sevmektir. Her konuya da uyarlanabilir diye düşünüyorum.
0
muhayyer divan
(14.07.22)
şükrettiklerimiz, kendi hakkımızda razı olduklarımızdır. etrafta hiç insan olmadan da şükretmek mümkün ise; diğerlerine bakınca yaşadığımız, ancak ve ancak o insanlarda kendi geçmişimizden yansımalar görüp bunları geride bırakmış olma konusunda kendimizi takdir etmektir.
bilinçli ve farkındalığı olan birey, egodan ve materyalden her ne kadar uzaklaşsa da bazen diğerlerinin bu aşamaya gelememiş olmasını hor görebilir. yeterince berrak görebilirse, aniden bu durumun da egosunun başkalarının üzerinden rayonel ilişkilendirmelerde bulunduğunu fark eder ve halen arınmadığını ayrımsar.
0
Etanglement
(14.07.22)
(3)

Hastayken bile verilen testin negatif çıkma ihtimali

anatomik
2 gün önce akşam üstü saatlerinde boğazımda gıcık, hafif öksürük ve halsizlik gibi nedenlerden şüphelenip, akşam 22.30 civarı covid testi verdim. Sabah karşı sonuç negatif çıktı.Ama içime bir kurt düştü sonucun doğruluyla ilgili.İlk birkaç gün yapılan testlerde pozitif olsa bile negatif çıkabilme du
2 gün önce akşam üstü saatlerinde boğazımda gıcık, hafif öksürük ve halsizlik gibi nedenlerden şüphelenip, akşam 22.30 civarı covid testi verdim. Sabah karşı sonuç negatif çıktı.
Ama içime bir kurt düştü sonucun doğruluyla ilgili.

İlk birkaç gün yapılan testlerde pozitif olsa bile negatif çıkabilme durumu var malum. Bende de aynısı olabilir mi diye düşündüm ama sonra aklıma şu geldi:

eğer ben pozitif biriyle temaslı olmuş olsaydım, pozitif olsam bile testte negatif çıkabilirdi (kuluçka dönemi muhabbeti).
Ancak ben hasta sayılabilecek bir durumda verdim testi. Testi verdiğimde bağ ağrısı, halsizlik, hafif öksürük gibi şikayetlerim vardı. Bu noktada verilen testin de kuluçka dönemi muhabbetinden dolayı negatif çıkması mümkün olmaz diye tahmin ediyorum. Sonuçta belli ki kuluçkası geçmiş, beni hasta etmiş, testte de görünürdü diye düşünüyorum.

Konuyla ilgili bilgisi olanlar yardımcı olursa sevinirim.
0
anatomik
(30.12.21)
Maalesef PCR'ın 'false-negative' oranı çok yüksek. Bazı araştırmalar %30lar civarında şeyler iddia ediyor. Tabii hükümetler de %10u geçmez filan diyorlar.

Neyse, özetle pozitif olsanız da negatif çıkabilir.
0
kaptankedi
(30.12.21)
Pcr testlerinin doğruluk payının %50 olduğunu Mehmet Ceyhan kendi ağzıyla söylemişti bir televizyon kanalında. O test sonuçları neye göre kabul ediliyor anlamış değilim.
0
muhayyer divan
(30.12.21)
Cubugun degdigi noktada virus yoksa negatif cikiyor.

Korona kendini belli ediyor bence, nezle gibi geciren de var ama genelde ahanda korona oldum diyorsun. Sonra saak pozitif.
Sert vuruyor oyle siradan grip gibi degil.
0
divit
(31.12.21)
(6)

Bir çember parçasının (eğrinin) yarıçapı nasıl hesaplanıyordu?

muhayyer divan
Selam arkadaşlar bakmayın yaş 40 oldu ama benim merak istihkakım henüz bitmedi :)Gogılda aradım ama soruma cevap bulamadım. Buna da nereden geldim, maske dikiyorum, ağzı burnu örten kısmın eğriliğinin yarıçapını bilmiyorum el yordamıyla yaptım. Ama çok merak ediyorum. Nasıl bulurum acaba?
Selam arkadaşlar bakmayın yaş 40 oldu ama benim merak istihkakım henüz bitmedi :)

Gogılda aradım ama soruma cevap bulamadım. Buna da nereden geldim, maske dikiyorum, ağzı burnu örten kısmın eğriliğinin yarıçapını bilmiyorum el yordamıyla yaptım. Ama çok merak ediyorum. Nasıl bulurum acaba?
0
muhayyer divan
(29.12.21)
Çevre = Çap * π

Çap = Çevre / π

Yarıçap = Çevre / 2π

π = pi = 3,14159265359
0
himmet dayi
(29.12.21)
Değer dairenin alanının (πr^2) türevini alırsan 2πr olan çemberin çevresine ulaşırsın.

Bu yöntem ağaç kesiklerinde görülen halkaların sayısını belirlerken; aynı zamanda ağacın yaşı hakkında da bilgi verir.
0
zemun
(29.12.21)
Çap bilgisi elimizde yok. Daha doğrusu tek bilgi olarak sadece elimdeki eğrinin uzunluğunu ölçebilirim. Gerekiyor mu bilmiyorum ama, burun kemerinden kulağa olan uzunluğu da kataniliriz. Düzgün bir eğri mi derseniz bilmiyorum, düzgün eğri (çember parçası) kabul ediyorum.

Bilim bu soruya çözüm bulsun ya bu maskenin burun kemeri-çene arası yayının yarıçapı ne olabilir?

Olmadı cm cm büyüterek daireler çizip öyle bulucam yarıçapı :/
0
🌸muhayyer divan
(29.12.21)
Google'a mask dimensions yazın, bir şeyler çıkıyor. Siz nereyi diyorsunuz, çizerek gösterin.
0
dissendium
(29.12.21)
Abi yukarıda yazdık ya işte.

i.ibb.co
0
himmet dayi
(29.12.21)
@aloha snackbar

Aynen öyle, beni çok iyi anladın, teşekkür ederim.
0
🌸muhayyer divan
(30.12.21)
(20)

"Ben evlenmeyeceğim" netliğinde olanlar var mı aramızda?

norules
30'lu yaşlarında bir erkeğim. Şahsen evlilik hadisesine sıcak bakan biri hiçbir zaman olamadım, evlenmek gibi bir yaşam hedefim ve hevesim de hiç yok ama eş dost akrabadan dönem dönem "Hayat hep böyle gitmez, yaşlanınca kalırsın bir başına bak" psikolojik baskısını yiyince de bir huzursuzluk çöküyor
30'lu yaşlarında bir erkeğim. Şahsen evlilik hadisesine sıcak bakan biri hiçbir zaman olamadım, evlenmek gibi bir yaşam hedefim ve hevesim de hiç yok ama eş dost akrabadan dönem dönem "Hayat hep böyle gitmez, yaşlanınca kalırsın bir başına bak" psikolojik baskısını yiyince de bir huzursuzluk çöküyor yani.

"Ben evlenmeyeceğim" netliğinde olanlar var mı aramızda? Yaşlanınca işlerin nasıl yürüyeceği konusunda bir endişeniz var mı, o dönemleriniz için motivasyonunuz ne şekilde?
0
norules
(29.12.21)
Ben öyleydim. Daha doğrusu ergenliğimde ve genç yetişkinliğimde öyleydim, sonrasında o kadar katı değildim (bu katılığı açacağım) ama evlilik hedefim de olmadı. Sonra evlendim çünkü hayata aynı baktığım, evlilik konusundaki çekincelerimi (ortalama Türk erkeği toksik cinsiyetçiliği) bünyesinde neredeyse hiç barındırmayan bir adama aşık oldum. 30'ların ortasında/ikinci yarısında evlendik.

O kadar katı olmak orta yaşlara gelmiş insanlar için biraz saçma geliyor bana, ergen inadı gibi geliyor. (Ha evlenmeden de çocuk yapabileceğiniz, devletin sizi çift olarak kabul ettiği, partnerinizle birbirinizin sağlığı, resmi işleri vs konusunda aile saydığı bir ülkede yaşıyorsanız o ayrı.) Evliliği ulaşılması gereken bir hedef sayıp önünüze çıkan ilk kadınla evlenin, sizi evlendirmek isteyen akrabalar temiz aile kızlarıyla tanıştırsınlar demiyorum. Fakat "olsa da olur olmasa da olur, bir gün bir sevgilimle evlenmek istersem bakarız" yaklaşımı daha sağlıklı sanki.

Ha bir de, evlenince yaşlılığınızın eşinizle huzur içinde geçeceğinin garantisi yok. Gayet huzurla evliyken eşi erken ölünce 40'larında, 50'lerinde yalnız kalan çok insan var. Ne yapmak lazım o zaman, yalnız kalmamak için hemen yeni birini bulup evlenecekler mi?
0
kobuzchu kiz
(29.12.21)
30 yaşındayım. Hayatımı birlikte geçirme niyetimin olduğu kadınla ilişkim geçen sene sonlandı. Uzun bir ilişkiydi. Bu da bana uzun vadeli plan yapmamın pek de anlamı olmadığını öğretti. Etrafımda evlenen çoğu insan da zaten bunu hedef edindiğinden değil öyle süregeldiği için evlendiler. O yüzden en fazla 8-9 gün sonrasını düşünüyorum galiba artık :)
Yalnızca kendi kontrolümüzde olmayan planların hayalkırıklığı hoş olmuyor.
0
lüzumsuz adam
(29.12.21)
bu baskının varlığı yalnızlığınızdan/düzenli bir ilişkinizin olmayışından mı yoksa bekar oluşunuzdan mı kaynaklanıyor?

@kobuzchu kiz+1

yakınlarınız hayat tek başına tatsız, birini sevince daha güzel demek istiyor da olabilir. yoksa tabiiki evlenmek bir hedef olmamalı, öyle olması saçma zaten.
çok küçük yaşlardan beri kendi kendine yetebilen biriyim, birey olmayı erken öğrenmiş biriyim. dolayısıyla "aile" ye aşırı anlam yükleyip ihtiyaç duymadığım gibi, aile olmak için evliliğe gerek olduğunu da düşünmüyorum. insanın tüm sosyal çevresi geleceğini şekillendiriyor aslında. sırf partneriz değil. motivasyonum bu konularda attığım, atacağım doğru adımlar. ancak yine de @kobuzchu kiz+1111
0
jimjim
(29.12.21)
20li yaşlarımda evlilik için aile ve toplumun da etkisiyle belki diyordum, okul biter evlenir çocuk sahibi olur aile kurarım klasik düşüncesi vardı.

30 lu yaşlarıma gelince evlenmeyi gerçekten istemediğimi fark ettim, bunda 18 yaşımdan itibaren aileden ayrı, kendi başıma yaşamaya başlayıp kendi istediklerimi yapma özgürlüğünün ve kendimi tanımanın da etkisi oldu. aklımda tek soru biyolojik saatim işlemeye başladığında çocuk istersem ne olur acabaydı. yine şanslıydım ki bu da bende olmadı. çocuklara aşık bir insanım, birlikte vakit geçirmeye bayılıyorum ama kendi çocuğumun olması düşüncesi beni çok rahatsız etti. bu arada ablam da evlenip çocuk yapınca ailenin evlen baskısı da yok oldu, ben de çocuk sevgimi bu şekilde giderebilir hale geldim.

40a yeni girmiş bir insan olarak evlenme ve çocuk yapma konusunda almış olduğum kararlardan asla pişman olmadım. hatta tersi bir durumda olsam ülkenin de malum durumu yüzünden anksiyete krizleri geçirirdim, şu an kararlarımı tek başıma alıyorum, hayatımı nasıl sürdüreceğime, ne yapmak istediğime tek başıma karar veriyorum.

yaşlanınca ne olacağını açıkçası pek umursamıyorum, son 2-3 yıldır yaşanılanlardan sonra anladım ki önümüzdeki ay bile ne olacağı belli değil. bu konudaki mottom "tanrı'yı güldürmek istiyorsan ona planlarından bahset" sanırım.

evlenip aile kurup çok mutlu olan insanlar da var, yalnız yaşayıp ileriki yaşlarda bu durumdan pişman olmayanlar var, çocuklarının bakmadığı yaşlılar var. emekli maaşını verip huzurevinde yaşamak, ya da elden ayaktan düşene kadar kendi başının çaresine bakıp, gerekirse bakıcı ile son zamanları yaşamak bana rahatsız edici gelmiyor. yaşayıp göreceğiz modundayım.
0
hypathia
(29.12.21)
Kritere bağlı olarak benim kriterlerime uyan biri olmadığında öyleyim.
0
garylineker
(29.12.21)
kobuzchu kiz +1

Hayatımın hiçbir döneminde evlenmeyi düşünmedim. Evlenmek, çocuk sahibi olmak hiç istemediğim şeylerdi. Ergenlik zamanında bu konuda çok keskin söylemlerim vardı ama insanların "aa öyle mi, peki" demek yerine sürekli seni ikna etmeye çalışmaları bi noktada o kadar bunaltıyor ki pes ediyorsun.

Son yıllarda "yoo düşünmüyorum" demekle yetiniyorum uzarsa da "bakalım hayat bu belli olmaz" diyorum.
33 oldum hala aynı fikirdeyim.

Yalnız kalma konusunda yine kobuzchu kiz +1 diyeceğim.
0
mutekebbir
(29.12.21)
Evlenmek ya da evlenmemek konusunda katı olmak gerektiğini düşünmüyorum. Bu kadar anlam yüklenecek bir şey değil evlilik. 34 yaşında bekarım, olursa evlenirim olmazsa meh dedim.. Hala da öyle diyorum. Evlenmem diye ciddi ciddi konuşanlar çocuk yapıyor şu an.
0
lcha
(29.12.21)
Evlenmeyeceğim değil ama çocuk doğurmayacağım netliğindeyim şahsen. Hoş, hayat bana "evlenemicen sen" netliği göstermeye başladı ama... bakalım.
0
muhayyer divan
(29.12.21)
hypathia +1

34 yasında, kadınım ne evlilik ne de cocuk isteğim var. buna katılık değil de soru baslıgındaki gibi "netlik" demek daha doğru. istemiyorsan istemiyorsundur, biri fikrimi değiştirirse evlenirim diyorsan ılımlısındır, istiyorsan da istiyorsundur. hiçbir zaman evlenmeyi dusunmedim ve istemedim.
0
suyin
(29.12.21)
34 yaşındayım, son ilişkimi “benimle gelecek yok” cümlesi yüzünden bitirmek durumunda kaldım. evlenme niyetinde değildim, ama birlikte yaşamak da dahil hiçbir gelecek düşünememek de geri kalan kısımları yolunda giden bir ilişkiyi bitirmeme yetti. evlenmek istememeye sonuna kadar saygı duyuyor ve hak veriyorum. ama 30+ yaşında olan birinin en basit ilişkiye başlarken bile bunu karşısındakine söylemesi gerektiğini düşünüyorum. zira mevzu sadece imza atmak değil. şu yaşımda hayatımda biri varsa hafta sonumu kimle geçireceğim, tatile kimle gideceğim vs. düşünmeme gerek kalmamalı. “birlikte” olmak karşılıklı sorumluluk alabilmek istiyorum. imza olması ya da olmaması bu durumu değiştirmiyor. belli bir yaşta insanların bunu önceden konuşup üstünde anlaştıkları takdirde ilişkiye başlamaları gerektiğini düşünüyorum. + yaşlanınca yalnız kalma durumundan korkuyorum ama korkunun da ecele faydası yok. yalnız kalmayacağım diye de evlenilmez ya da birlikte kalınmaz olmadım biriyle.
özetle: kısmet.
0
inanna
(29.12.21)
hypathia +1
0
olimpia
(29.12.21)
25 yaşındayım, biraz daha gençken "aman ya ne evlenicem" kafasındaydım ama şu an oturup düşününce çevrenizde her ne kadar arkadaş, aile, sevgili vs. olsa da bir yaştan sonra yalnız kalmak ve bu durumun üzmesi kaçınılmaz. o yüzden şu an daha sıcağım, asla evlenmem demiyorum illa da evleneyim de demiyorum. kısacası uygun birisi olursa neden olmasın kafasındayım.

ama çocuk konusunda kendimi bildim bileli istemiyorum. hamile kalmak, doğurmak, bir çocuğun sorumluluğunu üstlenmek bana aşırı korkutucu ve zor geliyor.
0
candide
(29.12.21)
Asla evlenmiş olmak için evlenilmemeli düşüncesinde biriyim. İnsanlar gerçekten birlikte yaşamayı ve aile kurmayı çok istediklerinde evlenmeliler bence. Yalnız kalmamak için yapılan evlilikler hep boşanmayla ve yalnız kalmayla sonuçlanıyor zaten.

Ek olarak 30 yaşına merdiven dayamış bir kadın olarak her zaman evliliği saçma bulmuştum. Şimdi sevdiğim insanla birlikte yaşamayı çok isteyen bir ruh haline büründüm.

Yani zaman ne gösterir bilinmez. Büyük büyük konuşmamak lazım hayatta.
0
alaimisema
(29.12.21)
%99: evlenmeyeceğim + %1: belki = kısmet ve olasılıklar.
0
neynep
(29.12.21)
Kesin ve net olarak evlenmeyeceğim(büyük çaplı bir felaket olmazsa), biriyle birlikte yaşayabilirim ama evlenmeyi düşünmüyorum. Yaşlanınca evli ve çocuklu olduğu halde eşi ve çocuklarının bakmadığı bir çok kişi biliyorum, üstelik bu kişiler çalışma hayatlarının tamamını eşi ve çocukları istediği gibi yaşayabilsin diye uğraşarak geçirdiler. Yaşlanınca eşiniz veya çocuğunuzun size bakacağının garantisi yok ama onlara harcayacağınız paraları kendinize ayırırsanız çok sağlam bir birikiminiz olabilir.
0
bartholomew87
(29.12.21)
ben varım. 28 yaşında adamım. yaşıtlarımın çoğu evlendi, çocuğu oldu. hiçbirine özenmedim, aklımdan bile geçmedi evlilik. bana çok sıkıcı ve sıradan geliyor evlilik. en sevdiğim insanla bile evlenmeyi kırk kere düşünürüm. belki ilerde evlenirim ama büyük ihtimalle boşanacağımı biliyorum:) yaşlılıkta yalnızlıktan ise hiç korkmuyorum.
0
nothing in my way
(29.12.21)
Yas ilerdeikce bir cok konuda kafa yapımının degistigini gordukce artik hemen hemen hicbir konuda o kadar kesin konusmuyorum kendimle ilgili. Yarın ne olacagi belli olmaz. Dolasiyla hiçbir zaman evlenme heveslisi biri olmamakla birlikte kesinlikle asla evlennem diye bir iddaam yok.
0
stavro
(29.12.21)
33 erkek kişisi.

Zaman zaman sevdiğim biriyle evlensem, kendi halimizde tatlı bir aile olsak, kızım olsa diye düşündüğüm oluyor ve zaman zaman gerçekten de istediğim olur ama işin içinde çocuğun sorumluluklarını da düşününce bir ürpeme geliyor. Evlilik zaten başlı başına bir zor süreç, çocuk apayrı bir süreç. İlla evleneyim diye tabii ki bir düşüncem yok. Bazen iyiyim ya böyle dediğim de oluyor.

Öbür taraftan sanki hiç evlenecekmişim gibi geliyor. Ben seviyorum sevmesine ama tek taraflı kalıyor. Bir karşılık alamıyorum. Dediğim gibi illa evleneyim diye bir düşüncem yok.

Kısaca bilmiyorum.
0
put it in your appropriate place
(29.12.21)
Benim evlenmem ülkemizde yasal değil. Açıkçası hayatım boyunca da bu durumun değişeceğini düşünmüyorum. Biraz da bu yüzden evlilik hiç gündemimde olmadı. Yanlızlığımı seviyorum, ama belki de tersini hiç yaşamadığım içindir onu bilemem. Yukarıdakilerin de dediği gibi hayatın ne getireceği bilinmez. Göreceğiz. Çocuk kesinlikle istemiyorum ama. Bu konuda kararımı asla değiştirmeyeceğimden adım gibi eminim.
0
peki madem
(29.12.21)
Erkek bakis acisindan bu evlilige direnme mevzusu da solculuk gibi, birisi parayi bulana kadar suruyor, oburu de dogru zamanda dogru hatunu.

Evlenmeyecegim kafasinda olan birsuru arkadas evlendi. Hemen evlenmeliyim diyenler evlenemedi hala bekliyor. Kimisi evlendi coktan bosandi, ikinciye evlendi. Hayat zaten cogunlukla sizin istediginiz kulvardan ilerlemiyor.

Ortada korkulacak birsey yok, uzerinde asiri dusunulup kafa yorulacak birsey degil. Herkes evlenmek zorunda da degil. Hayatin akisina birakin kendinizi, olursa olur, olmazsa olmaz.
0
cooperr
(29.12.21)
(19)

kedimiz çok hasta, ne yapmalı

roket adam
önceki duyurumda belirttiğim üzere 7 yaşında bir çinçilla'mız var. zaten epilepsi geçmişi olduğu için zayıf bir kediydi, ancak çok iyi bakarak bu yaşa kadar bir şekilde yaşattık. geçtiğimiz günlerde günde 1 kez kusmaya başladı, mevsimsel tüysel vs'dir dedik, sonra bir kez kan kusunca direkt vete göt
önceki duyurumda belirttiğim üzere 7 yaşında bir çinçilla'mız var. zaten epilepsi geçmişi olduğu için zayıf bir kediydi, ancak çok iyi bakarak bu yaşa kadar bir şekilde yaşattık. geçtiğimiz günlerde günde 1 kez kusmaya başladı, mevsimsel tüysel vs'dir dedik, sonra bir kez kan kusunca direkt vete götürdük. vet midesinde ülser var dedi, ilaca ve sıvı mamaya başlattı. 1 gece öyle geçirdikten ve biraz normalleştikten sonra 2. gün hayvan birden nefes alamaz oldu. bu dediğim olay 15 dkda falan oluyor. suratında bir korku ve dehşet ifadesi, sürekli dili dışarıda. sağda solda telaş içinde dolanıyor, ayakta duramıyor. direkt vete götürdük, bir sürü tetkik vs, ciğerde sıvı var ve kalbinde de şekil bozukluğu var dediler ülsere ek olarak ve yoğun bakıma bıraktık.

2 gündür yoğun bakım ünitesinde, bugün görmeye gittik ama hiç bir gelişme yok desem yeridir. dili dışarıda, kutusundan dışarı kafayı uzatmış öyle duruyor. bizi görünce hareketlenmeye çalıştı ama kalkamadı yerinden. vet yapacak bir şey yok, bekleyeceğiz diyor, biz de ağlamaktan helak olduk bu süreçte tabii. gerçek manada geberdik iki gündür.

1) yoğun bakımdan iyileşip çıkan kedi hikayesi varsa duymak isterim
2) yarın vet yapacak bir şey yok eve götürün derse, evde nasıl bakmak lazımdır bu zorluk içindeki arkadaşa
3) çok acı çekiyor mudur, uyutmak ve buna bir son vermek bir seçenek midir sizce? suratındaki dehşet ve yorgunluk ifadesi gözümün önünden gitmiyor. astımlı insanlar gibi nefes alıp veremiyor hayvan. ne yapacağımı bilmiyorum
4) ben işle güçle bir şekilde oyalanıyorum ama eşim gerçekten perişan oldu ağlamaktan. bu süreci daha kolay atlatması için ona ne önerebilirim sizce
0
roket adam
(27.12.21)
Yoğun bakımdan çıkarıldığı takdirde uyutulmasına gerek kalmayacak diye tahmin ediyorum çünkü tedaviler onu muhtemelen çok yormuştur. Sizden uzak olmak da fazlasıyla yıpratmıştır çünkü kediler mekan değişikliği olursa zaten depresyona girerler.

Çok üzüldüm, üzüntünüzü çok iyi anlıyorum... yüksek ihtimalle kaçınılamayacak durumda. Maalesef muhakkak yaşanacak bir durum bu, belki kabullenmek gerek.

Bir fikir olarak sunuyorum, iyot çalışmaları var. Lugol isimli bir solüsyon içerisinde %2'lik ve %5'lik iki farklı dozda iyot kullandırılıyor insanlara. Hayvanlarına ve bitkilerinde deneyenler de var, çok olumlu sonuçlar alıyorlar. Hekime bunu danışmak ve denemek ister misiniz diye düşündüm.

Umarım iyileşir...
0
muhayyer divan
(27.12.21)
malesef yapılacak şeyler bütçeniz ile alakalı. veterinere güveniyorsanız tedaviye devam edin. çok iyi hekimler-klinikler var ama fiyat zorlayıcı olabiliyor.

yoğun bakımdan çıkan kedi eğer genç bir kedi ve yaralanma vs sebebi ile yoğun bakımda olsa bu durumda uzun yaşama şansı çok yükseti. ancak kronik hastalıkları olan bir hayvanı eski haline getirme şansı az. bizim 14 yaşındaki kronik böbrek ve şeker hastası kedimizin bir iki yoğun bakım ve iyi beslenme ile ömrünü 1 sene kadar uzatabilmiştik. yani yoğun bakımdan çıkıp hayatına devam edebiliyor. sizinki daha genç şansı bir tık daha fazla diyebiliriz.

kedilerin insanlara kıyasla 5-6x daha az ömrü olduğunu ve hastalıklarının genelde çok geç tespit edildiğini de hesaba katın.
0
orpheus
(27.12.21)
Öncelikle çok geçmiş olsun, veteriner her zaman gittiğiniz yani kedinizin geçmişini bile bir veteriner mi? Siz gönül rahatlığıyla tedavisine güveniyor musunuz? Bizim veterinerimiz kedimizle ilgili olarak " Başka bir yere de gösterin isterseniz." demişti, yani tabi ki kendisine güveniyordu ama başka bir bilenden de fikir alabileceğimizi söylemişti ve biz de öyle yaptık hatta gittiğimiz ikinci veterinerle telefonda görüştürmüştük kendisini. Tabi burda kedinizin durumunu da gözönünde bulundurmanız gerekiyor, götürürken hırpalanır mı, yorulur mu onu da düşünmelisiniz.
Bu tür süreçler çok yıpratıcı evet, maalesef insan çok üzülüyor. Evde başka hayvanınız var mı? Biraz da olsa faydası oluyor çünkü evde başka hayvan yoksa acaip bir boşluğa düşüyor insan.
Biz yine de iyi düşünelim, inşallah sağlığına kavuşur ve beraber mutlu yaşamaya devam edersiniz.
Allah şifa versin.
0
kumandanim
(27.12.21)
merhaba, sizin önceki duyurunuzu da hatırlıyorum. çok üzüldüm, üzüntünüzü de çok iyi anlıyorum.

yoğun bakımdan çıkıp iyileşen kedi hikayesi çok var. misal benim çocukta bir sürü ek hastalığın yanı sıra kronik bir üst solunum yolu rahatsızlığı vardı, zaman zaman önce iştahı kesilir sonra nefes alamaz hale gelip olduğu yerde düşer kalırdı. fakülte de dahil olmak üzere bir sürü veterinere götürdük iki yıl içerisinde. yoğun bakımda yapacak bir şey yok bekleyeceğiz lafını çok duydum bu gittiğim yerlerden. ama yapacak çok şey var, gerçekten iyi bir veterinere danışabilirsiniz örneğin. burada kaç kere gözü kapalı tavsiye edilen -ağırlıklı istanbul'da olmak üzere- bir sürü veteriner hekim var. halihazırda yaptırdığınız tetkikler, uygulanan tedavi belli. birkaç hekimden daha görüş alsanız? şu an varsayımda bulunuyorum ama bana hiç güvenilir gelmiyor tetkik yapmadan ezbere serum vermek, ardından yaşanan komplikasyonlar sonucu başka rahatsızlıkların çıkması vs.

ben ilk kedimi kaybettiğimde bir hafta boyunca ailem beni uyutmuştu, çünkü uyandığım anda ağlıyordum. hala ara ara aklıma gelir burnumun direği sızlar. ameliyat ettirmesem kaç sene daha beraber uyurduk, bir başka veterinere gitsem belki ameliyat doğru karar değil derdi diye vicdan azabı çekerim. o zamanlar çocuk sayılırdım, güvendim başka görüş almak gelmedi aklıma, bilemedim doğrusunu. size tavsiyem, sorun soruşturun araştırın danışın. yapabileceğiniz her şeyi yaptığınıza, sorabileceğiniz herkese sorduğunuza emin olmadıkça bırakmayın mücadeleyi.

umarım bir mucize olur ve iyileşir, tüm kalbimle diliyorum. her zaman bir umut vardır.
0
evde liyakat kalmamis
(27.12.21)
Geçen yıl 2 ay yoğun bakımda yatan, her gün uzun uzun ziyaret ettiğim kedimi ölmek üzereyken eve getirmiştim. Veterinerle tartıştık, onu ölüme götürüyorsun dedi, şu anda burada kalmasını istemiyorum ne olcaksa evde olsun dedim, giderek kötüleşmişti.
Evde uzun süre inledi, ben de başında ağladım. Ama veterinerin ısrarlarına dayanamadım tedaviye devam ettik.
Günde 2 sefer 1’er saat süren tedavisi vardı, serum alıyordu yemek yemiyordu, sıvı mamayı ve antibiyotiği evde ağzına sıkıyorduk. Tüylerini yalamıyordu 2 aydır, tırnak fırçasıyla hafifçe tarıyordum. Öylece yatıyordu yaşamıyor gibiydi. Sonra yemek yemeye, sonra kendini yalamaya başladı. Burnu kapalı olduğu için yerken tabağa sürüyor yara yapıyordu, avcumla besledim. Gerisi kolayca oldu zaten.
İnancınızı kaybetmeyin, sevginizi eksik etmeyin. Elbette olacağına varır, nasıl sonuçlanacak bilemeyiz ama süreçte kendi iç sesinizi ve bilimi takip edin, o sizin dostunuz siz de onun dostusunuz.
0
megalomaniac
(27.12.21)
ben de merak etmiştim nasıl olduğunu.

ben önceki duyurudan hatırladığım kadarıyla veterinerinize pek güvenemedim.
biraz yetersiz geldi bana.
bütçeniz yeterliyse, en azından başka birkaç veterinere telefonda dahi olsa danışın derim.
söyledikleri sıvı ve kalpte şekil bozukluğu vb. dışında biyokimya sonuçları nasıl mesela?
içorganları ne durumda?
bunlar sonuç için önemli olan şeyler.

yoğun bakımdan çıkan kedi elbette oluyor, umudunuzu yitirmeyin.
henüz genç sayılır, yani hâlâ şansı var bence.
o yüzden ne yapılması gerekiyorsa yapın derim.

eşiniz için diyecek bir şeyim yok maalesef, çok zor şeyler bunlar.
sabırlı olmaya çalışacaksınız, yapılacak bir şey yok.
umarım bir an önce iyileşir.
0
blatta hiberna
(27.12.21)
Biz küçük bir şehirde yaşıyoruz. Bir süre farkettiğimiz koşarken yorulma vs. Durumları olmuştu kedimizde. Röntgen çekildi bakıldı malesef kansere yakalanmıştı kedimiz. Oksijen küvezinde nefes alamayacak durumdaydı ve acı içindeydi. Uyutma kararı almıştık. Tüm yolları denedik. Hayatımda daha büyük bir acı yaşamadım ve uyutma kararını nasıl verirler diye insanlara kızardım. Ben ilk defa bir canlının o kadar acı çektiğini gördüm.
Burada size tedaviyi bırakın ya da devam edin diyebilmek çok büyük sorumluluk kendi adıma. Umarım kimse acı çekmez.
Acınızı ve durumunuzu anlıyorum ve sizinle acınızı paylaşıyorum.
0
Weeze3r
(27.12.21)
Benim de bir chinchillam vardı: İpekimu. 10 yaşında öldü maalesef. Benim veterinerler konusunda tecrübelerim çok da iyi değil. İpekimu'nun karnında kitleler çıktığında koşup veterinere götürdük. Kist dedi, tümör dedi, ameliyat dedi. Biz de yaptırdık apar topar. Ameliyattan sonra 3 ay ancak yaşadı. Halbuki Zorro'nun da 10 yaşında bu kistleri çıktığında İpekimu tecrübemizden hiç dokunmadık, dokundurmadık. 17 yaşında şimdi. Kistleri hala var, arttı da ama son 3 ay görme yetisini kaybedene kadar neşesi gayet yerindeydi. Daha dün yine veterinere götürdük gözüne bir damla olabilir mi diye, gayet sağlığı (yaşına göre) yerindeymiş. Ben kedimi yoğun bakıma bırakmak istemem şahsen. 3-5 gün yoğun bakım parası alacaklar, biraz da vak'a görecekler diye veterinerlerin oyuncağı olmayı reddediyorum. En azından evinde huzur içinde elimde verir son nefesini. Orada tanıdığı, seveni yok yanında. Bilemiyorum, ben eve getirirdim. Çok geçmiş olsun.
0
SiyamkedisiZorro
(27.12.21)
Arkadaşlar, değerli mesajlarınız ve dilekleriniz için çok teşekkür ederim. Bugün ciğerlerindeki sıvıyı çekmişler ve endoskopi yapılmış, midesinde ve bağırsaklarındaki yaralar görüntülenmiş kesin olarak. 2-3 gün daha yoğun bakımda bırakmaya karar verdik, ciğeri tekrar su toplamazsa kurtulma ihtimali varmış inş. Bekleyeceğiz bakalım.
0
🌸roket adam
(27.12.21)
Cok geçmiş olsun, İstanbul'da Vetyonca var Anadolu yakasında. Cok ilgili kendi canı gibi hayvanları seven tedavi eden bir doktor, ne olur tek bir hekime bağlı kalmayın bir de ona gösterin, cok bilgili, elinden geleni yapacaktır umuyorum
0
Semi
(27.12.21)
Arkadaşlar güzel mesajlarınız için teşekkürler, durumu paylaşayım biraz daha.

Bugün tekrardan gittik baktık, ciğerlerinde tekrardan sıvı birikmesi yok ancak neden olduğu anlaşılamadı, bu kısım muammasını koruyor. Çok ufak bir ihtimal olarak acaba şırıngayla ilaç verirken biz mi akciğerine kaçırdık diye sorduk ama o zaman hayvan o anda öksürür, aradan 4-5 saat sonra öksürmeye başlamaz diye o ihtimali de eledik.

Mide ve bağırsaklarındaki endoskopi görüntülerine baktık, resmen hayvanın mide ve bağırsak tabakasında yer yer yaralar var. Yabancı cisim ortada olmadığına göre, veteriner hayvan ancak kimyasal bir şey yediği için böyle olabileceğini düşünüyor. Evde de açık duran, kedinin yiyebileceği içebileceği kimyasal hiç bir şey yok, yani bu senaryo da imkansız.

Şu anda hala yoğun bakımda tutuyoruz, en azından nefes alabiliyor, ancak hala çok bitkin ve veteriner eliyle sıvı mama ile besliyor şu an için. Aşırı kan kaybetmiş bu kanama durumunda. Birkaç gün daha bekleyip kendine gelip gelemeyeceğini görmeye karar verdik, yoğun bakımda bıraktık. Ama en azından nefes alıp vermesinin düzelmesi biraz umutlandırdı. Umuyorum bu yoğun bakım sürecinde iyicene kendine gelir ve eve alırız, çünkü şu anda eve alırsak onu hayatta tutmamız zor görünüyor diye düşünüyoruz.
0
🌸roket adam
(30.12.21)
anlattıklarınızdan durumu biraz daha iyi gibi geldi, dediğiniz gibi nefes almasının düzelmesi bile iyi.

bu durumda veterinerde kalmaya devam etmesi bence de daha doğru.
umarım daha da iyi olur.
0
blatta hiberna
(30.12.21)
Veterinerde bırakarak çok iyi yapmışsınız, eğer veteriner yakınsa ve siz de müsaitseniz tabi mümkün olduğu kadar sık görmeye gidebilirsiniz. Zor bir durum belki ama sizi görmek iyi gelebilir.
Allah bir an önce şifa versin, iyileşmesini çok istiyorum.
0
kumandanim
(31.12.21)
Arkadaşlar merhaba, maalesef dün üzücü haberini aldık. Zayıf bünyesi daha fazla dayanamamış ne yazık ki. Yeni yıla giremedi güzel kedimiz. Teşekkür ederiz tekrardan mesajlarınız için. Yılbaşında kötü haber vermemek için buraya yazmak istemedim.
0
🌸roket adam
(01.01.22)
çok üzüldüm, başınız sağolsun. Zor bir süreç ama geçecek yapacak bi' şey yok maalesef.
0
kumandanim
(03.01.22)
başınız sağ olsun, çok üzüldüm.
0
blatta hiberna
(03.01.22)
çok üzüldüm. başınız sağ olsun, sabırlar dilerim size ve eşinize.
0
evde liyakat kalmamis
(03.01.22)
Acınızı paylaşıyorum. Malesef kedilerimizin bünyeleri zayıf oluyor bir süre sonra iyi gözlemlemeli ve tetkikleri düzenli yaptırmalıyız. Emin olun siz elinizden geleni yaptınız ve sizi en iyi şekilde hatırlayacak. Biz kedimiz bizden ayrıldıktan sonra başka bir sokakta yaşayan, köpeklerden kurtardığımız bir kedi daha sahiplendik. (Köpekler de bizim baktığımız mahallemizde) dokunabildiğimiz her hayata dokunmak çok önemli.
Yeniden acınızı paylaşıyorum.
0
Weeze3r
(06.01.22)
Abi başka kediniz var mı yok mu bilmiyorum ama yoksa eğer kendinizi hazır hissettiğinizde bi' tane sahiplenip beraber yaşamanızı tavsiye ederim, gidenin boşluğu büyük oluyor çünkü. Kendi hikayemi anlatarak vaktinizi almayayam ama bize çok iyi geldi.
0
kumandanim
(06.01.22)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.